İsrâ
ve Mi’râc
Allah’ın son elçisi Muhammed as.
10 sene Mekke’de İslam’ı tebliğ etti. Tebliğ esnasında
müşriklerin her türlü baskısına ve çeşitli
işkencelerine maruz kaldı. Hele hele son birkaç yılı dayanılması
oldukça zor günleri yaşadı. Hüzün yılı daha da
ağır gelmeye başlamıştı. Sanki Allah’ın
Elçisi kuvvetli bir yardıma ihtiyaç duyuyordu. Zorluklara ve
sıkıntılara rağmen görevine devam ederken, bu büyük
olayla karşılaşınca o zamanki Müslümanlar daha da dirençli
duruma gelmişti. Mi’râc olayı aynı zamanda bir sınav
niteliği taşımaktadır. Yine aynı şekilde Mekke
halkının beden ve ruhsal açıdan şiddetli şekilde
sarsılmasını sağlamıştır.
Allah’ın son Elçisi, Mekke’de 621
yılında yaklaşık hicretten 1.5 yıl önce Recep
ayının 27. gecesi İsra ve Miraç olayını
yaşamıştır.
İsrâ
Hadisesi
Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle
anlatılmaktadır:
“Kendisine âyetlerimizden bir
kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece
Mescidu’l Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescidu’l Aksa’ya
götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O,
hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[1]”
Görüldüğü gibi olay çok
kısa ve özet şeklinde anlatılmaktadır.
Ayrıntılı değildir.
Olayın başlangıcı
Mescidu’l Haram’dan başladığı kesindir. Kâbe’nin içi
olmadığına göre, Mescidu’l Haram’dan maksat, -kanaatime
göre- Kâbe’nin de içinde bulunduğu sınırları belli
olan “Haram” bölgesi kast edilmektedir. Müslümanlarca saygı ve
hürmete değer gören bölgeler:
1. Mekke,
2. Medine,
3. Kudüs şehirleridir. Bu
üç bölgenin kadir ve kıymetini bildiren ayet ve hadisler mevcutttur.
İsrâ ve Mi’râc bu üç saygın bölgelerin ikisi arasında
meydana gelmiştir.
Rasulullah’ın vefatından
sonra bu olaylarla alakalı hadislere dayanılarak bir takım
fikirler ön plana çıkmış ve
tartışılmıştır. Olayı anlatan hadisler
çoktur. Konularına gelince çeşitlidir:
1- Bir kısmı aynı
konuyu hemen hemen aynı kelimelerle ifade etmektedir.
2. Bir kısmı aynı
konuyu biraz farklı kelimelerle ifade etmektedir.
3. Bir kısmı aynı
konuyu tümüyle başka kelimelerle ifade etmektedir.
4. Bir kısmı aynı
konuyu özet olarak ifade etmektedir.
5. Bir kısmı aynı
konuyu ayrıntılı olarak ifade etmektedir.
6. Bir kısmı aynı
konunun diğerlerinde bulunmayan ayrıntıları ifade
etmektedir.
7. Bir kısmı aynı
konunun zıddını ifade etmektedir…
Özet olarak şöyle
sıralayabiliriz:
1-
Başlangıç:
a. Kâbe’nin yanı Hatim ya da Hicr
denilen yerde
b. Rasulullah’ın amcası
kızı Ümmü Hâni’nin evinde
c. Rasulullah’ın kendi evinde
2-
İsra’nın zamanı
a. Risaletten önce
b. Risalet devresinde
c. Mirac mı yoksa isra mı
daha önce
d. Hicretten önce veya sonra
3-
Rasulullah’ın durumu:
a. Uyku halindeyken
b. Uyanıkken
c. Sadece Ruh hali mi yoksa
ruh-bedenle mi?
d. İsra-mirac çok kere
olmuşsa; bazı kere uyanık, bazı kere de uykuda
4-
İsrâ olayının meydana geliş sayısı:
a. Bir kere
b. Birden fazla… gibi.
Hadis kitaplarında bu maddelere
cevap aradığımızda, hemen hemen hepsine dayanak teşkil
edecek değişik kaynaklar bulabiliriz. Bu cevapların genel
değerlendirilmesi bizi şu noktaya götürmektedir:
İsrâ olayı meydana
gelmiştir. Ayrıntılarına gelince; belli bir kanaate
ulaşılabilir. Ama bunun yanında diğer kanaatleri de silip
süpürmemek lazımdır. Kaynakların verdiği haberlere göre;
bu konuda sahabe bile farklı görüşlere sahipti. Yine de
birbirlerini zor duruma düşürecek bir tutum sergilemiyorlardı.
Örneğin: Olayın başlangıç noktası Kâbe’nin ister
yanı başı olsun, isterse Ümmü Hâni’ni evi olsun, isterse
Rasulullah’ın evi olsun. Hepsi de Mescidu’l Haram’ın da
bulunduğu Haram bölgesinin içidir.
Hadislerin meydana getirdiği
bilgi harmanlaması pek çok fikir ve iddialara neden olmuştur.
Kanaatimce ileri sürülen iddialara aşırı taraf olmadan, bu
iddialara kaynak teşkil eden metinlere bakıldığında
çok renkli bir manzara karşımıza çıkmaktadır.
İsrâ ve Mi’râc olayının hemen hemen bütün yönlerine müsbet
veya menfi, şöyle veya böyle yorumlar yapılmaktadır.
Bu yorumlara müsamahalı ve temkinli yaklaşmak insana özgüven
verir. Din ve dinî yorumlar birbirinden farklıdır. Bu farkı
biribirinden ayıramayanlar hırçın, ithamcı ve
müsamahasızdırlar.
Kur’ân-ı Kerîm’de İsrâ olayına
baktığımızda şunu görmekteyiz: İsrâ
olayı meydana gelmiştir. Kesindir. Ancak; fazla ayrıntı
yerine az ve öz bilgi verilmiştir. Fazla bilgi verilseydi
merakımız giderilir miydi? Kanaatimce; Hayır,
merakımız olduğu yerde durmayacak ve deprenmesine devam
edecekti.
İsrâ olayı:
Geceleyin Burak isminde bembeyaz bir
binit getirilir. Merkepten büyük ve katırdan da küçüktü.
Adımlarını gözlerin görebileceği enötelere
atabiliyordu.
Yüce Allah, Cebrail meleği ile
kulu Muhammed as.’ı Mescidu’l Haram’dan aldırır. Burak binitine
binmiş olarak Mescidu’l Aksâ’ya gece yürüyüşüyle yürütülür.
Mekke’deki Mescidu’l Haram’dan Kudüs’deki[2] Mescidu’l Aksa’ya gidiş normal
bir yürüyüş değildir.
Mescidu’l Harâm, Kâbe’nin
civarıdır.
İsrâ olayının meydana
geldiği tarihlerde, Mescidu’l Aksâ diye bilinen bir mescit yoktu.
Öyleyse, Mescidu’l Aksâ neresidir? İsrâ esnasında Beytu’l
Makdis’in yıkılmış sadece ufak tefek kalıntılardan
ibaret olduğu nakledilmektedir. Ama bu haberler de sorgulanabilir.
Çok fazla harabe olmayabilir. Şu soru akla gelebilir: Nasıl
olur da, harabe kalıntılarına Mescidu’l Aksâ denilir?
Hadislere göre; Bu gece Beytu’l
Makdis’e gitmiştir. Beytu’l Makdis de Kâbe’nin yapılmasından 40
yıl sonra inşa edilmiştir.[3] Birbirinden uzaktır. Kâbe ve
etrafına Mescidu’l Harâm nasıl deniliyorsa, Beytu’l Makdis ve
çevresine de Kur’ân-ı Kerîm’de Mescidu’l Aksâ denilmesi elbette ki
normaldir. Beytu’l Makdis’in o zamanlarda harabe halinde olması Mescidu’l Aksâ
olarak anılmasını engel teşlil etmez. Diyelim ki Kâbe tamir
ediliyor. Bütün duvarları yıkıldı. Sadece temelleri
kaldı. Hatta temelleri de kaldırıldı. Sonraları tekrar
yapıldı. Soruyorum: Tamir esnasında temelleri kalan Kâbe ve
çevresine Mescidu’l Harâm denilmesine bir engel var mıdır? Hayır
yoktur. Öyleyse: İsrâ esnasında, Beytu’l Makdis’in harabe
olması Mescidu’l Aksâ olarak anılmasından hiçbir beis yoktur.
Allah’ın Elçisi, Beytu’l Makdis’e
yönelerek 16-17 ay namaz kılması her haliyle oranın mübarek
ve mukaddes olmasındandır. İsrâ ve Mi’râc hadisesinden
dolayı önemli hatıralara sahip olan Resulullah tarafından
da övülmüş övülmüştür.[4]
Bazı kaynaklar, Mekke’nin Ci’râne
semtinde “Mescidü’l Aksâ” diye bilinen bir mescitten haber verirler.
Doğrudur. Ancak bu metinler kaynak verilerek nerdeyse ifrat derecesinde
kanaatler ileri sürülmektedir. Neden ifrat diyorum çünkü: “…muhtemelen
böyle de olabilir, demiyorlar. ...kesinlikle böyledir, diyorlar.”
Bundan dolayı ifrat terimini kullanıyorum.
Bu eserlerin verdiği haberlerden
hareket ederek; Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilen “Mescidü’l Aksâ” ifadesinin
Kudüs’deki “Beytü’l Makdis/Mescidü’l Aksâ” olmadığını ve
Mekke’nin Ci’râne semtindeki “Mescidü’l Aksâ” denilen mescidin
kastedildiğini kesin ifadelerle iddia ediyorlar.
Şimdi bu eserlerde geçen ilgili
metinleri ve anladıklarımızı ifade eldim:
1-
Sahîh, Müslim C.4 s.60 hadis no: 3092
3092 - ÍóÏøóËóäóÇ åóÏøóÇÈõ Èúäõ
ÎóÇáöÏò ÍóÏøóËóäóÇ åóãøóÇãñ ÍóÏøóËóäóÇ ÞóÊóÇÏóÉõ Ãóäøó ÃóäóÓðÇ - ÑÖì Çááå Úäå -
ÃóÎúÈóÑóåõ Ãóäøó ÑóÓõæáó Çááøóåö -Õáì Çááå Úáíå æÓáã- ÇÚúÊóãóÑó ÃóÑúÈóÚó ÚõãóÑò
ßõáøõåõäøó Ýöì Ðöì ÇáúÞóÚúÏóÉö ÅöáÇøó ÇáøóÊöì ãóÚó ÍóÌøóÊöåö ÚõãúÑóÉð ãöäó
ÇáúÍõÏóíúÈöíóÉö Ãóæú Òóãóäó ÇáúÍõÏóíúÈöíóÉö Ýöì Ðöì ÇáúÞóÚúÏóÉö æóÚõãúÑóÉð ãöäó
ÇáúÚóÇãö ÇáúãõÞúÈöáö Ýöì Ðöì ÇáúÞóÚúÏóÉö æóÚõãúÑóÉð ãöäú ÌöÚúÑóÇäóÉó ÍóíúËõ
ÞóÓóãó ÛóäóÇÆöãó Íõäóíúäò Ýöì Ðöì ÇáúÞóÚúÏóÉö æóÚõãúÑóÉð ãóÚó ÍóÌøóÊöåö.
Enes’in
verdiği habere göre: Resulullah dört kere umre
yapmıştır. Hac ile yaptığı umre hariç hepsini
Zü’l ka’ade ayında yapmıştır.
(1-)
Hudeybiye’den yahut Hudeybiye zamanında,
(2-)
Ertesi yıl Zül’l Ka’de’de
yapılan umre,
(3-)
Ci’râne’den Zül’l Ka’de ayında Huneyn ganimetlerini taksim ettiği
sırada yaptığı umre
(4-)
(Sonuncu da) haccıyla yaptığı umredir.
2-
Meğâzî, Vâkidî,
c.1 s.959
æóÇäúÊóåóì ÑóÓõæáõ Çááøåö Õóáøì
Çááøåõ Úóáóíúåö æóÓóáøãó Åáóì ÇáúÌöÚöÑøÇäóÉö áóíúáóÉó ÇáúÎóãöíÓö áöÎóãúÓö
áóíóÇáò Îóáóæúäó ãöäú Ðöí ÇáúÞóÚúÏóÉö ÝóÃóÞóÇãó ÈöÇáúÌöÚöÑøÇäóÉö ËóáóÇËó
ÚóÔúÑóÉó ÝóáóãøÇ ÃóÑóÇÏó ÇáöÇäúÕöÑóÇÝó Åáóì ÇáúãóÏöíäóÉö ÎóÑóÌó ãöäú ÇáúÌöÚöÑøÇäóÉö
áóíúáóÉó ÇáúÃóÑúÈöÚóÇÁö áöÇËúäóÊóíú ÚóÔúÑóÉó ÈóÞöíóÊú ãöäú Ðöí ÇáúÞóÚúÏóÉö
áóíúáðÇ ; ÝóÃóÍúÑóãó ãöäú ÇáúãóÓúÌöÏö ÇáúÃóÞúÕóì ÇáøÐöí ÊóÍúÊó ÇáúæóÇÏöí [Õ959] ÈöÇáúÚõÏúæóÉö ÇáúÞõÕúæóì¡ æóßóÇäó ãõÕóáøì
ÑóÓõæáö Çááøåö Õóáøì Çááøåõ Úóáóíúåö æóÓóáøãó ÅÐóÇ ßóÇäó ÈöÇáúÌöÚöÑøÇäóÉö -
ÝóÃóãøÇ åóÐóÇ ÇáúãóÓúÌöÏõ ÇáúÃóÏúäóì ¡ ÝóÈóäóÇåõ ÑóÌõáñ ãöäú ÞõÑóíúÔò
æóÇöÊøÎóÐó Ðóáößó ÇáúÍóÇÆöØó ÚöäúÏóåõ - æóáóãú íóÌõÒú ÑóÓõæáõ Çááøåö Õóáøì
Çááøåõ Úóáóíúåö æóÓóáøãó ÇáúæóÇÏöíó ÅáøÇ ãõÍúÑöãðÇ ¡
Resûlullah as, Zî'l-Ka'de'nin
beşinci gecesinde, (yani) perşembe günü gecesinde Ci'râne'ye geldi.
