فَلَا
يَحْزُنْكَ
قَوْلُهُمْ ۘ
إِنَّا
نَعْلَمُ مَا
يُسِرُّونَ
وَمَا يُعْلِنُونَ
أَوَلَمْ
يَرَ
الْإِنْسَانُ
أَنَّا خَلَقْنَاهُ
مِنْ
نُطْفَةٍ
فَإِذَا هُوَ
خَصِيمٌ
مُبِينٌ
وَضَرَبَ
لَنَا
مَثَلًا
وَنَسِيَ
خَلْقَهُ ۖ
قَالَ مَنْ
يُحْيِي
الْعِظَامَ
وَهِيَ رَمِيمٌ
قُلْ
يُحْيِيهَا
الَّذِي
أَنْشَأَهَا
أَوَّلَ
مَرَّةٍ ۖ
وَهُوَ
بِكُلِّ
خَلْقٍ
عَلِيمٌ
(Resulüm!) O halde onların sözleri sakın
seni üzmesin. Kuşkusuz biz, onların gizlemekte olduklarını da, açığa
vurduklarını da biliyoruz.
İnsan, kendisini bir damla sudan
yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi de o, apaçık bir düşman kesilmiş.
Kendi yaratılışını unutarak bize bir
örnek vererek dedi ki:
- Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim
diriltecekmiş?
De ki:
- Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden
diriltecek. O, her yaratmayı bilir.
36/Yasin:
76-79