İsrâ ve Mi’râc

 

 

Allah’ın son elçisi Muhammed as. 10 sene Mekke’de İslam’ı tebliğ etti. Tebliğ esnasında müşriklerin her türlü baskısına ve çeşitli işkencelerine maruz kaldı. Hele hele son birkaç yılı dayanılması oldukça zor günleri yaşadı. Hüzün yılı daha da ağır gelmeye başlamıştı. Sanki Allah’ın Elçisi kuvvetli bir yardıma ihtiyaç duyuyordu. Zorluklara ve sıkıntılara rağmen görevine devam ederken, bu büyük olayla karşılaşınca o zamanki Müslümanlar daha da dirençli duruma gelmişti. Mi’râc olayı aynı zamanda bir sınav niteliği taşımaktadır. Yine aynı şekilde Mekke halkının beden ve ruhsal açıdan şiddetli şekilde sarsılmasını sağlamıştır.

Allah’ın son Elçisi, Mekke’de 621 yılında yaklaşık hicretten 1.5 yıl önce Recep ayının 27. gecesi İsra ve Miraç olayını yaşamıştır.

 

İsrâ Hadisesi

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle anlatılmaktadır:

“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescidu’l Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescidu’l Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[1]

Görüldüğü gibi olay çok kısa ve özet şeklinde anlatılmaktadır. Ayrıntılı değildir.

Olayın başlangıcı Mescidu’l Haram’dan başladığı kesindir. Kâbe’nin içi olmadığına göre, Mescidu’l Haram’dan maksat, -kanaatime göre- Kâbe’nin de içinde bulunduğu sınırları belli olan “Haram” bölgesi kast edilmektedir. Müslümanlarca saygı ve hürmete değer gören bölgeler:

1. Mekke,

2. Medine,

3. Kudüs şehirleridir. Bu üç bölgenin kadir ve kıymetini bildiren ayet ve hadisler mevcutttur. İsrâ ve Mi’râc bu üç saygın bölgelerin ikisi arasında meydana gelmiştir.

Rasulullah’ın vefatından sonra bu olaylarla alakalı hadislere dayanılarak bir takım fikirler ön plana çıkmış ve tartışılmıştır. Olayı anlatan hadisler çoktur. Konularına gelince çeşitlidir:

1- Bir kısmı aynı konuyu hemen hemen aynı kelimelerle ifade etmektedir.

2. Bir kısmı aynı konuyu biraz farklı kelimelerle ifade etmektedir.

3. Bir kısmı aynı konuyu tümüyle başka kelimelerle ifade etmektedir.

4. Bir kısmı aynı konuyu özet olarak ifade etmektedir.

5. Bir kısmı aynı konuyu ayrıntılı olarak ifade etmektedir.

6. Bir kısmı aynı konunun diğerlerinde bulunmayan ayrıntıları ifade etmektedir.

7. Bir kısmı aynı konunun zıddını ifade etmektedir…

Özet olarak şöyle sıralayabiliriz:

1- Başlangıç:

a. Kâbe’nin yanı Hatim ya da Hicr denilen yerde

b. Rasulullah’ın amcası kızı Ümmü Hâni’nin evinde

c. Rasulullah’ın kendi evinde

 

2- İsra’nın zamanı

a. Risaletten önce

b. Risalet devresinde

c. Mirac mı yoksa isra mı daha önce

d. Hicretten önce veya sonra

 

3- Rasulullah’ın durumu:

a. Uyku halindeyken

b. Uyanıkken

c. Sadece Ruh hali mi yoksa ruh-bedenle mi?

d. İsra-mirac çok kere olmuşsa; bazı kere uyanık, bazı kere de uykuda

 

4- İsrâ olayının meydana geliş sayısı:

a. Bir kere

b. Birden fazla… gibi.

