Kısa sûreler ve namazdaki bazı duaların okunuşu

 

FÂTİHA SÛRESİ

 

أعوذ بالله من الشيطان الرجيم

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ. الرَّحْمـنِ الرَّحِيمِ. مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ. إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ. اهدِنَــــا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ. صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ  آمين

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdü lillâhi rabbil’âlemîn.

Errahmânirrahîm. Mâliki yevmiddîn.

İyyâke na’büdü ve iyyâke neste’în.

İhdinas-sırâtal müstem.

Sırâtallezîne en’amte aleyhim

ğayril mağdûbi aleyhim ve leddâllîn. Âmîn

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. O Rahman ve Rahim'dir, Din Gününün sahibidir. Ancak Sana Kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz. Bizi doğru yola eriştir. Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; azaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil. Âmîn

 

ASR SÛRESİ

  

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

وَالْعَصْرِ. إِنَّ الإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ. إِلاَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ.

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Vel asr.

İnnel insâne lefî husr.

İllellezîne âmenû ve amilus sâliti ve tevâsav  bil hakki ve tevâsav bis sabr.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Asra and olsun!..

Gerçekten insan, ziyandadır.

Ancak; iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.

 

FÎL SÛRESİ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

  أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ. وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ. تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ. فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍ

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elem tera keyfe feale rabbüke bi ashâbil fîl.

Elem yec’al keydehüm fî tadlîl.

Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl.

Termîhim bi hicâratim min siccîl.

Fe cealehüm keasfim me’kûl.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Fil sahiplerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi? Onların düzenlerini boşa çıkar­madı mı? Onların üze­rine, sert taşlar atan sü­rülerle kuşlar gönderdi. Sonunda onları, yenil­miş ekin gibi yaptı.

 

KUREYŞ SÛRESİ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

  لإيلافِ قُرَيْشٍ.  إِيلافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَاء وَالصَّيْفِ. فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هَذَا الْبَيْتِ.  الَّذِي أَطْعَمَهُم مِّن جُوعٍ  وَآمَنَهُم مِّنْ خَوْفٍ

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm..

Li îlâfi Kureyş.

Îlâfihim rihleteş şitâi vessayf.

Felybudû rabbe hâzel beyt.

Ellezî et’amehüm min cûiv ve âmenehüm min havf.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 Kureyş (kabilesinin) yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaş­ması sağlanmıştır. Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu evin (Kâbe'nin) Rabbine kulluk etsinler.

 

MÂÛN SÛRESİ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

  أرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ  فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ  وَلا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ  فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ  الَّذِينَ هُمْ عَن صَلاتِهِمْ سَاهُونَ   الَّذِينَ هُمْ يُرَاؤُونَ. وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Eraeytellezî yükezzibü biddîn.

Fezâlikellezî yedu’ul yetîm.

Ve lâ yehuddu alâ taâmil miskîn.

Feveylül lilmusallîn.

Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn.

Ellezîne hüm yürâûn(e).

Ve yemneûnel mâûn.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Dini yalan sayanı gördün mü? Yetimi tartaklayan,, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur. Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gafildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar basit şeyleri dahi vermezler.

Ebu Cehil bir yetim cocuğun malına güya emaneten bakıyordu. Ona çırıl-çıplak olarak geldi, kendi malından ihtiyacı için biraz istedi. Onu itti… Ebu Süfyan her hafta bir deve ke­serdi. Bir yetim ondan istedi, bastonla onu kovdu. Allah bu sureyi indirdi.

Vay o namazı kılanların haline! Ayeti de münafıklar hakkında indi. Müminler geldiğinde namazları ile onlara gös­teriş yapar, gittiklerinde terk ederlerdi… TEFSİRLER’den

 

KEVSER SÛRESİ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

  إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ  فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ  إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الأبتر.

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

İnnâ e’taynâkel Kevser.

Fesalli li rabbike venhar.

İnne şânieke hüvel ebter.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

  Doğrusu sana Kevser’i (pek çok nimeti) verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu; seni kötüleyen o kimse ebterdir.

="Kevser" ile "Ebter" arasında tezat sanatı vardır.

Kevser: İlim, amel, nübüvvet, Kur'ân, hak din, şefaat, Cennetteki bir nehir ve havuz vb. birçok hayrı ifade eder.

Ebter: Bütün hayırlardan kopmuş, soyu kalmayan, basit, zelil, dünya ve ahiret hayrından mahrum, öldükten sonra güzel anılmaya layık hoş bir hatırası olmayandır.