Orada onüç gece kaldı. Medine'ye dönmek istediğinde de,
Zî'l-Ka'de'nin son 12. gecesi olan Çarşamba gecesi Ci'râne'den
çıktı. Vadinin alt kısmındaki uzak noktadaki "ÈöÇáúÚõÏúæóÉö ÇáúÞõÕúæóì"
mescidu'l aksa'dan "ãä ÇáúãóÓúÌöÏö ÇáúÃóÞúÕóì" ihrama girdi. (Bu
mescidu'l aksa = uzaktaki mescid) ise, Ci'râne'deki Resullah'ın
namazgâhıydı. Şu mescidu'l ednâ = yakındaki mescid ise "ÇáúãóÓúÌöÏõ ÇáúÃóÏúäóì";
onu Kureyş'den bir adam yaptı. Yanına da duvar çekti. Resulullah
as., Ci'râne Vadisini ihrâmsız geçmezdi.
2-
Ahbâru Mekke, Ezrakî,
c.3 s.200 hadis no:975
975 - ÍÏËäÇ ÃÈæ ÇáæáíÏ ¡ ÞÇá : ÍÏËäí ÌÏí ¡ Úä ÇáÒäÌí ¡ Úä ÇÈä
ÌÑíÌ ¡ ÞÇá : ÃÎÈÑäí ÒíÇÏ ¡ Ãä ãÍãÏ Èä ØÇÑÞ ¡ ÃÎÈÑå Ãäå ¡ ÇÚÊãÑ ãÚ ãÌÇåÏ ãä ÇáÌÚÑÇäÉ
¡ ÝÃÍÑã ãä æÑÇÁ ÇáæÇÏí ÍíË ÇáÍÌÇÑÉ ÇáãäÕæÈÉ ¡ ÞÇá : « ãä åÇåäÇ ÃÍÑã ÇáäÈí Õáì
Çááå Úáíå æÓáã » æÅäí áÃÚÑÝ Ãæá ãä ÇÊÎÐ åÐÇ ÇáãÓÌÏ Úáì ÇáÃßãÉ ¡ ÈäÇå ÑÌá ãä
ÞÑíÔ ÓãÇå ¡ æÇÔÊÑì ãÇáÇ ÚäÏå äÎáÇ ¡ ÝÈäì åÐÇ ÇáãÓÌÏ ÞÇá ÇÈä ÌÑíÌ : ÝáÞíÊ ÃäÇ
ãÍãÏ Èä ØÇÑÞ ¡ ÝÓÃáÊå ¡ ÝÞÇá : ÇÊÝÞÊ ÃäÇ æãÌÇåÏ ÈÇáÌÚÑÇäÉ ¡ ÝÃÎÈÑäí Ãä « ÇáãÓÌÏ
ÇáÃÞÕì ÇáÐí ãä æÑÇÁ ÇáæÇÏí ÈÇáÚ쾃 ÇáÞÕæì ãÕáì ÇáäÈí Õáì Çááå Úáíå æÓáã ãÇ ßÇä
ÈÇáÌÚÑÇäÉ » ÞÇá : ÝÃãÇ åÐÇ ÇáãÓÌÏ ÇáÃÏäì ÝÅäãÇ ÈäÇå ÑÌá ãä ÞÑíÔ ¡ æÇÊÎÐ Ðáß
ÇáÍÇÆØ
Muhammed b. Târık'ın verdiği habere
göre; kendisi Ci'rane'den Mücahid'le beraber umreye başladı.
Vadinin arka tarafında işaretli taşın civarında ihrama
girdi. (Mücahid):
— Nebi as. İşte burada ihrama girdi, dedi.
Devamla:
— Benim bildiğime göre, tepenin üzerindeki bu
mescidi ilk inşa eden Kureyş'li bir adamın olduğu
söylenir. Yanındaki hurma ağaçlarını satın
aldı. İşte bu mescidi inşa etti, dedi. İbnu Cureyc
dedi ki:
— Ben Muhammed b. Târık'a
rastladığımda o (mescid) hakkında sordum. Şöyle
dedi:
— Ben Mücahid'le Ci'râne'de buluştum. Bana
verdiği habere göre; Mescidu'l aksâ (yakındaki mescid) "ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì" vadinin arka kısmındaki uzak
noktadaki "ÈöÇáúÚõÏúæóÉö ÇáúÞõÕúæóì" Nebi as'ın Ci'rane'deki
namazgâhı olduğudur. Bu yakındaki mescid ise; Kureyşli bir
adamın bir duvar çekerek yaptığı (bir mescittir).
3-
Ahbâru Mekke, Fâkihî.
c.7 s.409 hadis no:2793
2793 - ÍÏËäÇ ÇáÒÈíÑ Èä ÃÈí ÈßÑ ¡ æíÚÞæÈ Èä ÍãíÏ ¡ íÒíÏ ÃÍÏåãÇ
Úáì ÕÇÍÈå ÞÇáÇ : ËäÇ ÃÈæ ÖãÑÉ ÃäÓ Èä ÚíÇÖ ¡ Úä ÚÈÏ Çáãáß Èä ÌÑíÌ ¡ Úä ãÍãÏ Èä
ØÇÑÞ ¡ Ãäå ÞÇá : ÇÊÝÞÊ ÃäÇ æãÌÇåÏ ÈÇáÌÚÑÇäÉ ¡ ÝÃÎÈÑäí « Ãä ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì ÇáÐí
ãä æÑÇÁ ÇáæÇÏí ÈÇáÚ쾃 ÇáÞÕæì ãÕáì ÇáäÈí Õáì Çááå Úáíå æÓáã ÈÇáÌÚÑÇäÉ . ÞÇá :
ÝÃãÇ åÐÇ ÇáÃÏäì ÝÅäãÇ ÈäÇå ÑÌá ãä ÞÑíÔ æÇÊÎÐ Ðáß ÇáÍÇÆØ » ÒÇÏ ÇáÒÈíÑ Ýí ÍÏíËå :
ÞÇá ÇÈä ÌÑíÌ : åæ ÚÈÏ Çááå Èä ÎÇáÏ æÇáãÓÌÏ åæ ÚäÏ ÇáÍÌÇÑÉ ÇáãäÕæÈÉ ãä æÑÇÁ
ÇáæÇÏí . ÞÇá : æÞÇá ãÌÇåÏ : ãä åäÇß ÇÚÊãÑ ÇáäÈí Õáì Çááå Úáíå æÓáã
Muhammed
b. Taruk diyor ki: Ben Mücahid'le Ci'râne'de buluştum. Bana verdiği
habere göre; Mescidu'l Aksâ "ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì" vadinin arka kısmındaki uzak
noktadaki "ÈöÇáúÚõÏúæóÉö ÇáúÞõÕúæóì" Nebi as.ın Ci'rane'deki
namazgâhı olduğudur. Bu yakındaki mescid "ÇáãÓÌÏ ÇáÃÏäì" ise;
Kureyşli bir adamın bir duvar çekerek yaptığı (bir
mescittir)… Zübeyr’in naklettiği hadise göre İbnu Cureyc dedi
ki; (duvarı yapan) kişi Abdullah b. Hâlid’tir. Mescid ise; vâdinin
arka tarafında dikili taşın yanındaki (mescittir). Mücahid
dedi ki: Nebi as. işte buradan umreye başladı.
4-
Ahbâru Mekke, Fâkihî.
c.7 s.397 hadis no:2782
2782 - æÍÏËäÇ ÃÈæ ÈÔÑ ÈßÑ Èä ÎáÝ ÞÇá
: ËäÇ ÓÚíÏ Èä ÇáÍßã ¡ Úä ÇáåÐíá Èä ÈáÇá ¡ Úä ÚØÇÁ ÞÇá : « ãä ÃÑÇÏ ÇáÚãÑÉ ããä åæ
ãä ÃåáåÇ Ãæ ÛíÑå ÝáíÎÑÌ Åáì ÇáÊäÚíã Ãæ Åáì ÇáÌÚÑÇäÉ ÝáíÍÑã ãäåÇ ¡ æÃÝÖá Ðáß Ãä
íÃÊí æÞÊÇ » æÇáÊäÚíã ãä ÍíË ÇÚÊãÑÊ ÚÇÆÔÉ Ãã ÇáãÄãäíä ÑÖí Çááå ÚäåÇ Ííä ÈÚËåÇ
ÑÓæá Çááå Õáì Çááå Úáíå æÓáã ãÚ ÃÎíåÇ ÚÈÏ ÇáÑÍãä Èä ÃÈí ÈßÑ ÑÖí Çááå ÚäåãÇ Úáì
ÃÑÈÚÉ ÃãíÇá ãä ãßÉ Úáì ØÑíÞ ÇáãÏíäÉ æåãÇ ãÓÌÏÇä . ÝÞÏ ÒÚã ÈÚÖ Çáãßííä Ãä ÇáãÓÌÏ
ÇáÃÏäì Åáì ÇáÍÑã ÇáÎÑÈ åæ ÇáãÓÌÏ ÇáÐí ÇÚÊãÑÊ ãäå ÚÇÆÔÉ ÑÖí Çááå ÚäåÇ ¡ æáÇ ÃÚáã
ÅáÇ Ãäí ÓãÚÊ Ãä ÇÈä ÃÈí ÚãÑ íÐßÑ Ðáß Úä ÃÔíÇÎå ãä Ãåá ãßÉ Ãäå åæ ÇáÕÍíÍ ÚäÏåã ¡
æÞÏ ÒÚã ÈÚÖåã Ãäå ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì ãÝÖì ÇáÃßãÉ ÇáÍãÑÇÁ .
…Atâ demiştir ki:
İster oranın halkı olsun, isterse yabancı olsun umre yapmak
istediğinde Tenî'm'e veya Ci'râne'ye çıksın. Oradan ihrama
girsin. Efdâl olan vaktin girmesidir. Resûlullah as. müminlerin annesi
Aişe umre yapacağı zaman kardeşi Abdurrahman'la beraber
Mekke'den dört mîl uzaklıktaki Medine yolu üzerinde olan Tenim'e
gönderdi. (Orada) iki mescit vardı. Bazı Mekke'lilerin ifadesine
göre; Aişe ra. haram
bölgesinde harabeye dönmüş olan yakındaki mescitte ÇáãÓÌÏ
ÇáÃÏäì umreye başlamıştır. Benim bildiğim
ise; İbnu Ebi Ömer'in Mekke halkının
yaşlılarından verdiği haberdir. Onların kanaatine
göre doğru olan da odur. Yine bazı Mekkelilerin ifadesine
göre uzaktaki mescit ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì kırmızı tepenin
bitimindedir.
Yukarıdaki hadis
metinlerine dikkat ettiğimizde şu konuları tespit edebiliriz:
1-
Allah’ın Resûlü Huneyn
savaşı sonrası Ci’râne mevkiinde konaklamıştır.
2-
Bu konaklama 2 hafta civarında
devam etmiştir.
3-
Allah’ın Resûlü Ci’râne mevkiinde
ihrama girmiştir.
4-
Aişe ra. da bir ihtimalle yine
burada ihrama başlamıştır.
5-
O zamanda Ci’râne mevkiinde, umreye
başlangıç noktası olarak 1 adet dikili taş mevcuttur.
6-
O zaman Ci’râne mevkiinde, 2 tane
mescit vardı.
7-
Bir tanesi dikili taşın
yanındaki Mescidu'l
Ednâ’dır (yakındaki mescid).
8-
Mescidu'l Ednâ’yı Kureyşli bir şahıs
inşa etmiştir.
9-
Diğeri ise; vadinin arkasında en uzak noktada
başka bir ifadeyle kırmızı tepenin bitimindeki Mescidu'l
Aksâ’dır (uzaktaki mescid).
10-
Allah’ın Resûlü
namazlarını iki haftalık zaman içinde genellikle Mescidu'l Aksâ’da
kılmıştır.
11-
Mescidu'l Aksâ’nın yeri belirtilmiştir
12-
Allah’ın Resûlünün musallâ
(namazgâh) edindiği bu mescit, o zaman hangi isimle zikredildiği de
açık değildir. Ancak hadisi rivayet edenin zamanında uzaktaki
mescid (Mescidu'l Aksâ)
diye anıldığı anlaşılmaktadır.
13-
Peki, Ci’râne mevkiindeki Mescidu'l Aksâ ne zaman
yapılmıştır?
14-
Cevap olarak deriz ki; ne zaman ve kim tarafından
yapıldığı belli değildir.
15-
Bu mescit hicretten önce var mıydı?
16- Uzaktaki mescidin
(Mescidu'l Aksâ) yukarıda zikredilen metinlere göre hicret
öncesi olup olmadığı belli değildir. Ancak; hicret
öncesi tarihî olaylar göz önüne getirildiğinde, o zaman bu
mescidin mevcut olması hiç mümkün değildir. Hele hele Allah’ın
Resûlünün veya Müslümanların o zamanlar buralara gelerek bu mescitte namaz
kılması düşünülecek şey değildir. Kureyş
müşriklerinin zulmü Mekke’yi tam kuşatmıştı.
Kureyşlilerin Müslümanları muhasara ve boykot döneni çok
insafsızcaydı. Allah’ın Resûlünün buralarda bir musallâ
edindiğini ve zaman zaman gelip ibadet ettiğini öğrenseler
mescit diye bir şey bırakmazlardı. Dümdüz ederlerdi. Hatta
hakaret olsun diye her türlü melanetliği yaparlardı.
17- Şimdi durum
böyleyken bir soru daha soralım: 17/İsrâ:1. ayetinde zikredilen
Mescidu'l Aksâ burası olabilir mi?
18- Elimizdeki
bilgilere göre, hiç mümkün değildir. Çünkü buranın
olduğunu bize bildiren ikna edici bir haber metni yoktur. İkna edici
bir haber şöyle kalsın, zayıf hatta şaibeli bir haber
bile yoktur. Allah’ın hiçbir kulu bu konuda bir haber nakletmemiştir.
19- 17/İsrâ:1.
ayetinde zikredilen Mescidu'l Aksâ burası olsaydı; akla ve hayale
sığmayacak kadar meşhur olurdu. En azından; Sevr
mağarası, Hirâ Nûr dağı, Akabe mevkiindeki ağaç kadar
bilinir ve konuşulurdu. Hadis kitaplarımızdan en azından bir
miktar hadis bizlere kadar ulaşırdı. Olsaydı zayıf bir
ihtimal de olsa; olabilir, denilirdi. Kanaatime göre; Ci’râne’deki
mescidin, Kur’ân-ı
Kerîm’de zikredilen Mescidu'l Aksâ olduğunu iddia etmek kuru bir laftan
öteye gitmemektedir.