 

Hadis kitaplarında bu maddelere cevap aradığımızda, hemen hemen hepsine dayanak teşkil edecek değişik kaynaklar bulabiliriz. Bu cevapların genel değerlendirilmesi bizi şu noktaya götürmektedir:

İsrâ olayı meydana gelmiştir. Ayrıntılarına gelince; belli bir kanaate ulaşılabilir. Ama bunun yanında diğer kanaatleri de silip süpürmemek lazımdır. Kaynakların verdiği haberlere göre; bu konuda sahabe bile farklı görüşlere sahipti. Yine de birbirlerini zor duruma düşürecek bir tutum sergilemiyorlardı. Örneğin: Olayın başlangıç noktası Kâbe’nin ister yanı başı olsun, isterse Ümmü Hâni’ni evi olsun, isterse Rasulullah’ın evi olsun. Hepsi de Mescidu’l Haram’ın da bulunduğu Haram bölgesinin içidir.

Hadislerin meydana getirdiği bilgi harmanlaması pek çok fikir ve iddialara neden olmuştur. Kanaatimce ileri sürülen iddialara aşırı taraf olmadan, bu iddialara kaynak teşkil eden metinlere bakıldığında çok renkli bir manzara karşımıza çıkmaktadır. İsrâ ve Mi’râc olayının hemen hemen bütün yönlerine müsbet veya menfi, şöyle veya böyle yorumlar yapılmaktadır. Bu yorumlara müsamahalı ve temkinli yaklaşmak insana özgüven verir. Din ve dinî yorumlar birbirinden farklıdır. Bu farkı biribirinden ayıramayanlar hırçın, ithamcı ve müsamahasızdırlar.

Kur’ân-ı Kerîm’de İsrâ olayına baktığımızda şunu görmekteyiz: İsrâ olayı meydana gelmiştir. Kesindir. Ancak; fazla ayrıntı yerine az ve öz bilgi verilmiştir. Fazla bilgi verilseydi merakımız giderilir miydi? Kanaatimce; Hayır, merakımız olduğu yerde durmayacak ve deprenmesine devam edecekti.

 

İsrâ olayı:

Geceleyin Burak isminde bembeyaz bir binit getirilir. Merkepten büyük ve katırdan da küçüktü. Adımlarını gözlerin görebileceği enötelere atabiliyordu.

Yüce Allah, Cebrail meleği ile kulu Muhammed as.’ı Mescidu’l Haram’dan aldırır. Burak binitine binmiş olarak Mescidu’l Aksâ’ya gece yürüyüşüyle yürütülür. Mekke’deki Mescidu’l Haram’dan Kudüs’deki[2] Mescidu’l Aksa’ya gidiş normal bir yürüyüş değildir.

Mescidu’l Harâm, Kâbe’nin civarıdır.

İsrâ olayının meydana geldiği tarihlerde, Mescidu’l Aksâ diye bilinen bir mescit yoktu. Öyleyse, Mescidu’l Aksâ neresidir? İsrâ esnasında Beytu’l Makdis’in yıkılmış sadece ufak tefek kalıntılardan ibaret olduğu nakledilmektedir. Ama bu haberler de sorgulanabilir. Çok fazla harabe olmayabilir. Şu soru akla gelebilir: Nasıl olur da, harabe kalıntılarına Mescidu’l Aksâ denilir?

Hadislere göre; Bu gece Beytu’l Makdis’e gitmiştir. Beytu’l Makdis de Kâbe’nin yapılmasından 40 yıl sonra inşa edilmiştir.[3] Birbirinden uzaktır. Kâbe ve etrafına Mescidu’l Harâm nasıl deniliyorsa, Beytu’l Makdis ve çevresine de Kur’ân-ı Kerîm’de Mescidu’l Aksâ denilmesi elbette ki normaldir. Beytu’l Makdis’in o zamanlarda harabe halinde olması Mescidu’l Aksâ olarak anılmasını engel teşlil etmez. Diyelim ki Kâbe tamir ediliyor. Bütün duvarları yıkıldı. Sadece temelleri kaldı. Hatta temelleri de kaldırıldı. Sonraları tekrar yapıldı. Soruyorum: Tamir esnasında temelleri kalan Kâbe ve çevresine Mescidu’l Harâm denilmesine bir engel var mıdır? Hayır yoktur. Öyleyse: İsrâ esnasında, Beytu’l Makdis’in harabe olması Mescidu’l Aksâ olarak anılmasından hiçbir beis yoktur.