Kevser ile alakalı hadislerden bir örnek:

Enes'ten, Allâh Elçisi Buyurdu ki: “(Kevser) Cennette bir nehirdir: Rabbim onu bana vaat etti. Onda çok hayır vardır. Baldan tatlıdır, sütten beyazdır, kardan serindir, kaymaktan yumuşaktır. Kenarları zebercettir. Kapları gümüştendir. Ondan içen susamaz.”

Buhârî, Tefsir, Kevser 1, Rikâk 53, Tirmizî, Menâkıb 77, (3790), Kıyamet 16, (2447), Tefsir, (3357),  Müslim, Fezail 36, (2300), Salat 53, (400); Ebü Davud, Sünnet 26, (4747, 4748); Nesâî, Salât 21, (2,133,134).

 

KÂFİRÛN SÛRESİ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ   لا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ. وَلا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ  وَلا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ   وَلا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ  

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Kul yâ eyyühel kâfirûn.

büdü mâ tbüdûn.

Ve lâ entüm âbidûne mâ büd.

Ve lâ ene âbidüm mâ abettüm.

Ve lâ entüm âbidûne mâ büd.

Leküm dînüküm ve liye dîn.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 De ki:

— Ey inkârcılar! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma da sizler tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim.  Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır.

Bir gün Mekkeli kâfirler, Rasûlullâh as.'a geldiler:

— Mekke’nin en zengini olmak istiyorsan, sana mal verelim. Kadınların en güzelini istiyorsan, onu sana verelim. Yeter ki; Lâ ilâhe illallâh deme. Kabul etmeyeceksen, bizim ilâhlarımıza bir yıl sen ibadet et, bir yıl da senin ilâhına biz ibadet edelim, dediler. Böylece Allâh’ın Elçisini bir sene sonra putlara tapmaya davet ettiler. Yüce Allah da Kâfirun suresini indirdi.

 

NASR SÛRESİ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

  إِذَا جَاء نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ  وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا   فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 Allah’ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah’ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tövbeleri daima kabul edendir.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 İzâ câe nasrullahi velfeth.

Ve raeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ.

Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh,

İnnehû kâne tevvâbâ.

 

 

TEBBET SÛRESİ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

  تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ   مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ  سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَب فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍ

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Tebbet yedâ ebî lehebiv ve tebb.

Mâ ağnâ anhü mâlühû ve mâ keseb.

Seyaslâ nâran zâte leheb.

Vemraetühû hammâletel hatab.

Fî cîdihâ hablüm mim mesed.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 Elleri kurusun Ebu Leheb'in; zaten kurudu ya. Ne malı kurtardı onu ne de kazandığı. Alevli bir ateşe yaslanacaktır o. Karısı da öyle. Odun hamalı olarak. Gerdanında bir ip olacaktır onun, en sağlam fitillisinden.

Cahiliye çağında, Rasullullah'ı (s.a.) çarşısında gördüm de:

— Ey İnsanlar! Lâi lâhe illallâh deyin kurtulun, diyordu. İnsanlar etrafına toplanmışlardı. Ar­kasında şaşı ve saçı iki örgülü bir adam vardı. O da:

— İnanmayın, o bir ya­lancıdır, diyordu. Peşini terk etmiyor ve ona taş atıyordu. Ayakları ve to­puklarını kanatmıştı. Kim olduğunu sordum.

— Muhammed’dir, dediler. Ben tekrar:

— Peki taş atan? Dedim. Oradakiler de:

— Bu amcası Ebu Leheb'tir, dediler.

Ebu Leheb’in karısının kıymetli bir gerdanlığı vardı. O da

— Lat ve Uzza'ya yemin ederim ki bunu Muhammed'in düşmanlığı uğruna harcayacağım, diyordu. Ayrıca, eziyet olsun diye Allah’ın Elçisinin kapısı önüne dikenli çalı-çırpı atıyordu. (tefsirlerden alıntı)

 

İHLÂS SÛRESİ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

  قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ  اللَّهُ الصَّمَدُ  لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ  وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 Kul hüvallâhü ehad.

Allâhüs samed.

Lem yelid ve lem yûled.

Ve lem yekül lehû küfüven ehad.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

De ki:

— O Allah bir tektir. Allah her şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O'na denk değildir.  

Yüce Allâh "Allâh'ın çocuğu var" diyenleri reddediyor.

Yahudiler, Üzeyir Allâh'ın oğludur,

Hristiyanlar, Mesih (İsa) Allâh'ın oğludur,

Araplar, Melekler Allâh'ın kızlarıdır, diyorlardı.

Yahudilerden bir grup Allah’ın Elçisine gelip:

- Rabbini bize anlat.  O, hangi cinstendir? Altın mı, bakır mı, gümüş mü? Yer ve içer mi? Dünyayı kimden miras aldı, kim O'ndan mi­ras alacak? dediler de yüce Allah bu sureyi indirdi. (tefsirlerden alıntı)

 

FELAK SÛRESİ

 

  

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

  قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ. مِن شَرِّ مَا خَلَقَ   وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ  وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ   وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Kul eûzü birabbil felak.