Kur’ân-ı Kerîm’de
İsrâ ve Mi’râc olayı:
1- 17/İsrâ suresinde:
ÓæÑÉ ÇáÅÓÑÇÁ. ÈÓã Çááå ÇáÑÍãä ÇáÑÍíã . ÓõÈúÍóÇäó ÇáøóÐöí ÃóÓúÑóì
ÈöÚóÈúÏöåö áóíúáÇð ãöäú ÇáúãóÓúÌöÏö ÇáúÍóÑóÇãö Åöáóì ÇáúãóÓúÌöÏö ÇáÃóÞúÕóì
ÇáøóÐöí ÈóÇÑóßúäóÇ Íóæúáóåõ áöäõÑöíóåõ ãöäú ÂíóÇÊöäóÇ Åöäøóå åõæó ÇáÓøóãöíÚõ
ÇáúÈóÕöíÑõ
"Geceleyin, kendisine
bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescidu’l Harâm'dan
çevresini mübarek kıldığımız Mescidu’l Aksâ'ya
götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten işitendir,
görendir." 17/İsrâ:1
Bu ayet üzerinde biraz düşünelim:
1-
Olayı meydana getiren Allah’tır: Noksan
sıfatlardan münezzehtir.
2-
Olayı yaşayan Allah’ın kuludur: Muhammed
as.dır.
3-
Olayın meydana geldiği zaman: Geceleyin.
4-
Olayın seyri: Gece yürüyüşü yani şovdan
uzak; sessiz ve özel bir yürüyüştür.
5-
Olayın başladığı nokta:
Mescidu’l Harâm’dır
6-
Olayın devam ettiği nokta: Mescidu’l
Aksâ’dır.
7-
Çevresi mübarek kılınan yer: Mescidu’l
Aksâ’dır.
8-
Seyahatin sebebi. Allah’ın âyetlerinden
bazılarının gösterilmesidir.
Şimdi yukarıda
sıralanan maddelerden en fazla merakımızı üzerinde toplayan
konu üzerinde biraz duralım.
“Kendisine bazı âyetlerimizi
gösterelim diye” ifade geçmektedir.
Gösterilmek istenen şey
nedir? Bu ayete baktığımız zaman konu müphem, açık
değildir. O zaman Kur’ân-ı Kerîm’de ayet kelimesinin
anlamını bulmaya çalışalım:
Âyet nedir?
Kur’ân-ı Kerîm’de ayet terimi pek
çok konuları ifade etmektedir. Genel bir bilgi olması için şu
ayeti almakla yetinelim:
Göklerde ve yerde nice âyetler
vardır. Orada geçip giderler de onda yüz çevirirler. 12/Yûsuf: 105
Karşı karşıya
olduğumuz konunun muhteviyatı biraz daha farklıdır.
Çünkü gösterilmek istenen “âyetler” olağan düzeydeki;
hatırlatıcı, ibretlendirici, uyarıcı,
öğretici ve yönlendiricilik yönünün yanında bir
şeyler daha vardır. O da; yüce Allah’ın kulu Muhammed as.’a
özel bir davetidir.
Muhammed as.’ın bu gece
gördüğü olağan şeyler değildi. Kur’ân-ı Kerîm’de
önemine binaen zikredilmiştir. O halde; gündem, seyahat, yolcu,
binit, zaman ve şahit olunanların hepsini bir bütün olarak düşündüğümüzde
olayın kendisine ayrıcalık getiren bir özelliği
öne çıkmaktadır. Buna mucize diyebiliriz.
2- 53/Necm suresinde:
ÓæÑÉ ÇáäÌã. ÈÓã Çááå ÇáÑÍãä ÇáÑÍíã æóÇáäøóÌúãö ÅöÐóÇ åóæóì1. ãóÇ Öóáøó ÕóÇÍöÈõßõãú æóãóÇ Ûóæóì2. æóãóÇ íóäúØöÞõ Úóäö Çáúåóæóì 3. Åöäú åõæó ÅöáøóÇ æóÍúíñ íõæÍóì 4. Úóáøóãóåõ ÔóÏöíÏõ ÇáúÞõæóì5. Ðõæ ãöÑøóÉò ÝóÇÓúÊóæóì 6. æóåõæó ÈöÇáúÃõÝõÞö ÇáúÃóÚúáóì7. Ëõãøó ÏóäóÇ ÝóÊóÏóáøóì8. ÝóßóÇäó ÞóÇÈó ÞóæúÓóíúäö Ãóæú ÃóÏúäóì9. ÝóÃóæúÍóì Åöáóì ÚóÈúÏöåö ãóÇ ÃóæúÍóì 10. ãóÇ ßóÐóÈó ÇáúÝõÄóÇÏõ ãóÇ ÑóÃóì 11. ÃóÝóÊõãóÇÑõæäóåõ Úóáóì ãóÇ íóÑóì 12. æóáóÞóÏú ÑóÂóåõ äóÒúáóÉð ÃõÎúÑóì 13. ÚöäúÏó ÓöÏúÑóÉö ÇáúãõäúÊóåóì14. ÚöäúÏóåóÇ ÌóäøóÉõ ÇáúãóÃúæóì 15. ÅöÐú íóÛúÔóì ÇáÓøöÏúÑóÉó ãóÇ íóÛúÔóì 16. ãóÇ ÒóÇÛó ÇáúÈóÕóÑõ æóãóÇ ØóÛóì 17. áóÞóÏú ÑóÃóì ãöäú ÂóíóÇÊö ÑóÈøöåö ÇáúßõÈúÑóì18.
53/Necm suresinin 1-18. ayetlerinin
tefsir kitaplarındaki kısa değerlendirilmesi [5] :
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1.
Andolsun battığı zaman
yıldıza,
Bu ayette geçen necm
(yıldız, Süreyya yıldızı, gövdesi veya sapı olmayan
çimen gibi bitkiler, Kur’ân, hevâ; batmak, inmek… Birkaç şekilde
yorumlanmıştır.
1- Battığı zaman
yıldıza ant olsun.
2- Sabahleyin battığı
zaman bütün yıldızlara and olsun.
3- Parça parça nazil olan Kur’ân
bölümlerine ant olsun. İnen her bir parça birer
yıldızdır.
4- Sabahleyin battığı
zaman Süreyya’ya (Ülker, 7
takımyıldızına) ant olsun.
5- Yıldız Muhammed
as’dır. Mi’râc’dan indiği zaman Muhammed as.’a ant olsun.
2.
Sahibiniz sapmadı ve azmadı.
Dalâl: Hidayetin zıddıdır.
Yani yolu kaybetmek veya hiç yol bulamayıp şaşkın
dolaşmaktır. Ğayy: Bu da rüşdün
zıddıdır ki, aklın istikametini veya yolun doğrusunu
yitirmek mânâsınadır.
Sahibiniz, arkadaşınız Muhammed,
size bir şeyler anlatıyor. Siz O’nu iyi tanırsınız.
Aranızda yetişmiştir. Arkadaşınızdı. Yalan
söylemeyeceğini de çok iyi bilirsiniz. Sapıttı, azdı
gibi laflara gerek yok. Arkadaşınız, sapmadı ve azmadı
da.
3.
O, hevâdan konuşmaz.
Hevâ; arzu, istek, sevgidir.
O Kur'ân'ı kendi hevasından
söylemez.
O anlattıkları kendi
hevâsında uydurduğu bir şey değildir.
Kur'an'ı beyan ve izah
niteliği taşıyan sözlerinin tümü vahy
kaynaklıdır.
4.
O, yalnızca vahyolunmakta olan
bir vahiydir.
Vahy isim olarak, kitab manasına gelir.
Onun anlattıkları vahiydir.
Kur’ân’dır. Başka bir şey değildir.
5.
Onu kuvvetleri pek şiddetli olan
öğretmiştir.
Şedidu'l-Guva, kuvvetleri çok şiddetlidir.
Öğretmiştir fiilinin
öznesi üzerinde yorum yapılmıştır.
1- Allah,
2- Cebrail.
6.
O büyük bir güce sahiptir. Hemen
dosdoğru göründü.
Zümarrete; te'sir eden, nüfuz sahibi, yürekli
yani korkağın zıddı, ruhsal yapısı kuvvetli,
akıllı, güçlü, güzel, hikmet sahibi ve sağlam vücutlu demektir.
Zu mirre, sağlam, sıhhatli,
sağlam akıllı ve akıl sahibi anlamlarına gelir
İstivâ; doğruluverdi, gerçek
görüntüsü ile gözüktü, yükseldi.
1- Allah, hemen istivâ etti. .
2- Cebrail, gerçek görüntüsü ile
gözüktü.
3- Cebrail, hemen doğruluverdi.
4-.Cebrail, makamına yükseldi.
5- Muhammed, hemen doğruluverdi
6- Muhammed mi’rac ile yükseldi.
7- Allah, Arşın üzerine
istiva etti.
7.
O, en yüksek bir ufuktaydı.
Ufuk, güneşin doğduğu ve gündüzün
aydınlığının yayıldığı yerdir.
1- Cebrail gerçek görüntüsü ile
yükseğe doğru doğruldu.
2- Cebrail gerçek görüntüsü ile
sabahleyin ufuğun doğusunda gözüktü.
3- Muhammed mi’râc ile en yüksek
ufuktaydı.
4- Muhammed as, ümmetine
yaklaştı, onlara yumuşak davrandı ve onlardan biri gibi
oldu. Şefkatli davetlerle sarktı, yaklaştı
8.
Sonra yaklaştı da
aşağıya iniverdi.
1- Allah, Muhammed’e
yaklaşıp sarktı.
2- Cebrail, doğuda sadece iki
kanadıyla ufuğu kaplayan gerçek görüntüsü ile gözüktü ve
durdu. Yaklaştı. Sarktı yani tam yaklaşıncaya kadar
indi.
3- Refref, Muhammed’e
yaklaştı, sarktı ve Muhammed ona bindi.
4- Muhammed, Rabbine
yaklaştı ve secde etmek için yere sarktı.
5- Muhammed, Allah'a
yaklaştı, O'nun çekmesiyle yukarılara yükseltildi.
9.
Derken iki yay kadar veya daha
yakın oluverdi.
Kavs: yay demektir.
Kâb da yayın kabzası ile kiriş
kısmı olan iki köşe aralığına denir ki bir
yayda iki kâb mevcuttur.
Kavs, uzaklık ölçü birimi. Kavs, bir zir’a
uzaklık.
1- Allah, Muhammed as.’a iki yay kadar
yaklaştı.
2- Cebrail, Muhammed as.’a iki yay
kadar yaklaştı. Onu kendine cezp etti.
10. Hemen kuluna
vahyettiğini vahyetti.
Abdihi, kuluna demektir.
Vahyetti fiilinin öznesi kimdir?
Kime vahyetti.
1- Allah, kulu Cebrail’e vahyetti.
2- Allah, kulu Muhammd’e vahyetti.
3- Cebrail, Allah’ın kulu
Muhammd’e vahyetti.
4- Cebrail, Muhammed'e, Allah'ın
kendisine vahyettiği o şeyi vahyetti.
Vahyedilen nedir?
1. Vahyedilen şey, namaz emridir.
2. Bu, "Peygamberlerden hiçbiri,
senden önce, ümmetleri de senin ümmetinden önce, cennete
giremeyecekler" hükmüdür.
3. Cebrail'in getirdiği
vahyettiği her şeydir.
4. Bakara suresinin son iki ayeti.
5- Muhammed ümmeti arasından
Allah'a ortak koşmayan kimselere, kişiyi cehenneme götüren
büyük günahlar bağışlandı
11. Gördüğü
şeyi kalbi tekzîp etmedi.
Gören kimdir? Gören,
Muhammed as’dır.
Mııhammed’in kalbi Miraç
gecesi gördüklerini yalanlamadı.
Görülen Nedir?
1-
Gördüğü Allah’tır.
2-
Gördüğü Cebrail, görülmemiş güzellikte gerçek
görüntüsünü gördü.
3-
Gördüğü diğer ilginç ilahî ayet ve mu'cizelerdir.
12. Yine de siz,
gördüğü üzerinde onunla tartışacak mısınız?
Siz bu konuyu tartışarak,
onu şüphe ve tereddüte mi düşürmek istiyorsunuz? Onun, kalbiyle
tasdik ettiğini yalanlamasını mı İstiyorsunuz?
13. Andolsun ki,
O'nu diğer bir inişinde de gördü.
Gören Muhammed as.’dır.
Görülen kimdir?
1- Allah Tealâ’dır. O
Allah'ı, diğer bir defa da gördü.
2- Cebrail’dir. Muhammed as. ikinci
inişinde Cebrail'i gerçek görüntüsünde gördü.
3- Cebrail’dir. Muhammed as. ikinci
inişinde Cebrail'i Mekke’de Ecyâd (Ciyâd) tepesinde gördü. Diğer
zamanlarda yanına insan görüntüsünde geliyordu.
14. Sidretü'l
Müntehâ'nın yanında.
Sidre, bir ağaç adıdır.
Münteha ise, son noktada bulunan demektir.
Sidra, üzerinde sedir
ağacının meyvesine benzeyen meyveler bulunduğu halde,
yedinci kat gökte olan bir ağaçtır. Bunun semanın
altıncı katında olduğu da ileri sürülmüştür.
Binekli insan onun dallarından
birinin gölgesinde yüz sene yol alır. Yahut gölgesinde yüz yolcu
gölgelenir. İçinde altın kelebekler uçuşur. Sanki meyveleri
Hecer testisi gibi idi.
Muhammed as. Cebrail'i veya
başkasını, Sidratü'l-Müntehâ yakınında gördü.
Rasulullah Miraç gecesinde Sidretü’l
Münteha'ya kadar götürüldü. Sidretü’l Münteha yedinci semadadır.
Arzdan yükseltilenler en son oraya kadar yükselir, oradan kabzolunur; Onun
üstünden inenler, en son oraya kadar iner, oradan kabzolunur.
Oraya niçin Sidretu'l-Münteha
denilmiştir? Görüşler:
1.
Üstünden inen her şey oraya kadar ulaşır ve oraya
ulaşan da oradan tekrar yükselir.
2.
Peygamberlerin bilgisi orada son bulur. Ötesini bilmezler.
3. Ameller
oraya kadar ulaşır ve oradan alınır
4. Melekler
ve peygamberler oraya kadar ulaşır ve orada dururlar.
5.
Şehitlerin ruhlarının ulaştıkları son
noktanın orası olusundan.