Allah’ın Elçisi, Beytu’l Makdis’e yönelerek 16-17 ay namaz kılması her haliyle oranın mübarek ve mukaddes olmasındandır. İsrâ ve Mi’râc hadisesinden dolayı önemli hatıralara sahip olan Resulullah tarafından da övülmüş övülmüştür.[4]

Bazı kaynaklar, Mekke’nin Ci’râne semtinde “Mescidü’l Aksâ” diye bilinen bir mescitten haber verirler. Doğrudur. Ancak bu metinler kaynak verilerek nerdeyse ifrat derecesinde kanaatler ileri sürülmektedir. Neden ifrat diyorum çünkü: “…muhtemelen böyle de olabilir, demiyorlar. ...kesinlikle böyledir, diyorlar.” Bundan dolayı ifrat terimini kullanıyorum.

Bu eserlerin verdiği haberlerden hareket ederek; Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilen “Mescidü’l Aksâ” ifadesinin Kudüs’deki “Beytü’l Makdis/Mescidü’l Aksâ” olmadığını ve Mekke’nin Ci’râne semtindeki “Mescidü’l Aksâ” denilen mescidin kastedildiğini kesin ifadelerle iddia ediyorlar.

Şimdi bu eserlerde geçen ilgili metinleri ve anladıklarımızı ifade eldim:

 

1-    Sahîh, Müslim C.4 s.60 hadis no: 3092

3092 - ÍóÏøóËóäóÇ åóÏøóÇÈõ Èúäõ ÎóÇáöÏò ÍóÏøóËóäóÇ åóãøóÇãñ ÍóÏøóËóäóÇ ÞóÊóÇÏóÉõ Ãóäøó ÃóäóÓðÇ - ÑÖì Çááå Úäå - ÃóÎúÈóÑóåõ Ãóäøó ÑóÓõæáó Çááøóåö -Õáì Çááå Úáíå æÓáã- ÇÚúÊóãóÑó ÃóÑúÈóÚó ÚõãóÑò ßõáøõåõäøó Ýöì Ðöì ÇáúÞóÚúÏóÉö ÅöáÇøó ÇáøóÊöì ãóÚó ÍóÌøóÊöåö ÚõãúÑóÉð ãöäó ÇáúÍõÏóíúÈöíóÉö Ãóæú Òóãóäó ÇáúÍõÏóíúÈöíóÉö Ýöì Ðöì ÇáúÞóÚúÏóÉö æóÚõãúÑóÉð ãöäó ÇáúÚóÇãö ÇáúãõÞúÈöáö Ýöì Ðöì ÇáúÞóÚúÏóÉö æóÚõãúÑóÉð ãöäú ÌöÚúÑóÇäóÉó ÍóíúËõ ÞóÓóãó ÛóäóÇÆöãó Íõäóíúäò Ýöì Ðöì ÇáúÞóÚúÏóÉö æóÚõãúÑóÉð ãóÚó ÍóÌøóÊöåö.

Enes’in verdiği habere göre: Resulullah dört kere umre yapmıştır. Hac ile yaptığı umre hariç hepsini Zü’l ka’ade ayında yapmıştır.

(1-) Hudeybiye’den yahut Hudeybiye zamanında,

(2-) Ertesi  yıl Zül’l Ka’de’de yapılan umre,

(3-) Ci’râne’den Zül’l Ka’de ayında Huneyn ganimetlerini taksim ettiği sırada yaptığı umre

(4-) (Sonuncu da) haccıyla yaptığı umredir.

 