Min şerri mâ halak.

Ve min şerri ğâsikın izâ vekab.

Ve min şerrin neffâsâti fil ukad.

Ve min şerri sidin izâ hased.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 De ki:

— Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, haset ettiği zaman hasetçilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

 

NÂS SÛRESİ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

  قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ. مَلِكِ النَّاس. إِلَهِ النَّاسِ .  مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ . الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَ النَّاسِ

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 Kul eûzü bi rabbin nâs.

Melikin nâs. İlâhin nâs.

Min şerril vesvâsil hannâs.

Ellezî yüvesvisü fî sudûrin nâs.

Minel cinneti ven nâs.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

  De ki: İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların İlâhı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım.

Ukbe diyor ki: Yolculuk esnasında, dar geçitte Rasûlullâh ile beraber yürüyordum. Bana:

— Binmeyecek misin? dedi. Allah’ın Elçisine yanlış yapmaktan çekiniyorum, dedim. Allah’ın Elçisi hayvandan indi. Biraz bindim, sonra o tekrar bindi. Ardından:

— Ey Ukbe! İnsanların okudukları en iyi iki sureyi sana öğreteyim mi? Buyurdu. Ben de:

— Hayhay, ey Allah’ın Elçisi, dedim. Bana Felak ve Nâs surelerini okuttu. Sonra bana doğru geldi ve buyurdu ki:

— Ukbe! Her uyuduğunda ve kalktığında onları oku.

Aişe ra.'dan: Her gece Allah’ın Elçisi yatağına girdiğinde ellerini toplar sonra da üfleyip, İhlâs, Felak ve Nâs surelerini okur ardından da, eli değdiği kadar vücudunu mesh ederdi. Elleri ile önce başı ve yüzünden başlar vücudundan aşağı doğru inerdi. Bunu da üç defa tekrarlardı. (tefsirlerden alıntı)

 

ÂYETEL KÜRSÎ

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ. الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

 Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm.

Lâ te’huzühû sinetüv ve lâ nevm.

Lehû mâ fis semâvâti vemâ fil ard.

Menzellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih.

Ylemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm

Velâ yühîtûne bi şeyim min ilmihî illâ bimâ şâe

Vesia kürsiyyühüs semâvâti vel ard.

Velâ yeûdühüfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

 

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

  Allah, ondan başka İlâh olmayan, kendisi uyuklamayan ve uyumayan, dipdiri, her an yarattıkları gözetip durandır. Göklerde ve yerde olan her şey, ancak onundur. Onun izni olmadan katında şefaat edecek olan kimdir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir, dilediğinden başka ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Hükümranlığı (hakimiyeti) gökleri ve yeri kaplamıştır; onların korunması ona ağır gelmez; o pek yücedir, pek büyüktür.

 

SÜBHÂNEKE DUASI

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

سبحانك اللهم وبحمدك  و تبار ك اسمك  و تعالي جدك و جل ثناؤك  ولا اله غيرك  

. Sübhânekallâhümme ve bi hamdik

Ve tebârakesmük ve teâlâ ceddük

(Ve celle senâük) ve lâ ilâhe ğayruk.

 

  Allah’ım sen eksik sıfatlardan uzaksın. Seni daima överim. Senin adın yücedir. Senin azamet ve celalin pek yüksektir (senin övgün uludur) ve senden başka ilâh yoktur.

  

TEHİYYÂT DUASI

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

التحيات لله والصلوات والطيبات السلام عليك ايها النبي ورحمة الله و بركاته السلام علينا وعلي عباد الله الصالحين اشهد ان لا اله الا الله واشهد ان محمدا عبده ورسوله

Etteyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibât.

Esselâmü aleyke eyyühen nebiyyü

Ve rahmetullâhi ve berekâtüh.

Esselâmü aleynâ ve aibâdillâhis sâlihîn.

Eşhedü el lâ ilâhe illallah

Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasûlüh.

 

  Dil, beden ve mal ile olan ibadetlerin hepsi Allah'adır. Ondan başkasına ibadet olmaz. Ey peygamber! Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketleri sana olsun! Selam, bizlere ve Allah'ın iyi kulları üzerine de olsun! Şahadet ederim ki; Allah'tan başka ilâh yoktur Ve yine şahadet ederim ki; Muhammed onun kulu ve elçisidir.

Allahüme SALLİ

 

اللهم صل على محمد و على آل محمد كما صليت على إبراهيم و على آل إبراهيم انك حميد مجيد 

Allahümme salli alâ Muhammediv ve alâ âli Muhammed.