6.
Müminlerin ruhları en son oraya ulaşır.
7. Muhammed
as'ın sünneti üzere gidenler en son oraya kadar ulaşır
8. Bütün
mahlûkatın bilgisinin ulaştığı en son nokta
orasıdır
9. Buraya
yükseltilenin artık şeref ve değeri en ileri dereceye
varmış olmasından dolayıdır.
10- Tûbâ
Ağacı'dır
15. Onun
yanında ise Cennetü'l Me'vâ bulunmaktadır.
Me'vâ, barınılacak, oturulacak
yer anlamına gelir.
Cennetu'l-Me'vâ, barınılacak
cennettir.
Cennetu'l-Me'vâ, hangi cennet
olduğu hususunda ihtilaf edilmiştir.
1- Muttakilere va'dolunan cennet
olduğu,
2- Şehitlerin
ruhlarının bulunduğu bir başka cennet olduğu,
3- Meleklere âit bir cennet
olduğu,
4- Müminlerin ruhlarının
buraya sığınmasıdır
16. O vakit,
Sidre'yi bürüyen bürüyordu.
Yağşâ; örtüyor, bürüyor. Sidre'yi bürüyen şey nedir?
1. Bunlar, altından olan kelebek
veya çekirgelerdir.
2.
Adeta kuşlar gibi olan melekler bürümüştürler.
3.
Allah'ın nurları.. Musa hadisesinde olduğu gibi nurları,
zuhur etti..
4.
Kapalı ve müphemdir ve tazim ifade eder.
17. Göz
kayıp-şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.
Muhammed as. çok tahammül sahibiydi.
Orada tecelli eden olaylar, onun gözlerini kamaştırmadı.
Kendisini rahatsız etmedi, Dikkati dağılmadı. Sakin bir
şekilde müşahede etmeye devam etti.
Göz,
Muhammed as.’ın gözü ise;
Muhammed
as’ın gözü meyletmedi, başka yana kaymadı.
Sidre'yi
bürüyen şeyin, altın kelebekler ve çekirgeler ise;
Muhammed
as’ın buna iltifat etmedi, bununla meşgul olmadı.
Bakışlarını
esas maksadı olan şeyden kesmedi.
Eğer
Sidre'yi bürüyen Allah'ın nurları ise; iki izah yapılabilir:
1, Muhammed as. sağa ve sola dönmeden, hep
o nurlara baktı
2. O göz, o nurdan ötürü kaymadı. Bundan başka bir
şey istemedi.
18. Andolsun, o,
Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.
O Rabbinin âyetlerinden en büyük
olanı görmüştür.
İsrâ gecesinde, gidişinde ve
dönüşünde gördüklerdir.
En büyük âyetler nelerdir?
1- Cebrail’in 600 yüz kanatlı
aslî suretini gördü. ,
2-.Allah’ın nurunu gördü.
3- Sidre'yi bürüyenleri gördü.
4- Mi’râc’ı gördü.
5- Cebrail ile yaygı biçimindeki
refref binitini gördü
6- Cennetten gelmiş yeşil
bir refref gördü ki ufku kapatmıştı.
7- Ufukları kaplayan yeşil
bir cennet perdesini gördü.
8-.Bilemediğimiz ve
sayılamayacak kadar başka âyetleri gördü
Hadislerle
İsrâ ve Mi’râc olayı
Hadis
kitabları, İsrâ ve Mi’râc olayını anlatan pekçok hadislere
yer vermektedir. Bu hadisler; konu, metin ve senet bakımından birçok
değerlendirmeye tabi tutularak birbirine benzer, yakın ve zıt
izahlar ileri sürülmüştür. İleri sürülen bu kanaatlerin
önemlilerine değindik. Metin ya da senet bakımından çok
zayıf veya şiddetli tenkide uğramış konulara pek değinmdik.
Bunun yanında farkına varamadığımız önemli
konuların noksanlığı bizim zaafımızdır.
İsrâ
ve Mi’râc olayını anlatan pek çok hadisler mevcuttur.[6] Biz, konumuza temel olarak (Sahîh,
Müslim c.1, s.103 hadis no: 434) hadisi aldık.
Metin:
ÃóÎúÈóÑóäóÇ ÚóÈúÏõ ÇáúæóÇÍöÏö Èúäõ ÃóÍúãóÏó ÇáúãóáöíÍöíøõ
¡ ÃóÎúÈóÑóäóÇ ÃóÍúãóÏõ Èúäõ ÚóÈúÏö Çááøóåö ÇáäøõÚóíúãöíøõ ¡ ÃóÎúÈóÑóäóÇ
ãõÍóãøóÏõ Èúäõ íõæÓõÝó ¡ ÍóÏøóËóäóÇ ãõÍóãøóÏõ Èúäõ ÅöÓúãóÇÚöíáó ¡ ÍóÏøóËóäóÇ
åóãøóÇãõ Èúäõ íóÍúíóì ¡ ÍóÏøóËóäóÇ ÞóÊóÇÏóÉõ ¡ Úóäú ÃóäóÓö Èúäö ãóÇáößò ¡ Úóäú
ãóÇáößö Èúäö ÕóÚúÕóÚóÉó ¡ Ãóäøó äóÈöíøó Çááøóåö Õóáøóì Çááøóåõ Úóáóíúåö
æóÓóáøóãó ÍóÏøóËóåõãú Úóäú áóíúáóÉö ÃõÓúÑöíó Èöåö ¡ ÞóÇáó : ÈóíúäóãóÇ ÃóäóÇ Ýöí
ÇáúÍóØöíãö æóÑõÈøóãóÇ ÞóÇáó Ýöí ÇáúÍöÌúÑö ãõÖúØóÌöÚðÇ ÅöÐú ÃóÊóÇäöí ÂÊò ¡
ÝóÞóÏú ÞóÇáó : æóÓóãöÚúÊõåõ íóÞõæáõ : ÝóÔóÞøó ãóÇ Èóíúäó åóÐöåö Åöáóì åóÐöåö ¡
ÝóÞõáúÊõ áöáúÌóÇÑõæÏö ¡ æóåõæó Åöáóì ÌóäúÈöí : ãóÇ íóÚúäöí Èöåö ¿ ÞóÇáó : ãöäú
ËõÛúÑóÉö äóÍúÑöåö Åöáóì ÔöÚúÑóÊöåö ¡ æóÓóãöÚúÊõåõ íóÞõæáõ : ãöäú ÞóÕøöåö Åöáóì
ÔöÚúÑóÊöåö ¡ ÝóÇÓúÊóÎúÑóÌó ÞóáúÈöí ¡ Ëõãøó ÃõÊöíÊõ ÈöØóÓúÊò ãöäú ÐóåóÈò
ãóãúáõæÁò ÅöíãóÇäðÇ ¡ ÝóÛõÓöáó ÞóáúÈöí ¡ Ëõãøó ÍõÔöíó ¡ Ëõãøó ÃõÚöíÏó ¡ Ëõãøó
ÃõÊöíÊõ ÈöÏóÇÈøóÉò Ïõæäó ÇáúÈóÛúáö æóÝóæúÞó ÇáúÍöãóÇÑö ÃóÈúíóÖó ¡ ÝóÞóÇáó áóåõ
ÇáúÌóÇÑõæÏõ : åõæó ÇáúÈõÑóÇÞõ íóÇ ÃóÈóÇ ÍóãúÒóÉó ¿ ÞóÇáó ÃóäóÓñ : äóÚóãú ¡
íÖóÚõ ÎóØúæóåõ ÚöäúÏó ÃóÞúÕóì ØóÑúÝöåö ¡ ÝóÍõãöáúÊõ Úóáóíúåö ¡ ÝóÇäúØóáóÞó Èöí
ÌöÈúÑöíáõ ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáÏøõäúíóÇ ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú
åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó ÌöÈúÑöíáõ : Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó :
æóÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ Þöíáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ÝóäöÚúãó
ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ ÝöíåóÇ ÂÏóãõ ¡
ÝóÞóÇáó : åóÐóÇ ÃóÈõæßó ÂÏóãõ ¡ ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ¡
ÝóÑóÏøó ÇáÓøóáÇãó ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÇÈúäö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö
ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí
ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáËøóÇäöíóÉó ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿
ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : æóÞóÏú
ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ Þöíáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó
ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ÅöÐóÇ íóÍúíóì æóÚöíÓóì ¡
æóåõãóÇ ÇÈúäóÇ ÎóÇáóÉò ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ íóÍúíóì æóÚöíÓóì ¡ ÝóÓóáøöãú ÚóáóíúåöãóÇ
¡ ÝóÓóáøöãúÊõ ¡ ÝóÑóÏøóÇ ¡ Ëõãøó ÞóÇáÇ : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö ÇáÕøóÇáöÍö ¡
æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí Åöáóì ÇáÓøóãóÇÁö ÇáËøóÇáöËóÉö ¡
ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó
¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : æóÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ Þöíáó
: ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ
ÅöÐóÇ íõæÓõÝõ ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ íõæÓõÝõ ¡ ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ
Úóáóíúåö ¡ ÝóÑóÏøó ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö
ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáÑøóÇÈöÚóÉó ¡
ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó
¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : ÃóæóÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡
Þöíáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ
ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ ÅöÏúÑöíÓõ ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ ÅöÏúÑöíÓõ ¡ ÝóÓóáøóãú Úóáóíúåö ¡
ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ¡ ÝóÑÏøó ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö ÇáÕøóÇáöÍ
æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáúÎóÇãöÓóÉó
¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : ãóäú ãóÚóßó
¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : æóÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ Þöíáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡
ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ åóÇÑõæäõ ¡
ÞóÇáó : åóÐóÇ åóÇÑõæäõ ¡ ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ÝóÑóÏøó ¡ Ëõãøó
ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó
Èöí ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáÓøóÇÏöÓóÉó ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿
ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : ÞóÏú
ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó
ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ ãõæÓóì ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ ãõæÓóì ¡
ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö
ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ ÝóáóãøóÇ ÊóÌóÇæóÒúÊõ ¡ Èóßóì ¡ Þöíáó
áóåõ : ãóÇ íõÈúßöíßó ¿ ÞóÇáó : ÃóÈúßöí áÃóäøó ÛõáÇãðÇ ÈõÚöËó ÈóÚúÏöí íóÏúÎõáõ
ÇáúÌóäøóÉó ãöäú ÃõãøóÊöåö ÃóßúËóÑõ ãöãøóäú íóÏúÎõáõåóÇ ãöäú ÃõãøóÊöí ¡ Ëõãøó
ÕóÚöÏó Èöí ÇáÓøóãóÇÁó ÇáÓøóÇÈöÚóÉó ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : ãóäú
åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó :
æóÞóÏú ÈõÚöËó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó
ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ ÅöÈúÑóÇåöíãõ ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ
ÃóÈõæßó ÅöÈúÑóÇåöíãõ ¡ ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ¡ ÝóÑóÏøó
ÇáÓøóáÇãó ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÇÈúäö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö
ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÑõÝöÚúÊõ Åöáóì ÓöÏúÑóÉö ÇáúãõäúÊóåóì ¡ ÝóÅöÐóÇ äóÈöÞõåóÇ
ãöËúáõ ÞöáÇáö åóÌóÑó ¡ æóÅöÐóÇ æóÑóÞõåóÇ ãöËúáõ ÂÐóÇäö ÇáúÝöíóáóÉö ¡ ÞóÇáó :
åóÐóÇ ÓöÏúÑóÉõ ÇáúãõäúÊóåóì ¡ æóÅöÐóÇ ÃóÑúÈóÚóÉõ ÃóäúåóÇÑò : äóåúÑóÇäö
ÈóÇØöäóÇäö ¡ æóäóåúÑóÇäö ÙóÇåöÑóÇäöö ¡ ÝóÞõáúÊõ : ãóÇ åóÐóÇäö íóÇ
ÌöÈúÑöíáõ ¿ ÞóÇáó : ÃóãøóÇ ÇáúÈóÇØöäóÇäö ¡ ÝóäúåúÑóÇäö Ýöí ÇáúÌóäøóÉö ¡
æóÃóãøóÇ ÇáÙøóÇåöÑóÇäö ¡ ÝóÇáäøöíáõ æóÇáúÝõÑóÇÊõ ¡ Ëõãøó ÑõÝöÚó áöí ÈóíúÊõ
ÇáúãóÚúãõæÑö ¡ Ëõãøó ÃõÊöíÊõ ÈöÅöäóÇÁò ãöäú ÎóãúÑò ¡ æóÅöäóÇÁò ãöäú áóÈóäò ¡
æóÅöäóÇÁò ãöäú ÚóÓóáò ¡ ÝóÃóÎóÐúÊõ ÇááøóÈóäó ¡ ÝóÞóÇáó : åöíó ÇáúÝöØúÑóÉõ
ÃóäúÊó ÚóáóíúåóÇ æóÃõãøóÊõßó ¡ Ëõãøó ÝõÑöÖóÊú Úóáóíøó ÇáÕøóáÇÉõ ÎóãúÓöíäó
ÕóáÇÉð ßõáøó íóæúãò ¡ ÝóÑóÌöÚúÊõ ¡ ÝóãóÑóÑúÊõ Úóáóì ãõæÓóì ¡ ÝóÞóÇáó : Èöãó
ÃõãöÑúÊó ¿ ÞóÇáó : ÃõãöÑúÊõ ÈöÎóãúÓöíäó ÕóáÇÉò ßõáøó íóæúãò ÞóÇáó : Åöäøó
ÃõãøóÊóßó áÇ ÊóÓúÊóØöíÚõ ÎóãúÓöíäó ÕóáÇÉð ßõáøó íóæúãò ¡ æóÅöäøöí æóÇááøóåö
áóÞóÏú ÌóÑøóÈúÊõ ÇáäøóÇÓó ÞóÈúáóßó ¡ æóÚóÇáóÌúÊõ Èóäöí ÅöÓúÑóÇÆöíáó ÃóÔóÏøó
ÇáúãõÚóÇáóÌóÉö ¡ ÝóÇÑúÌöÚú Åöáóì ÑóÈøößó ¡ ÝóÓóáúåõ ÇáÊøóÎúÝöíÝó áÃõãøóÊößó ¡
ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóæóÖóÚó Úóäøöí ÚóÔúÑðÇ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ Åöáóì ãõæÓóì ¡ ÝóÞóÇáó
ãöËúáóåõ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóæóÖóÚó Úóäøöí ÚóÔúÑðÇ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ Åöáóì ãõæÓóì ¡
ÝóÞóÇáó ãöËúáóåõ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóæóÖóÚó Úóäøöí ÚóÔúÑðÇ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ Åöáóì
ãõæÓóì ¡ ÝóÞóÇáó ãöËúáóåõ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóÃõãöÑúÊõ ÈöÚóÔúÑö ÕóáóæóÇÊò ßõáøó
íóæúãò ¡ ÝóÞóÇáó ãöËúáóåõ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóÃõãöÑúÊõ ÈöÎóãúÓö ÕóáóæóÇÊò ßõáøó
íóæúãò ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ Åöáóì ãõæÓóì ¡ ÝóÞóÇáó : Èöãó ÃõãöÑúÊó ¿ ÞõáúÊõ : ÃõãöÑúÊõ
ÈöÎóãúÓö ÕóáóæóÇÊò ßõáøó íóæúãò ¡ ÞóÇáó : Åöäøó ÃãøóÊóßó áÇ ÊóÓúÊóØöíÚõ ÎóãúÓó
ÕóáóæóÇÊò ßõáøó íóæúãò ¡ æóÅäøöí ÞóÏú ÌóÑøóÈúÊõ ÇáäøóÇÓó ÞóÈúáóßó ¡ æóÚóÇáóÌúÊõ
Èóäöí ÅÓúÑóÇÆöíáó ÃóÔóÏøó ÇáúãõÚõÇáóÌóÉö ¡ ÝóÇÑúÌöÚú Åöáóì ÑóÈøößó ¡ ÝóÓóáúåõ
ÇáÊøóÎúÝöíÝó áÃõãøóÊößó ¡ ÞóÇáó : ÓóÃóáúÊõ ÑóÈøöí ÍóÊøóì ÇÓúÊóÍúíóíúÊõ ¡
æóáóßöäøöí ÃóÑúÖóì æóÃõÓóáøöãõ ¡ ÞóÇáó : ÝóáóãøóÇ ÌóÇæóÒúÊõ äóÇÏóíó ãõäóÇÏò
: ÃóãúÖóíúÊõ ÝóÑöíÖóÊöí ¡ æóÎóÝøóÝúÊõ Úóäú ÚöÈóÇÏöí åÐÇ ÍÏíË ãÊÝÞ Úáì ÕÍÊå ¡
æÃÎÑÌå ãÓáã
Hadisin
tercemesi:
Bir kere ben
Hatîm`de[7] (veya) Hicir’de[8] yatmış (Beyt’in
yanında uyurla uyanık arası) bulunuyordum[9]). (O, Mescîdu’l Harâm’da kendisine
vahiy gelmeden önce[10]) (Gerçekten Muhammedi öldürüldü,
dediler.[11]) (Ben Mekke’deyken evimin tavanı
yarıldı. Cibril iniverdi.[12]) Bu sırada bana gelen Cibrîl
geldi de (göğsümü) yardı. -Râvî Katâde Enes İbn-i Mâlik`in:
"Şuradan şuraya kadar yardı" dediğini[13] işittim, demiştir ki, râvî
bu işaret olunan mahallin boğaz çukurundan kıl bittiği yere
kadar yani ön mahalli olduğunu bildirmiştir- ve kalbimi
çıkardı[14]. Sonra içi îmân dolu bir
altın[15] tas getirildi. Kalbim de
yıkandıktan sonra içine îmân dolduruldu. Sonra eski hâline iâde
olundu. (Burak getirildi[16]) Daha sonra katırdan küçük ve
merkepten büyük beyaz bir binit getirildi. Bembeyazdı. Râvî (Enes
İbn-i Mâlik):
— Bunun
adı Burak`tır ki o, gözünün görebildiği en uzak
yerin bitimine kadar adımını atardı,[17] demişti.