2-    Meğâzî, Vâkidî, c.1 s.959

æóÇäúÊóåóì ÑóÓõæáõ Çááøåö Õóáøì Çááøåõ Úóáóíúåö æóÓóáøãó Åáóì ÇáúÌöÚöÑøÇäóÉö áóíúáóÉó ÇáúÎóãöíÓö áöÎóãúÓö áóíóÇáò Îóáóæúäó ãöäú Ðöí ÇáúÞóÚúÏóÉö ÝóÃóÞóÇãó ÈöÇáúÌöÚöÑøÇäóÉö ËóáóÇËó ÚóÔúÑóÉó ÝóáóãøÇ ÃóÑóÇÏó ÇáöÇäúÕöÑóÇÝó Åáóì ÇáúãóÏöíäóÉö ÎóÑóÌó ãöäú ÇáúÌöÚöÑøÇäóÉö áóíúáóÉó ÇáúÃóÑúÈöÚóÇÁö áöÇËúäóÊóíú ÚóÔúÑóÉó ÈóÞöíóÊú ãöäú Ðöí ÇáúÞóÚúÏóÉö áóíúáðÇ ; ÝóÃóÍúÑóãó ãöäú ÇáúãóÓúÌöÏö ÇáúÃóÞúÕóì ÇáøÐöí ÊóÍúÊó ÇáúæóÇÏöí [Õ959] ÈöÇáúÚõÏúæóÉö ÇáúÞõÕúæóì¡ æóßóÇäó ãõÕóáøì ÑóÓõæáö Çááøåö Õóáøì Çááøåõ Úóáóíúåö æóÓóáøãó ÅÐóÇ ßóÇäó ÈöÇáúÌöÚöÑøÇäóÉö - ÝóÃóãøÇ åóÐóÇ ÇáúãóÓúÌöÏõ ÇáúÃóÏúäóì ¡ ÝóÈóäóÇåõ ÑóÌõáñ ãöäú ÞõÑóíúÔò æóÇöÊøÎóÐó Ðóáößó ÇáúÍóÇÆöØó ÚöäúÏóåõ - æóáóãú íóÌõÒú ÑóÓõæáõ Çááøåö Õóáøì Çááøåõ Úóáóíúåö æóÓóáøãó ÇáúæóÇÏöíó ÅáøÇ ãõÍúÑöãðÇ ¡

Resûlullah as, Zî'l-Ka'de'nin beşinci gecesinde, (yani) perşembe günü gecesinde Ci'râne'ye geldi. Orada onüç gece kaldı. Medine'ye dönmek istediğinde de, Zî'l-Ka'de'nin son 12. gecesi olan Çarşamba gecesi Ci'râne'den çıktı. Vadinin alt kısmındaki uzak noktadaki "ÈöÇáúÚõÏúæóÉö ÇáúÞõÕúæóì" mescidu'l aksa'dan "ãä ÇáúãóÓúÌöÏö ÇáúÃóÞúÕóì" ihrama girdi. (Bu mescidu'l aksa = uzaktaki mescid) ise, Ci'râne'deki Resullah'ın namazgâhıydı. Şu mescidu'l ednâ = yakındaki mescid ise "ÇáúãóÓúÌöÏõ ÇáúÃóÏúäóì"; onu Kureyş'den bir adam yaptı. Yanına da duvar çekti. Resulullah as., Ci'râne Vadisini ihrâmsız geçmezdi.

 

2-    Ahbâru Mekke, Ezrakî, c.3 s.200 hadis no:975

975 - ÍÏËäÇ ÃÈæ ÇáæáíÏ ¡ ÞÇá : ÍÏËäí ÌÏí ¡ Úä ÇáÒäÌí ¡ Úä ÇÈä ÌÑíÌ ¡ ÞÇá : ÃÎÈÑäí ÒíÇÏ ¡ Ãä ãÍãÏ Èä ØÇÑÞ ¡ ÃÎÈÑå Ãäå ¡ ÇÚÊãÑ ãÚ ãÌÇåÏ ãä ÇáÌÚÑÇäÉ ¡ ÝÃÍÑã ãä æÑÇÁ ÇáæÇÏí ÍíË ÇáÍÌÇÑÉ ÇáãäÕæÈÉ ¡ ÞÇá : « ãä åÇåäÇ ÃÍÑã ÇáäÈí Õáì Çááå Úáíå æÓáã » æÅäí áÃÚÑÝ Ãæá ãä ÇÊÎÐ åÐÇ ÇáãÓÌÏ Úáì ÇáÃßãÉ ¡ ÈäÇå ÑÌá ãä ÞÑíÔ ÓãÇå ¡ æÇÔÊÑì ãÇáÇ ÚäÏå äÎáÇ ¡ ÝÈäì åÐÇ ÇáãÓÌÏ ÞÇá ÇÈä ÌÑíÌ : ÝáÞíÊ ÃäÇ ãÍãÏ Èä ØÇÑÞ ¡ ÝÓÃáÊå ¡ ÝÞÇá : ÇÊÝÞÊ ÃäÇ æãÌÇåÏ ÈÇáÌÚÑÇäÉ ¡ ÝÃÎÈÑäí Ãä « ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì ÇáÐí ãä æÑÇÁ ÇáæÇÏí ÈÇáÚ쾃 ÇáÞÕæì ãÕáì ÇáäÈí Õáì Çááå Úáíå æÓáã ãÇ ßÇä ÈÇáÌÚÑÇäÉ » ÞÇá : ÝÃãÇ åÐÇ ÇáãÓÌÏ ÇáÃÏäì ÝÅäãÇ ÈäÇå ÑÌá ãä ÞÑíÔ ¡ æÇÊÎÐ Ðáß ÇáÍÇÆØ