Kemâ salleyte alâ İbrâhime ve alâ âli İbrâhim.

İnneke hamîdüm mecîd 

 

 Allah'ım! İbrahim ve yakınlarına rahmet ettiğin gibi, Muhammed'e ve onun yakınlarına da rahmet et. Şüphesiz sen, övülmüşsün, övülmeye layıksın ve pek yücesin. 

Allahümme BÂRİK

 

اللهم بارك على محمد و على آل محمد كما باركت على إبراهيم و على آل إبراهيم انك حميد مجيد 

 Allahümme bârik alâ Muhammediv ve alâ âli Muhammed.

Kemâ bârekte alâ İbrâhime ve alâ âli İbrâhim.

İnneke hamîdüm mecîd..

 

Allah'ım! İbrahim ve yakınlarına bereket verdiğin ve onları mutlu kıldığın gibi, Muhammed'e ve onun yakınlarına da bereket ver, onları da kutlu kıl. Şüphesiz sen, övülmüşsün, övülmeye layıksın ve pek yücesin.

 

RABBENA

 

  رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ و َلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ

Rabbenağfirlî veli vâlideyye velil müminîne yevme yemül hisâb.

 

  Ey Rabbimiz! Beni, ana-babamı ve müminleri hesabın görüleceği gün bağışla.

 

ربنا آتنا في الدنيا حسنة و في الآخرة حسنة و قنا عذاب النار

Rabbenâ âtinâ fid dünyâ hasenetev ve fil âhireti hasenetev ve nâ azâbennâr. 

 

Ey Rabbimiz! Bize dünyada da ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru.

 

KUNUT DUALARI

                      

اللهم انا نستعينك و نستغفرك و نستهديك و نؤمن بك و نتوب اليك و نتوكل عليك و نثنى عليك الخير كله نشكرك ولا نكفرك ونخلع و نترك من يفجرك

Allahümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdîk.

Ve nü’minü bike ve netûbü ileyke ve netevekkelü aleyk.

Ve nüsnî aleykel hayra küllehû neşküruke ve lâ nekfüruk.

Ve nahleu ve netrukü mey yefcüruk.

 

  Allah’ım biz senden yardım isteriz, bizi bağışlamanı ve doğru yola ulaştırmanı isteriz.

Allah’ım biz sana iman ediyoruz. Tövbe edip sana dönüyor, işlerimizde sana güvenip dayanıyoruz.

Bütün iyiliklerin senden olduğunu söyleyerek seni övüyoruz. Sana, verdiğin nimetlerden dolayı şükrediyor asla nankörlük etmiyoruz.

Sana karşı nankörlük edenleri bırakır, onlardan ayrı dururuz.

 

  

اللهم اياك نعبد ولك نصلي ونسجد واليك نسعي ونحفد نرجو رحمتك ونخشي عذابك ان عذابك بالكفار ملحق.

Allahümme iyyâke nbüdü ve leke nüsallî

Ve nescüdü ve ileyke nes’â ve nahfidü

Nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke

İnne azâbeke bilküffâri mülhık.

 

Allah'ım. Biz sana ibadet ve kulluk ederiz. Ancak senin için namaz kılar, yalnız sana secde eder, yalnız sana koşarız. Sana sevinçle, rahmetini dileyerek, azabından korkarak ibadet ederiz. Şüphe yok ki senin azabın kâfirlere ve inanmayanlara mutlaka ulaşır.

 

AMENTÜ DUASI

 

  آمنت بالله وملئكته وكتبه و رسله و اليوم الآخر و بالقدر خيره و شره من الله تعالى و بعث بعد الموت حق أشهد ان لا إله إلا الله و أشهد أن محمد عبده ورسوله

Âmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulihî

vel yevmi’l-âhiri ve bil kaderi hayrihî ve şerrihî minallâhi teâlâ velba’sü ba’del mevti hakkun.

Eşhedü el lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasûlüh.

 

Ben; Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna ve öldükten sonra dirilmenin gerçek olduğuna iman ettim. Allah'tan başka İlâh olmadığına, Hazreti Muhammed'in onun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet ederim.

 

Namaz kılarken okuduğumuz bazı ibareler

 

الله اكبر

Allâhu Ekber

سبحان ربي العظيم

Sübhâne rabbiyel azîm

سمع الله لمن حمده

Semiallâhu limen hamideh

ربنا ولك الحمد

Rabbenâ ve lekel hamd

سبحان ربي الأعلي

Sübhâne rabbiyel e’lâ

السلام عليكم ورحمة الله

Esselâmu aleykum ve rahmetullâh

 

www.diniyol.com