— Ben bunun
üzerine bindirildim. Cibrîl de benimle (yola) koyuldu (Beytu’l Mukaddes’e
geldim[18]) (O Burak’ı halkaya
bağladım[19]) (Musa’ya uğradım o
Kabrinde namaz kılıyordu.[20]) (Mescid’e girdim. İçinde namaz
kıldım.[21]) (…Sen fıratı tercih ettin[22]…) Nihâyet dünyâ semâsına[23] vardı. Açılmasını
istedi.(Kapılardan birini çaldı.[24])
— Bu kim?
denildi.
— Cibrîl,
dedi.
—
Yanındaki kimdir? denildi.
— Muhammed,
dedi.
— Ona
gönderildi mi? diye soruldu.
— Evet,
dedi.
— Ona
Merhabâ. Bu gelen kişi ne güzel yolcu? Denildi ve açıldı. Karşımda
Âdem’le[25] karşılaştım. (Cibrîl)
bana:
— Bu senin
baban Âdem`dir. Ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. Âdem
selâmımı aldı. Sonra:
— Merhabâ,
salih oğlum, sâlih Nebi, dedi.
Sonra
yukarı yükseldi. Tâ ikinci semâya geldi. Açılmasını istedi:
— Kim o?
denildi.
— Cibrîl,
dedi.
—
Yanındaki kimdir? Denildi
— Muhammed!
diye cevap verdi.
— Ya! Ona
gönderildi mi? denildi.
— Evet,
dedi.
— Merhabâ
gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel, denildi. Ve hemen açıldı.
Ben ikinci semâya varınca orada Yahyâ ve Îsâ ile
karşılaştım. Yahyâ ile Îsâ teyze
oğullarıdır.
— Bu Yahyâ
ve Îsâ`dır; bunlara selâm ver, dedi. Ben de onlara selâm verdim.
İkisi de selâmımı aldılar. Sonra:
— Merhabâ
sâlih kardeş, sâlih Nebi, dediler. Sonra benimle üçüncü semâya yükseldi.
Açılmasını istedi.
— Kim o!
denildi.
— Cibrîl`im!
dedi.
—
Yanındaki kimdir? denildi.
— Muhammed!
dedi.
— Ya ona
gönderildi mi? denildi.
— Evet,
dedi.
— Merhabâ
gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen
açıldı. Ben üçüncü semâya vardığımda Yûsuf ile
karşılaştım.
— Bu
gördüğün Yûsuf`tur; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. O da
selamımı aldı. Sonra:
— Merhabâ
sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi. Sonra benimle yükseldi. Tâ dördüncü
semâya vardı.
Açılmasını
istedi.
— Kim o!
denildi.
— Cibrîl,
dedi.
— Yanındaki
kimdir? denildi.
— Muhammed!
dedi.
— Ya ona
gönderildi mi? denildi.
— Evet,
dedi.
— Merhabâ
gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen
açıldı. Ben vardığımda İdrîs ile
karşılaştım.
— Bu
gördüğün İdrîs’tir; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. O
da selamımı aldı. Sonra:
— Merhabâ
sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi. Sonra benimle yükseldi. Tâ beşinci
semâya vardı. Açılmasını istedi.[26]
— Kim o!
denildi.
— Cibrîl,
dedi.
—
Yanındaki kimdir? denildi.
— Muhammed!
dedi.
— Ya ona
gönderildi mi? denildi.
— Evet,
dedi.
— Merhabâ
gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen
açıldı. Ben vardığımda Hârûn ile
karşılaştım.
— Bu
gördüğün Hârûn’dur; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. O da
selamımı aldı. Sonra:
— Merhabâ
sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi. Sonra benimle yükseldi. Tâ
altıncı semâya vardı. Açılmasını istedi.
— Kim o!
denildi.
— Cibrîl,
dedi.
—
Yanındaki kimdir? denildi.
— Muhammed!
dedi.
— Ya ona
gönderildi mi? denildi.
— Evet,
dedi.
— Merhabâ
gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen
açıldı. Ben vardığımda Mûsâ ile
karşılaştım.
— Bu
gördüğün Hârûn’dur; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. O da
selamımı aldı. Sonra:
— Merhabâ
sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi. Ondan ayrıldığımda
ağladı da:[27]
— Benden
sonra bir delikanlı gönderildi. Onun ümmetinden cennete gireceklerin
sayısı ümmetimden fazladır, dedi.
Sonra
benimle yükseldi. Tâ yedinci semâya vardı. Açılmasını
istedi.
— Kim o!
denildi.
— Cibrîl,
dedi.
—
Yanındaki kimdir? denildi.
— Muhammed!
dedi.
— Ya ona
gönderildi mi? denildi.
— Evet,
dedi.
— Merhabâ
gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen
açıldı. Ben vardığımda İbrahîm ile
karşılaştım.
— Bu
gördüğün baban İbrahîm’dir; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm
verdim. O da selamımı aldı. Sonra:
— Merhabâ
sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi.
Ondan sonra
Sidretu’l Münteha’ya[28] yükseltildim. Baktım ki
meyveleri Hecer testileri gibi iri.[29] Yaprakları da filkulakları
gibi. (Orada kalemlerin cızırtılarını duyuyordum.[30]) (Cibril):
—
İşte bu Sidretu’l Münteha’dır, dedi. Baktım ki içinde iki,
dışında iki olmak üzere tam dört nehir. Bunun üzerine:
— Şu
ikisi de neyin nesidir? diye Cibril’e sordum.
— Şu
içinde akan iki nehir Cennet nehirleridir. Dışındaki iki nehir
de birisi Nîl diğeri de Fırât’tır,[31] dedi. Sonra benimle Beytu’l
Ma’mûr’a [32] yükseldi. Oraya her gün 70.000 melek
giriyor. Sonra bana bir kapta şarap, bir kapta süt, bir kapta da bal [33] sunuldu. Ben de süt olanı
aldım. (Cibril bana):
— O, senin
ve ümmetinin üzerinde olduğu fıtrattır, dedi. Sonra her gün
elli (vakit)[34] namaz farz kılındı. Geri
dönerken Mûsâ’ya uğradığımda:
Ne ile
emredildin, dedi.
— (Rabbin
ümmetine neyi farz kıldı?)[35]
— Her gün elli (vakit)
namazla emrolundum. (Bana):
— Senin ümmetin her
gün elli namaza dayanamaz.[36] Vallahi ben senden önce
insanlara bunu tecrübe ettim. Benî İsrâil’e en şiddetli şekilde
uyguladım. Rabbine geri dön[37] de ümmetine hafifletmesini iste.
Müracaat ettim. Benden onunu geri aldı. Musa’ya geri döndüm.
Aynısını söyledi. Müracaat ettim. Benden onunu geri
aldı. Musa’ya geri döndüm. Aynısını söyledi.
Müracaat ettim. Benden onunu geri aldı. Musa’ya geri döndüm.
Aynısını söyledi. Müracaat ettim. Her gün 10’la emrolundum
da Musa’ya geri döndüm. Aynısını söyledi. Müracaat
ettim. Her gün beş (vakit) namazla emrolundum. Musa’ya geri
döndüğümde:
— Ne ile emrolundun, dedi. Ben de:
— Her gün beş (vakit) namazla
emrolundum, [38] dedim.
— Senin ümmetin her gün
beş namaza dayanamaz. Vallahi ben senden önce insanlara bunu tecrübe
ettim. Beni İsrâil’e en şiddetli şekilde uyguladım. Rabbine
geri dön de ümmetine hafifletmesini iste dedi. :
— Rabbimden
(isteyeceğim kadar) istedim artık utanır oldum.[39] Artık buna razıyım.
(Oradan) ayrılırken bir seslenin nidası [40] (şöyleydi):
—
Kullarımdan hafiflettim. Farzımı da yürürlüğe koydum.
İlave
ifadeler
(Bu nedir ey
Cibril? Bu Kevser…[41]) (Uyandığında
Mescîdu’l Harâm’daydı.[42]) (Bismillah diyerek in, dedi.
Uyandığında Mescîdu’l Harâm’daydı.[43]) (Allah beytu’l Mukaddes’i bana
tecelli ettirdi.[44]) Bir topluluğa
uğradım. ….[45])
(…Allah’ın Resulüne 3 şey verildi: Beş vakit namaz,
Bakara suresinin sonları, şirk koşmaksızın…[46])
(…Fatiha suresi ve Bakara suresinin sonları….[47]) (Bu Fırat ve Nil’in
başlangıç yeridir[48]) (inciden köşk[49])
(iki yay…[50])
Rabbini
gördün mü? Bir nurdur, onu nasıl görebilirim.[51]
Yolda
giderken Musa’ya uğradım. O mezarında namaz kılıyordu.[52]
Bir
topluluğa uğradım. Tırnaklarıyla… namuslarında da[53]…
Cibril’i
Sidre’nin yanında gördüm[54]…
…Onlar zina
eden kadınlardır. Çocuklarını da
öldürüyorlardı.[55]
Cebrail’i
kendi aslî suretinde gördü.[56]
Resulullah
Cibril’i güzel bir yaygı/örtü üzerinde gördü[57]…
Allah kendi
nuruyla tecelli etmiştir[58]…
Allah bana
Beytu’l Mukaddes’te tecelli etti.[59]
…Tadı
değişmeyen sütten nehirler.[60]
Kalabalık
Resulullah’ın Beytu’l Makdis’i tanımlaması doğrudur, dediler.[61]
Başlarını
taşla parçalayan bir topluluğa[62]…
…Mahsullerini
hasat ediyorlardı. Aynı gün tekrar[63]…
…Öküz
içinde çıktığı küçük deliğe tekrar girmek istiyordu.
Buna gücü yetmiyordu[64]…
…İn
namaz kıl. İndim namaz kıldım.[65]
Hazırlayan:
Şadi KUL
Emekli Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni
Bu yazının esas adresi:
[1]
17/İsrâ: 1
[2] Kudüs şehrinin eski ismi
İliyâe idi. İliyâe şehrine Kudüs ismini Müslümanlar
vermiştir.
1.
et-Tezhîbu Sîretu İbnu Hişâm c.1, s.115
2.
Sîretu İbni Kesîr, c.2, s.94
3.
El-Kâmil fi’t Târîh İbnu’l Esîr, c.1, s.427
4.
Târîhu’t Taberî, c.2, s.450
5.
El-Mu’cemu’l Vasît Îliyâe maddesi
6.
Lisânu’l Arab, İbnu Menzûr, Eyle maddesi
[3] Úóäú ÃóÈöí
ÐóÑøò ÞóÇáó ÓóÃóáúÊõ ÑóÓõæáó Çááøóåö Õóáøóì Çááøóåõ Úóáóíúåö æóÓóáøóãó Ãóíøõ
ãóÓúÌöÏò æõÖöÚó Ýöí ÇáúÃóÑúÖö Ãóæøóáõ ÞóÇáó ÇáúãóÓúÌöÏõ ÇáúÍóÑóÇãõ ÞõáúÊõ Ëõãøó
Ãóíøñ ÞóÇáó Ëõãøó ÇáúãóÓúÌöÏõ ÇáúÃóÞúÕóì ÞõáúÊõ ßóãú ÈóíúäóåõãóÇ ÞóÇáó
ÃóÑúÈóÚõæäó ÓóäóÉð
1.