Muhammed b. Târık'ın verdiği habere göre; kendisi Ci'rane'den Mücahid'le beraber umreye başladı. Vadinin arka tarafında işaretli taşın civarında ihrama girdi. (Mücahid):

— Nebi as. İşte burada ihrama girdi, dedi. Devamla:

— Benim bildiğime göre, tepenin üzerindeki bu mescidi ilk inşa eden Kureyş'li bir adamın olduğu söylenir. Yanındaki hurma ağaçlarını satın aldı. İşte bu mescidi inşa etti, dedi. İbnu Cureyc dedi ki:

— Ben Muhammed b. Târık'a rastladığımda o (mescid) hakkında sordum. Şöyle dedi:

— Ben Mücahid'le Ci'râne'de buluştum. Bana verdiği habere göre; Mescidu'l aksâ (yakındaki mescid) "ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì"  vadinin arka kısmındaki uzak noktadaki "ÈöÇáúÚõÏúæóÉö ÇáúÞõÕúæóì" Nebi as'ın Ci'rane'deki namazgâhı olduğudur. Bu yakındaki mescid ise; Kureyşli bir adamın bir duvar çekerek yaptığı (bir mescittir).

 

3-    Ahbâru Mekke, Fâkihî. c.7 s.409 hadis no:2793

2793 - ÍÏËäÇ ÇáÒÈíÑ Èä ÃÈí ÈßÑ ¡ æíÚÞæÈ Èä ÍãíÏ ¡ íÒíÏ ÃÍÏåãÇ Úáì ÕÇÍÈå ÞÇáÇ : ËäÇ ÃÈæ ÖãÑÉ ÃäÓ Èä ÚíÇÖ ¡ Úä ÚÈÏ Çáãáß Èä ÌÑíÌ ¡ Úä ãÍãÏ Èä ØÇÑÞ ¡ Ãäå ÞÇá : ÇÊÝÞÊ ÃäÇ æãÌÇåÏ ÈÇáÌÚÑÇäÉ ¡ ÝÃÎÈÑäí « Ãä ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì ÇáÐí ãä æÑÇÁ ÇáæÇÏí ÈÇáÚ쾃 ÇáÞÕæì ãÕáì ÇáäÈí Õáì Çááå Úáíå æÓáã ÈÇáÌÚÑÇäÉ . ÞÇá : ÝÃãÇ åÐÇ ÇáÃÏäì ÝÅäãÇ ÈäÇå ÑÌá ãä ÞÑíÔ æÇÊÎÐ Ðáß ÇáÍÇÆØ » ÒÇÏ ÇáÒÈíÑ Ýí ÍÏíËå : ÞÇá ÇÈä ÌÑíÌ : åæ ÚÈÏ Çááå Èä ÎÇáÏ æÇáãÓÌÏ åæ ÚäÏ ÇáÍÌÇÑÉ ÇáãäÕæÈÉ ãä æÑÇÁ ÇáæÇÏí . ÞÇá : æÞÇá ãÌÇåÏ : ãä åäÇß ÇÚÊãÑ ÇáäÈí Õáì Çááå Úáíå æÓáã

Muhammed b. Taruk diyor ki: Ben Mücahid'le Ci'râne'de buluştum. Bana verdiği habere göre; Mescidu'l Aksâ "ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì"  vadinin arka kısmındaki uzak noktadaki "ÈöÇáúÚõÏúæóÉö ÇáúÞõÕúæóì" Nebi as.ın Ci'rane'deki namazgâhı olduğudur. Bu yakındaki mescid "ÇáãÓÌÏ ÇáÃÏäì" ise; Kureyşli bir adamın bir duvar çekerek yaptığı (bir mescittir)… Zübeyr’in naklettiği hadise göre İbnu Cureyc dedi ki; (duvarı yapan) kişi Abdullah b. Hâlid’tir. Mescid ise; vâdinin arka tarafında dikili taşın yanındaki (mescittir). Mücahid dedi ki: Nebi as. işte buradan umreye başladı.