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s.1260 hadis no: 3243
2.
Sahîh,
Müslim c.2, s.63 hadis no: 1189
3.
Sahîh,
Müslim c.2, s.63 hadis no: 1190
4.
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.35, s.261 hadis no: 21333
5.
es
Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s.377 hadis no: 11281
6.
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c. 38, s.362 hadis no: 41684
7.
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.5, hadis no: 3682
8.
Müsned,
Hamîdî c.1, s.74 hadis no: 134
9.
Musannef,
İbnu Ebî Şeybe, c.7 s.265 hadis no:35932
10.
Musannef,
Abdurrezzâk, c.1 s.403 hadis no:1578
11.
Ahbâru
Mekke, Ezrrakî, c.2 s.288 hadis no:658
[4] áÇ ÊÚúãóáõ ÇáãØöíøõ ÅáÇ Åáì ËáÇËÉ ãÓÇÌÏ
: Åáì ÇáãÓÌÏ ÇáÍÑÇã ¡ æÅáì ãÓÌÏí åÐÇ ¡ æÅáì ãÓÌÏ ÅíáíÇÁ ¡ Ãæ ÈíÊ ÇáãÞÏÓ ¡ íÔß
1.
Muvatta, Mâlik c.2. s.151 hadis no:
364
2.
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.38, s.267
hadis no: 23848
3.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.9, hadis no: 6874
4.
Sahîh, İbnu Hibbân c.7, s.7
hadis no: 2772
[5] Faydalanılan tefsirler:
1.
Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir
Mefâtihu’l-Gayb,
2.
Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an,
3.
Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir,
4.
Ebu'l-Ala Mevdudî, Tefhimu'l-Kur'an,
5.
İzzet Derveze,
et-tefsiru’l-hadis,
6.
M.Hamdi Yazır, Kuran-ı
Kerim (sadeleştirilmiş) Tefsiri,
7.
Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi,
Furkan Tefsiri,
8.
Muhammed Ali Es-Sabuni,
Safvetü’t-Tefasir,
9.
Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi,
Taberi Tefsiri,
10.
Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı
Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri,
11.
Seyyid Kutub, Fî Zilâli’l Kur’ân,
12.
İbnu Kesîr, Tefsîru’l Kur’âni’l
Azîm,
13.
Prof. Dr. H.Karaman, Prof. Dr.
M.Çağrıcı, Prof. Dr. İ.K.Dönmez, Prof. Dr.
S.Gümüş, Kur’an Yolu.
[6] İsrâ ve Mi’râc
olayını aynı veya birbirine yakın ifadelerle anlatan
hadislerin kaynaklarından bazıları:
1-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.38, s.13 hadis no: 40979
2-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
3-
Mu’cemu’l
Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269
4-
Musannef,
İbnu Ebî Şeybe c.7 s.333 hadis no: 36570
5-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s.374 hadis no: 17835
6-
Müsned,
Ebu Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499
7-
Müsned,
Hâris-Heytemî c.1, s.170 hadis no: 27
8-
Sahîh,
Buhârî c.3, s.1418 hadis no: 3674
9-
Sahîh,
İbni Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
10-
Sahîh,
Müslim c.1, s.103 hadis no: 434
11-
Sünen,
Tirmizî c.5, s.422 hadis no: 3346
12-
Sünenu’s
Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192
13-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s.495 Bâbu’l Mi’râc.
14-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c.6, s.265 hadis no: 2764
[7] ÃäÇ Ýí ÇáÍØíã
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1418 hadis no: 3674
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s.374 hadis no: 17835
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869
4-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.38, s13 hadis no: 40979
5-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.41, s.300 hadis no: 44973
6-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 44973
7-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s491
8-
el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s270 hadis no: 16269
9-
Sahîhu
İbni Hibbân c.1, s236 hadis no: 48
10-
Sahîhu
İbni Hibbân c.1, s242 hadis no: 50
[8] ÞÇá Ýí ÇáÍÌÑ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.22, s165
3-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
4-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s491
5-
el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s270 hadis no: 16269
6-
Sahîhu
İbni Hibbân c.1, s236 hadis no: 48
[9] æÇáíÞÙÇä
1-
Sünen,
Tirmizî C5. s.422 hadis no: 3346
2-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1143 hadis no: 3035
3-
Sahîh,
Müslim c.1, s103 hadis no: 434
4-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s370 hadis no: 17833
5-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s373 hadis no: 17834
6-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s380 hadis no: 17838
7-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s380 hadis no: 17836
8-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.36, s437 hadis no: 22124
9-
es
Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s138
10-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc. 6, s265 hadis no: 2764
11-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc. 6, s266 hadis no: 2765
12-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c. 11, s154
13-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c. 38, s58
14-
el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.7, s92 hadis no: 6490
15-
el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.7, s92 hadis no: 6490
16-
el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s270 hadis no: 16269
17-
el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.20, s132 hadis no: 17027
18-
es
Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s391 hadis no: 1706
19-
es
Sunenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s138 hadis no: 313
20-
Sahîh,
İbnu Huzeyme c.1, s153 hadis no: 301
21-
Musannef
Abdu’r Rezzâk c.1, s158 hadis no: 609
22-
es
Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s214 hadis no: 192
23-
es
Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s391
24-
Ahbâru
Mekke, Fâkihî c.3, s136 hadis no: 1016
[10] ÞÈá Ãä íæÍì Åáíå æåæ äÇÆã Ýí ÇáãÓÌÏ
ÇáÍÑÇã
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1308 hadis no: 3377
2-
Sahîhu’l
Buhârî c.6, s2730 hadis no: 7079
3-
Sahîh,
Müslim c1, s102 hadis no: 432
4-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c6 s262 hadisno: 2761
5-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867
6-
es Sunenu’l
Kubrâ, Beyhakî c.7, s.62 hadis no: 13165
7-
Ahbâru
Mekke, Fâkihî c.3, s.334 hadis no: 1190
[11] ÝóÞóÇáõæÇ Åöäøó ãõÍóãøóÏðÇ ÞóÏú ÞõÊöáó
1-
Sahîhu’l
Müslim C1 s101 hadis no: 430
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c19 s489 hadno:12506
3-
Müsned, Ahmed
b. Hanbel c21 s455 hadno:14069
4-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c33 s38 hadno 35741
5-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11 hadis no: 8839
6-
Sahîhu
İbni Hibbân c14, s242 hadno 6334
7-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c6 s108 hadno 3374
8-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c6 s224 hadno 3507
9-
Musannef,
İbnu Ebî Şeybe c7 s330 hadno 36557
10-
Ahbâru
Mekke, Fâkihî c3 s137 hadno 1017
[12] ÝõÑöÌó ÓóÞúÝõ ÈóíúÊöì æóÃóäóÇ ÈöãóßøóÉó
ÝóäóÒóáó ÌöÈúÑöíáõ
1-
Sahîhu’l
Buhârî C3 s1217 hadis no: 3164
2-
Sahîhu’l
Müslim C1 s102 hadis no: 433
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c35 s70 hadno:21135
4-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c6 s295 hadno 3614
5-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c6 s295 hadno 3616
6-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c35 s211 hadno:21288
7-
Ahbâru
Mekke, Fâkihî C3 S135 had no 1015
[13] íÞæá ÝÔÞ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Müsned, Ahmed
b. Hanbel c.29, s374 hadis no: 17835
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869
4-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c. 41, s.300
5-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
[14] ÝÇÓÊÎÑÌ ÞáÈí
1-
Sünen,
Tirmizî C5. s.422 hadis no: 3346
2-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
3-
Sahîh, Müslim
c.1, s103 hadis no: 434
4-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s375 hadis no: 17835
5-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869
6-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s266 hadis no: 2765
7-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.38, s13
8-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.41, s300
9-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
10-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s491
11-
el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269
12-
Sahîh,
İbnu Huzeyme c.1, s.153 hadis no: 301
13-
Ahbâru Mekke,
Fâkihî c.3, s.136 hadis no: 1016
[15] ãä ÐåÈ ããáæÁÉ ÅíãÇäÇ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s375 hadis no: 17835
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869
4-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.38, s13
5-
Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî
c.41, s301
6-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
[16] ÃõÊöíÊõ ÈöÇáúÈõÑóÇÞö
1-
Sahîh,
Müslim C1 s99 hadis no: 429
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c 19 s485 hadisno 12505
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c 38 s356 hadisno 23332
4-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c 38 s357 hadisno 23333
5-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c 5 s.273 hadisno 2771
6-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c 1 s.28
7-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c 1 s.344
8-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c 1 s.346
9-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c 1 s.349
10-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c 7 s.59
11-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c 13 s.293
12-
Müsned,
Bezzâr c.2 s.329 hadisno 1568
13-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c.6 s.109 hadno 3375
14-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c.8 s.449 hadno 5036
15-
Müsnedu’l
Hâris-Heytemî c.1 s170 hadno 27
16-
Musannef,
İbnu Ebî Şeybe c.7 s333 hadno36570
17-
Müsned,
Bezzâr c4 s462 hadno 1394
[17] íÖÚ ÎØæå ÚäÏ ÃÞÕì
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.38, s13
3-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
4-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s491
[18] ÃóÊóíúÊõ ÈóíúÊó ÇáúãóÞúÏöÓö
1-
Sahîh, Müslim
c.1 s.99 hadno: 429
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.19, s485 hadis no: 12505
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.38, s356 hadis no: 23332
4-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s267 hadis no: 2766
5-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s277 hadis no: 2775
6-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s282 hadis no: 2779
7-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.1, s.346
8-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.1, s.349
9-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.35, s.211
10-
Müsned,
Bezzâr c5 s103
11-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c6 s109 hadno:3375
12-
Müsnedu’l
Hâris-Heytemî c1 s170 hadno:27
13-
Müsnedu’ş
Şâmiyyîn, Tebarânî c1 s314 hadno:551
14-
Müsnedu’ş
Şâmiyyîn, Tebarânî c3 s110 hadno:1894
15-
Musannef,
İbnu Ebî Şeybe c7 s56 hadno:
34176
[19] ÝóÑóÈóØúÊõåõ ÈöÇáúÍóáúÞóÉö
1-
Sahîh,
Müslim c.1 s.99 hadno: 429
2-
Sahîh,
Müslim c.7 s.161 hadno: 6538
3-
Müsned, Ahmed
b. Hanbel c.19, s485 hadis no: 12505
4-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.38, s357 hadis no: 23333
5-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.38, s369 hadis no: 23344
6-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.1, s.345
7-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.9, had. no: 6625
8-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, had. no: 8867
9-
Müsned,
Bezzâr c.2, s330 hadis no: 1568
10-
Müstedrek,
Hâkîm c.3, s468 hadis no: 5755
11-
Müstedrek,
Hâkîm c.4, s648 hadis no: 8793
12-
el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.10, s69 hadis no: 9996
13-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c.6, s109 hadis no: 3376
14-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c.6, s216 hadis no: 3499
15-
Müsnedu’l
Hâris-Heytemî c.1, s166 hadis no: 22
16-
Müsnedu’l
Hâris-Heytemî c.1, s170 hadis no: 27
17-
Müsned,
Teyâlisî c.1, s55 hadis no: 411
18-
Musannef,
İbnu Ebî Şeybe c.7, s333 hadis no: 36570
[20] ãóÑóÑúÊõ Úóáóì ãõæÓóì æóåõæó íõÕóáøöì Ýöì ÞóÈúÑöåö
1-
Sahîhu’l Müslim c.7, s.102 hadis no:
6306
2-
Sahîhu’l Müslim c.7, s.102 hadis no:
6308
3-
Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s241
hadis no: 49
4-
Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s241
hadis no: 50
5-
Sahîhu Kunûzi’s Sünne, c.1, s.205
hadis no: 12
6-
es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.419 hadis no: 1328
7-
es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.419 hadis no: 1329
8-
es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.419 hadis no: 1330
9-
es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.419 hadis no: 1331
10-
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s.243 hadis
no: 12210
11-
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s.284
hadis no: 12504
12-
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.21, s.214
hadis no: 13593
13-
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.34, s.203
hadis no: 20597
14-
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.38, s.162
hadis no: 23062
15-
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.38, s.183
hadis no: 23094
16-
Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s.71 hadis no:
3325
17-
Müsned, Ebu Ya’lâ c.7, s.117 hadis
no: 4067
18-
Müsned, Ebu Ya’lâ c.7, s.126 hadis
no: 4084
19-
Müsned, Ebu Ya’lâ c.7, s.127 hadis
no: 4085
20-
Müsned, İbnu Ca’d c.1, s.209
hadis no: 1379
21-
Müsned, İbnu Ca’d c.1, s.209
hadis no: 1380
22-
Müsnedu’ş Şâmiyyîn,
Taberânî c.1, s.196 hadis no: 341
23-
Müsnedu’ş Şâmiyyîn, c.1,
s.420 hadis no: 1624
24-
Müsned, Abdu’bnu Humeyd c.1, s.362
hadis no: 1205
25-
Mu’cemu’l Evsat, Taberânî c8, s.13
hadis no: 7806
26-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.11, s.111
hadis no: 11229
27-
Müsned, İbnu Ebi Şeybe c.7,
s.335 hadis no: 36575
28-
Müsned, Abdurrezzâk c.3, s.577 hadis
no: 6727
29-
Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.1, s.353
hadis no: 561
30-
Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.19, s.418
hadis no: 21103
31-
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8873
[21] ÏóÎóáúÊõ ÇáúãóÓúÌöÏó ÝóÕóáøóíúÊõ Ýöíåö
1- Sahîh, Müslim c.1, s99 hadis no: 429
2- Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s267 hadis no:
2766
3- Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.1, s346 hadno.554
4- Müsned, Ebu Ya’lâ c6 s109 had 3375
5- Müsned, Ebu Ya’lâ c6 s216 had 3499
6-
Müsnedu’l
Hâris-Heytemî c1 s170 had.27
[22] ÇÎúÊóÑúÊó ÇáúÝöØúÑóÉó
1-
Sahîh,
Müslim c.1, s99 hadis no: 429
2-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.1, s346 hadno.554
3-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c.6, s216 hadis no: 3499
[23] ÇáÓãÇÁ ÇáÏäíÇ ÝÇÓÊÝÊÍ
1-
Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Sahîh, Müslim
c.1, s103 hadis no: 434
3-
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s485 hadis no: 12505
4-
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s375 hadis no: 17835
5-
Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s263 hadis no: 2762
6-
Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2764
7-
Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s267 hadis no: 2766
8-
Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s13
9-
Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.41, s301
10-
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
11-
Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s491
12-
Sahîhu İbni Hibbân c.1, s236 hadis no: 48
13-
Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s216 hadis no: 3499
14-
el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269
15-
Sahîh, İbnu Huzeyme c.1, s.153 hadis no: 301
16-
Ahbâru Mekke, Fâkihî c.3, s.136 hadis no: 1016
17-
Musannef,
İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333
18-
es
Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192
[24] ÝÖÑÈ ÈÇÈÇ ãä ÃÈæÇÈåÇÍÏíË ÔÑíß
1- Sahîhu’l
Buhârî c.6, s.2730 hadis no: 7079
2- Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c.6, s.262 hadis no: 2761
3-
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867
[25] ÝÅÐÇ ÝíåÇ ÂÏã
1-
Sünen,
Tirmizî c.5, s.453 hadis no: 3368
2-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s376 hadis no: 17835
4-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869
5-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s278 hadis no: 2776
6-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2764
7-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s267 hadis no: 2766
8-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.18, s38
9-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.38, s18
10-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.41, s301
11-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.4, hadis no: 2008
12-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
13-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s491
14-
Müstedrek,
Hâkîm c.1, s.132 hadis no: 214
15-
es
Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.10, s.147 hadis no: 20307
16-
Müsnedu’ş
Şâmiyyîn, Tebarânî c.1, s.194 hadis no: 341
[26] ÇáÓãÇÁ ÇáÎÇãÓÉ ÝÇÓÊÝÊÍ
1.
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2.
Sahîh,
Müslim c.1, s99 hadis no: 429
3.
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s376 hadis no: 17835
4.
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.19, s486 hadis no: 12505
5.
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2765
6.
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s270 hadis no: 2768
7.
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.1, s347
8.
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.38, s14
9.
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.41, s303
10.
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
11.
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867
12.
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s492
13.
el
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269
14.
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
15.
Müsned,
Ebu Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499
16.
Müsnedu’l
Hâris-Heytemî c.1, s.170 hadis no: 27
17.
Musannef,
İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333
18.
es
Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192
[27] ÝáãÇ ÊÌÇæÒÊ Èßì
Þíá áå ãÇ íÈßíß
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s374 hadis no: 17835
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.3, s208 hadis no: 17869
4-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.38, s15
5-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.41, s304
6-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s493
[28] ÓÏÑÉ ÇáãäÊåì Mirac hadislerinde zikredilir
1- Sahîh, Buhari c.1, s.135 hadis no: 342
2- Sahîh, Buhari c.3, s.1173 hadis no: 3035
3- Sahîh, Buhari c.3, s.1410 hadis no: 3674
4- Sahîh, Buhari c.6, s.2730 hadis no: 7079
5- Sahîh, Müslim c.1, s.102 hadis no: 433
6- Sahîh, Müslim c.1, s.109 hadis no: 449
7- Sahîh, İbnu Hibban c.1, s.236 hadis no: 48
8- Sahîh, İbnu Hibban c.1, s.242 hadis no: 50
9- Sahîh, İbnu Hibban c.16, s.419 hadis no: 7406
10- Sahîh, İbnu Hibban c.16, s.431 hadis no: 7415
11- Sahîh, İbnu Hüzeyme c.1, s.153 hadis no: 301
12- Sahîhu Kunûzi’s Sünneti’n Nebeviyyeti c.1, s.201
Babu’l İsrâ ve’l mi’râc hadis no:1
13- Sahîhu Kunûzi’s Sünneti’n Nebeviyyeti c.1, s.201
Babu’l İsrâ ve’l mi’râc hadis no:2
14- Sünen, Tirmizî c.5. s.393 hadis no: 3276
15- Sünen, Tirmizî c.5. s.449 hadis no: 3360
16- Sünen, Dârakutnî c. s.449 hadis no: 29
17- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.6, s.410 hadis no: 3862
18- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.6, s.411 hadis no: 3864
19- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.7, s.112 hadis no: 4011
20- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s.487 hadis no: 12505
21- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.20, s.107 hadis no: 12673
22- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.371 hadis no: 17833
23- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.374 hadis no: 17834
24- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.377 hadis no: 17835
25- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.380 hadis no: 17836
26- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.35, s.213 hadis no: 21288
27- Müsned, Ebu Ya’lâ c.5, s.460 hadis no: 3185
28- Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s.169 hadis no: 3450
29- Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499
30- Müsned, Ebu Ya’lâ c.9, s.243 hadis no: 5360
31- Müsned, Şâmiyyîn c.1, s.194 hadis no: 341
32- Müsned, Şâmiyyîn c.4, s.10 hadis no: 2579
33- Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.6, s.315 hadis
no: 31717
34- Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s.29 hadis
no: 33962
35- Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333 hadis
no: 36570
36- Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333 hadis
no: 36570…
[29] ÓÏÑÉ ÇáãäÊåì ÝÅÐÇ äÈÞåÇ ãËá ÞáÇá åÌÑ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s371 hadis no: 17833
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s377 hadis no: 17835
4-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2765
5-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s270 hadis no: 2768
6-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.41, s305
7-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.38, s15
8-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
9-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.1, s: 237 hadis no:447
10-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s493
11-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
[30] ÃóÓúãóÚõ Ýöíåö ÕóÑöíÝó ÇáÃóÞúáÇóãö
1- Sahîhu’l
Buhârî c.1, s.136 hadis no: 342
2- Sahîhu’l
Müslim c.1, s.102 hadis no: 433
3- Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c. 14, s.187 hadis no: 14091
4- Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8868
5- El
müstedrek Hakim c3 s733 had.6661
6- Mu’cemu’l
Kebîr, İbnu Asâkir c.22, s.326 hadis no: 821
7-
Mu’cemu’l Kebîr, İbnu Asâkir
c.22, s.326 hadis no: 822
[31] ÝÇáäíá æÇáÝÑÇÊ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Sahîh,
Müslim c.1, s103 hadis no: 434
3-
Sünen,
Dârekutnî c.1, s25 hadis no: 29
4-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.20, s107 hadis no: 12673
5-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s374 hadis no: 17834
6-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835
7-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2765
8-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2764
9-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.13, s140
10-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.38, s15
11-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.41, s305
12-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.10, hadis no: 8047
13-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
14-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s494
15-
el
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269
16-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
17-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.16, s.431 hadis no: 7415
18-
Sahîh,
İbnu Huzeyme c1. s.153 hadno 301
19-
Müsned,
Ebu Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499
20-
Müsnedu’ş
Şâmiyyîn, Tebarânî c2 s106 hadno 1000
21-
es
Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192
[32] ÇáÈíÊ ÇáãÚãæÑ íÏÎáå
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Sahîh,
Müslim c.1, s103 hadis no: 434
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835
4-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s380 hadis no: 17836
5-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2764
6-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.31, s189
7-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.38, s15
8-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.41, s306
9-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 816
10-
el
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269
11-
Sahîh,
İbnu Huzeyme c.1 s.153 hadis no: 301
12-
Müsnedu’l
Hâris-Heytemî c.1 s.461 hadis no: 388
13-
es
Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192
[33] ãä ÎãÑ æÅäÇÁ ãä áÈä æÅäÇÁ ãä ÚÓá
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835
3-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.41, s306
4-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
5-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
6-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s.494
[34] ÎãÓíä ÕáÇÉ ßá íæã
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Sahîhu’l
Buhârî c.6, s2730 hadis no: 7079
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835
4-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.38, s16
5-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.41, s306
6-
Câmiu’l Usûl
min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
7-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867
8-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
9-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s.494
[35] ãóÇÐóÇ ÝóÑóÖó ÑóÈøõßó Úóáóì ÃõãøóÊößó
1-
Sahîh, Müslim
C1 s102 hadis no: 433
2-
Sahîhu’l
Buhârî C16 s419 hadis no: 7406
3-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c 14 s433 had no 14667
4-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c11 hadis no: 8868
[36] ÃãÊß áÇ ÊÓÊØíÚ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Sahîhu’l
Buhârî c.6, s2730 hadis no: 7079
3-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835
4-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c6 s262 hadisno: 2761
5-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.38, s16
6-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c.41, s306
7-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
8-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
9-
es
Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s.360 hadis no: 1571
10-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s.494
[37] ÝÇÑÌÚ Åáì ÑÈß
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.1, s136 hadis no: 342
2-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1173 hadis no: 3036
3-
Sahîhu’l Buhârî
c.3, s1410 hadis no: 3674
4-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.1, s.99 hadis no: 429
5-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.19, s487 hadis no: 12505
6-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s372 hadis no: 17833
7-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835
8-
Sünen,
İbnu Mâce c.1, s.448 hadis no: 1399
9-
es
Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.140
10-
Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c6 s.265 hadisno: 2764
11-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.1, s348
12-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.38, s16
13-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.41, s306
14-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
15-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s.494
16-
el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269
17-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
18-
es
Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s.360 hadis no: 1570
19-
es
Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s.138 hadis no: 313
20-
Sahîh,
İbnu Huzeyme c.1, s.153 hadis no: 301
21-
Müsned,Ebu
Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499
22-
Müsnedu’l
Hâris-Heytemî c.1, s.170 hadis no: 27
23-
Musannef,
İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333
24-
es
Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192
[38] ÝÃãÑÊ ÈÎãÓ ÕáæÇÊ ßá íæã
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s.379 hadis no: 17835
3-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.38, s16
4-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
5-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s.494
6-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
[39] ÓÃáÊ ÑÈí ÍÊì ÇÓÊÍííÊ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.29, s.379 hadis no: 17835
3-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.38, s16
4-
Câmiu’l
Ehâdîs,Suyûtî c.41, s309
5-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
6-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s.494
7-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48
8-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.242 hadis no: 50
[40] ÝáãÇ ÌÇæÒÊ äÇÏì ãäÇÏ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674
2-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866
3-
Şerhu’s
Sünne, Bağavî c.6, s.495
[41] ãÇ åÐÇ íÇ ÌÈÑíá ¿ ÞÇá åÐÇ ÇáßæËÑ
1.
Sahîhu’l Buhârî c.4, s.1900 hadis no:
4680
2.
Sahîhu’l Buhârî c.5, s.2406 hadis no:
6210
3.
Sahîhu’l Buhârî c.6, s.2730 hadis no:
7079
4.
Sahîh Tirmizî c.5, s.449 hadis no:
3359
5.
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s.66
hadis no: 12008
6.
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.20, s.109
hadis no: 12675
7.
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.20, s.301
hadis no: 12989
8.
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.20, s.399
hadis no: 13156
9.
Müsned, Ahmed b. Hanbel c.21, s.460
hadis no: 14079
10.
Müsned, Ebu Ya’lâ c.5, s.257 hadis
no: 2876
11.
Müsned, Abdu’bnu Humeyd c.1, s.359
hadis no: 1189
12.
Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.12, s.446
hadis no: 12268
13.
Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.33, s.175
hadis no: 36005
14.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 887
15.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867
16.
Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c.6,
s.263 hadis no: 2762
[42] æÇÓÊíÞÙ æåæ Ýí ãÓÌÏ ÇáÍÑÇã
1.
Sahîhu’l Buhârî c.6, s.2730 hadis no:
7079
[43] ÞÇá ÝÇåÈØ ÈÇÓã Çááå
ÞÇá æÇÓÊíÞÙ æåæ Ýí ãÓÌÏ ÇáÍÑÇã
1-
Sahîhu’l Buhârî c.1, s.135 hadis no:
342
[44] ÝÌáì Çááå áí ÈíÊ ÇáãÞÏÓ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.4, s1743 hadis no: 4433
2-
es
Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s.377 hadis no: 11282
3-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c. 1, s.354 hadis no: 45169
4-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8872
5-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.252 hadis no: 55
6-
Müsned,
İbnu Ebî Ya’lâ c.4, s.70 hadis no:
2091
7-
Mu’cemu’l
Kebîr, İbnu Asâkir c.1, s.317 hadis no: 648
[45] áóãøóÇ ÚõÑöÌó Èí ãóÑóÑúÊõ ÈöÞóæãò áóåõãú
ÃÙúÝóÇÑñ ãöäú äõÍóÇÓò íóÎúãöÔõæäó æõÌõæåóåõãú æóÕõÏõæÑóåõãú ÝóÞõáúÊõ : ãóäú
åÄõáÇÁö íóÇ ÌöÈÑöíáõ ¿ ÞóÇáó : åÄõáÇÁö ÇáøóÐöíäó íóÃßõáõæäó áõÍõæãó ÇáäøóÇÓö ¡
æóíóÞóÚõæäó Ýí ÃÚúÑóÇÖöåöãú
1- Sahîhu
Kunûzi’s Sünne, c.2, s.181 hadis no: Bâbu’l İsrâ ve’l Mi’râci hadis no: 11
2- Sünen,
Ebu Dâvud, c.4. s.420 hadis no: 4880
3- Müsned,
Ahmed b. Hanbel c.21, s.53 hadis no: 13340
4- Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c. 41, s.354 hadis no: 45168
5- Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.8, hadis no: 6215
6- Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.8, hadis no: 6216
7- Müsnedu’ş
Şâmiyyîn, Tebarânî c.2, s.68 hadis no: 932
8-
el Mu’cemu’l Evsat Tebarânî c.1, s.7
hadis no: 8
[46] ÝÃÚúØöí ÑÓæáõ Çááå
-Õáì Çááå Úáíå æÓáã- ËáÇËÉ : ÃÚØí ÇáÕáæÇÊ ÇáÎãÓ¡ æÎæÇÊã ÓæÑÉ ÇáÈÞÑÉ ¡ æÛõÝöÑó
áãä áã íõÔÑß ÈÇááå ãä ÃãÊå ÔíÆÇ ÇáãÞÍöãóÇÊ
1.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l
Esîr c.11, hadis no: 8869
2.
es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.140
hadis no: 315
[47] ÝÑÝÚ ÌÈÑíá ÈÕÑå Åáì ÇáÓãÇÁ ÝÞÇá åÐÇ ÈÇÈ
ÞÏ ÝÊÍ ãä ÇáÓãÇÁ ãÇ ÝÊÍ ÞØ ÞÇá ÝäÒá ãäå ãáß ÝÃÊì ÇáäÈí Õáì Çááå Úáíå æ Óáã ÝÞÇá
ÃÈÔÑ ÈäæÑíä ÞÏ ÃæÊíÊåãÇ áã íÄÊåãÇ äÈí ÞÈáß ÝÇÊÍÉ ÇáßÊÇÈ æÎæÇÊã ÓæÑÉ ÇáÈÞÑÉ áä
ÊÞÑà ÍÑÝÇ ãäåÇ ÅáÇ ÃÚØíÊå
1- es
Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.5,
s.12 hadis no: 8014
2- Şerhu’s
Sünnet, Beğavî, c.2, s.
3-
es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.317
hadis no: 984,
351 Bâbu fadlu tilâvetu’l Kur’ân,
[48] ÞÇá åÐÇ Çáäíá æ ÇáÝÑÇÊ ÚäÕÑåãÇ
1-
Sahîhu’l Buhârî c.6, s.2730 hadis no:
7079
[49] ÞÕÑ ãä áÄáÄ æÒóÈóÑúÌóÏ
1.
Sahîhu’l Buhârî c.6, s.2730 hadis no:
7079
[50] æÏóäÇ ÇáÌÈøóÇÑ ÑÈøõ ÇáÚÒÉ ¡ ÝÊÏáì ÍÊì
ßÇä ÞÇÈó ÞæÓíä Ãæ ÃÏäì ¡ ÝÃæÍí Çááå Åöáíå ÝíãÇ íæÍí Åöáíå ÎãÓíä ÕáÇÉ Úáì ÃãÊß
ßá íæã æáíáÉ
1.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 886
[51] åóáú ÑóÃóíúÊó
ÑóÈøóßó ÞóÇáó äõæÑñ Ãóäøóì ÃóÑóÇåõ
1.
Sahih, Müslim c.1, s.111, had. No:
461
2.
Müsned, Ahmed c.35, s.311, had. No:
21392
3.
Müsned, Tayâlisî c.1, s.64, had. No:
474
4.
Müsned, Bezzâr c.5, s.321, had. No:
3931
5.
Mu’cemu’l Evsâd, Tabrânî c.8, s.170,
had. No: 8300
[52] ãóÑóÑúÊõ Úóáóì
ãõæÓóì æóåõæó íõÕóáøöì Ýöì ÞóÈúÑöåö
1.
Sahih,
Müslim c.7, s.102, had. No: 6306
2.
Sahih,
Müslim c.7, s.102, had. No: 6306
3.
Sahih,
Müslim c.7, s.102, had. No: 6308
4.
Sahih,
İbu Hibbân c.1, s.241, had. No: 49
5.
Sahih,
İbu Hibbân c.1, s.242, had. No: 50
6.
Sünen
Kübrâ, Nesâî c.1, s.419, had. No: 1328
7.
Sünen
Kübrâ, Nesâî c.1, s.419, had. No: 1330
8.
Sünen
Kübrâ, Nesâî c.1, s.419, had. No: 1331
9.
Müsned,
Ahmed c.19, s.243, had. No: 12210
10.
Müsned,
Ahmed c.19, s.484, had. No: 12504
11.
Müsned,
Ahmed c.21, s.214, had. No: 13593
12.
Müsned,
Ahmed c.34, s.203, had. No: 20597
13.
Müsned,
Ahmed c.38, s.162, had. No: 23062
14.
Müsned,
Ebu Ya’lâ c.7, s.117, had. No: 4067
15.
Müsned,
Ebu Ya’lâ c.7, s.127, had. No: 4085
16.
Müsned,
Ebu Ya’lâ c.1, s.362, had. No: 1205
17.
Müsned,
Ebu Şeybe.c.7, s.335, had. No: 36575
[53] áóãøóÇ ÚõÑöÌó Èöì
ãóÑóÑúÊõ ÈöÞóæúãò áóåõãú ÃóÙúÝóÇÑñ ãöäú äõÍóÇÓò íóÎúãöÔõæäó æõÌõæåóåõãú
æóÕõÏõæÑóåõãú ÝóÞõáúÊõ ãóäú åóÄõáÇóÁö íóÇ ÌöÈúÑöíáõ ÞóÇáó åóÄõáÇóÁö ÇáøóÐöíäó
íóÃúßõáõæäó áõÍõæãó ÇáäøóÇÓö æóíóÞóÚõæäó Ýöì ÃóÚúÑóÇÖöåöãú
1.
Sünen,
Ebu Davud, c.4, s.420, had. No: 4880
2.
Müsned,
Ahmed c.21, s.53, had. No: 13340
3.
Müsned,
Şâmiyyîn c.2, s.68, had. No: 932
4.
Mu’cemu’l
Evsâd, Tabrânî c.1, s.7, had. No: 8
[54] ÑÃíÊ ÌÈÑíá ÚäÏ
ÇáÓÏÑÉ æÚáíå ÓÊ ãÆÉ ÌäÇÍ íäÊËÑ ãä ÑíÔå ÊåÇæíá : ÇáÏÑ æÇáíÇÞæÊ
1.
Müsned,
Ebu Ya’lâ c.8, s.409, had. No: 4993
[55] Ëã äÙÑÊ ÝÅÐÇ ÃäÇ
ÈäÓÇÁ ãÚáÞÇÊ ÈËÏíåä ¡ æäÓÇÁ ãäßÓÇÊ ÈÃÑÌáåä ¡ ÞáÊ : » ãä åÄáÇÁ íÇ ÌÈÑíá ¿ « ¡
ÞÇá : åÄáÇÁ ÇááÇÆí íÒäíä æíÞÊáä ÃæáÇÏåä
1.
Tezhîbu’l
âsâr, Taberî c.6, s.267, had. No: 2766
[56] ÑóÃóì ÌöÈúÑöíáó Ýöí ÕõæÑóÊöåö
1.
Sünen, Tirmizi c5 s394 hadis no:3277
2.
Sünen, Tirmizi c5 s394 hadis no:3278
3.
Sünen, Tirmizi c5 s679 hadis no:3822
4.
Sahîh, Buhârî, c3 s1181 hadis no:3060
5.
Sahîh, Buhârî, c3 s1181 hadis no:3062
6.
Sahîh, Buhârî, c4 s1840 hadis no:4574
7.
Sahîh, Buhârî, c4 s1840 hadis no:4575
8.
Sahîh, Buhârî, c4 s1841 hadis no:4576
9.
Sahîh, Müslim c.1 s.109 hadis no:450
10.
Sahîh, Müslim c.1 s.109 hadis no:451
11.
Sahîh, Müslim c.1 s.109 hadis no:452
12.
Sahîh, Müslim c.1 s.109 hadis no:453
13.
Miüned, ahmed b. Hanbel, c.6 s.320
hadis no:3780
14.
Miüned, ahmed b. Hanbel, c.40 s.275
hadis no:24227
15.
es Sünenü’l Kübrâ, Nesâî, c.6 s.470
hadis no:11531
16.
es Sünenü’l Kübrâ, Nesâî, c.6 s.472
hadis no:11534
17.
es Sünenü’l Kübrâ, Nesâî, c.6 s.473
hadis no:11540
18.
Tezhîbu’l Âsâr, Taberî, c.5
s.284 hadis no:2157
19.
Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 19, s.20
hadis no: 20068
20.
Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 19, s.305
hadis no: 20822
21.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 818
22.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 820
23.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 821
24.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.9, hadis no: 6602
25.
Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl,
İbnu’l Esîr c.10, hadis no: 8130
26.
Müsned, Bezzâr c.2, s.414 hadis no:
1809
27.
Sahîh, İbnu Hibbân c.14 s.336
hadis no:6427
28.
Müsned, Ebu Ya’lâ, c.8, s.305 hadis
no: 4902
29.
Müsned, Ebu Ya’lâ, c.9, s.230 hadis
no: 5337
30.
Müsned, Tayâlisî, c.1, s.36 hadis no:
278
31.
Müsned, Tayâlisî, c.1, s.48 hadis no:
358
32.
Ahbâru Mekke, Fâkihî, c.6, s.207
hadis no: 2355
[57] ÞóÇáó ÑóÃóì
ÑóÓõæáõ Çááøóåö Õóáøóì Çááøóåõ Úóáóíúåö æóÓóáøóãó ÌöÈúÑöíáó Ýöí ÍõáøóÉò ãöäú ÑóÝúÑóÝò
ÞóÏú ãóáóÃó ãóÇ Èóíúäó ÇáÓøóãóÇÁö æóÇáúÃóÑúÖö
1- Sünen, Tirmizî C5. s.396 hadis no: 3283
2- Miüned,
ahmed b. Hanbel, c.6 s.285 hadis no:3741
3- Miüned,
ahmed b. Hanbel, c.7 s.81 hadis no:3971
4- Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 818
5- es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6,
s470 hadis no:11531
6- es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s473 hadis no:11541
7- Müstedrek, Hâkim, c.2, 509 hadis no:3746
8- el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.9, s216 hadis no:
9050
9- Müsned, Ebu Ya’lâ, c.8, s.434 hadis no: 5018
10- Müsned, İbnu Ebi Şeybe, c.1, s.422 hadis
no: 412
[58] Úä ÇÈä ÚÈÇÓ ÞÇá :
ÑÃì ãÍãÏ ÑÈå ÞáÊ ÃáíÓ Çááå íÞæá áÇ ÊÏÑßå
ÇáÃÈÕÇÑ æåæ íÏÑß ÇáÃÈÕÇÑ . ÞÇá æíÍß ÐÇß ÅÐÇ
ÊÌáì ÈäæÑå ÇáÐí åæ äæÑå æÞÇá ÃÑíå ãÑÊíä
1- Sünen, Tirmizî C5. s.395 hadis no: 3279
2- Câmiu’l Usûl
min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 819
[59] ÝÌáì Çááå áí ÈíÊ
ÇáãÞÏÓ
1-
Sahîhu’l
Buhârî c.4, s1743 hadis no: 4433
2-
es
Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s.377 hadis no: 11282
3-
Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c. 1, s354 hadis no: 45169
4-
Câmiu’l
Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no:8872
5-
Sahîh,
İbnu Hibbân c.1, s.252 hadis no: 55
6-
Müsned,
İbnu Ebî Ya’lâ c.4, s70 hadis no:
2091
7-
Mu’cemu’l
Kebîr, İbnu Asâkir c.1, s.317 hadis no: 648
[60] æÃäåÇÑ ãä áÈä áã
íÊÛíÑ ØÚãå
1- Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c. 6, s.270 hadis no: 2768
2- el-
Mu’cemu’l Kebîr, Taberî c.19, s.211 hadis no: 477 (16147)
3- Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c. 30, s.33459
4- Câmiu’l
Ehâdîs, Suyûtî c. 38, s.41841
[61] ÞÇá ÇáÞæã ÃãÇ
ÇáäÚÊ ÝÞÏ ÃÕÇÈ
1- es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s.377 hadis no: 11285
2- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.5, s.29 hadis no: 2819
3- Müsned, Hâris c.1, s.165 hadis no: 21
4- el- Mu’cemu’l Evsat, Taberânî c.3, s.52 hadis no:
2447
5- el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.12, s.167 hadis no:
12782
6- Musannef, İbnu Ebî Şeybe, c.5, s.312
hadis no: 31700
7- Musannef, İbnu Ebî Şeybe, c.7, s.335
hadis no: 36572
8- Ahbâru Mekke, Fâkihî c.5, s.315 hadis no: 2023
[62] Ëã ÃÊì Úáì Þæã
ÊÑÖÎ ÑÁæÓåã ÈÇáÕÎÑ ¡ ßáãÇ ÑÖÎÊ
1- Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c. 6, s.270 hadis no: 2768
[63] ÝÃÊì Úáì Þæã
íÒÑÚæä Ýí íæã æíÍÕÏæä Ýí íæã ¡ ßáãÇ ÍÕ쾂 ÚÇÏ ßãÇ ßÇä
1- Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c. 6, s.270 hadis no: 2768
[64] Ëã ÃÊì Úáì ÍÌÑ
ÕÛíÑ íÎÑÌ ãäå 辄 ÚÙíã ¡ ÝÌÚá Çá辄 íÑíÏ Ãä íÑÌÚ ãä ÍíË ÎÑÌ ÝáÇ íÓÊØíÚ
1- Tezhîbu’l
Âsâr, Taberî c. 6, s.270 hadis no: 2768
[65] ÍóÊøóì ÇäúÊóåóíúäóÇ Åöáóì ÃóÑúÖò ÐóÇÊö
äóÎúáò ¡ ÝóÞóÇáó : ÇäúÒöáú ÝóäóÒóáúÊõ ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : Õóáøö ÝóÕóáøóíúÊõ Ëõãøó
ÑóßöÈúäóÇ ¡ ÝóÞóÇáó áöí : ÃÊÏÑí Ãóíúäó ÕóáøóíúÊó ¿ ÞõáúÊõ : Çááøóåõ ÃóÚúáóãõ ¡
ÞóÇáó : ÕóáøóíúÊó ÈöíóËúÑöÈó ÕóáøóíúÊó ÈöØóíúÈóÉó …
ÍóÊøóì ÈóáóÛúäóÇ ÃóÑúÖðÇ ÈóíúÖóÇÁó …
ÕóáøóíúÊó ÈöãóÏúíóäó ÕóáøóíúÊó ÚöäúÏó ÔóÌóÑóÉö ãõæÓóì …
ÕóáøóíúÊó ÈöÈóíúÊö áóÍúãò ÍóíúËõ æõáöÏó ÇáúãóÓöíÍõ ÚöíÓóì ÇÈúäõ ãóÑúíóãó ¡
Ëõãøó ÇäúØóáóÞó Èöí ÍóÊøóì ÏóÎóáúäóÇ ÇáúãóÏöíäóÉó ãöäú ÈóÇÈöåóÇ ÇáËøóÇãöäö ¡
ÝóÃóÊóì ÞöÈúáóÉó ÇáúãóÓúÌöÏö ÝóÑóÈóØó ÏóÇÈøóÊóåõ…
1.
Müsned, Bezzar, c.5, s.103, had.no: 3484
2.
Müsned, Şâmiyyîn, c.3, s.110, had.no: 1894
3.
Ei-Mu’cemu’l Kebîr, Tabarânî, c.7, s.282, had.no: 7158
4.
Tezhîbu’l Asâr, Taberî, c.6, s.277, had.no: 2775
5.
Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî, c.35, s.210, had.no: 38087