 

4-    Ahbâru Mekke, Fâkihî. c.7 s.397 hadis no:2782

2782 - æÍÏËäÇ ÃÈæ ÈÔÑ ÈßÑ Èä ÎáÝ ÞÇá : ËäÇ ÓÚíÏ Èä ÇáÍßã ¡ Úä ÇáåÐíá Èä ÈáÇá ¡ Úä ÚØÇÁ ÞÇá : « ãä ÃÑÇÏ ÇáÚãÑÉ ããä åæ ãä ÃåáåÇ Ãæ ÛíÑå ÝáíÎÑÌ Åáì ÇáÊäÚíã Ãæ Åáì ÇáÌÚÑÇäÉ ÝáíÍÑã ãäåÇ ¡ æÃÝÖá Ðáß Ãä íÃÊí æÞÊÇ » æÇáÊäÚíã ãä ÍíË ÇÚÊãÑÊ ÚÇÆÔÉ Ãã ÇáãÄãäíä ÑÖí Çááå ÚäåÇ Ííä ÈÚËåÇ ÑÓæá Çááå Õáì Çááå Úáíå æÓáã ãÚ ÃÎíåÇ ÚÈÏ ÇáÑÍãä Èä ÃÈí ÈßÑ ÑÖí Çááå ÚäåãÇ Úáì ÃÑÈÚÉ ÃãíÇá ãä ãßÉ Úáì ØÑíÞ ÇáãÏíäÉ æåãÇ ãÓÌÏÇä . ÝÞÏ ÒÚã ÈÚÖ Çáãßííä Ãä ÇáãÓÌÏ ÇáÃÏäì Åáì ÇáÍÑã ÇáÎÑÈ åæ ÇáãÓÌÏ ÇáÐí ÇÚÊãÑÊ ãäå ÚÇÆÔÉ ÑÖí Çááå ÚäåÇ ¡ æáÇ ÃÚáã ÅáÇ Ãäí ÓãÚÊ Ãä ÇÈä ÃÈí ÚãÑ íÐßÑ Ðáß Úä ÃÔíÇÎå ãä Ãåá ãßÉ Ãäå åæ ÇáÕÍíÍ ÚäÏåã ¡ æÞÏ ÒÚã ÈÚÖåã Ãäå ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì ãÝÖì ÇáÃßãÉ ÇáÍãÑÇÁ .

…Atâ demiştir ki: İster oranın halkı olsun, isterse yabancı olsun umre yapmak istediğinde Tenî'm'e veya Ci'râne'ye çıksın. Oradan ihrama girsin. Efdâl olan vaktin girmesidir. Resûlullah as. müminlerin annesi Aişe umre yapacağı zaman kardeşi Abdurrahman'la beraber Mekke'den dört mîl uzaklıktaki Medine yolu üzerinde olan Tenim'e gönderdi. (Orada) iki mescit vardı. Bazı Mekke'lilerin ifadesine göre;  Aişe ra. haram bölgesinde harabeye dönmüş olan yakındaki mescitte ÇáãÓÌÏ ÇáÃÏäì umreye başlamıştır. Benim bildiğim ise; İbnu Ebi Ömer'in Mekke halkının yaşlılarından verdiği haberdir. Onların kanaatine göre doğru olan da odur. Yine bazı Mekkelilerin ifadesine göre uzaktaki mescit ÇáãÓÌÏ ÇáÃÞÕì kırmızı tepenin bitimindedir.

 

Yukarıdaki hadis metinlerine dikkat ettiğimizde şu konuları tespit edebiliriz:

1-    Allah’ın Resûlü Huneyn savaşı sonrası Ci’râne mevkiinde konaklamıştır.

2-    Bu konaklama 2 hafta civarında devam etmiştir.

3-    Allah’ın Resûlü Ci’râne mevkiinde ihrama girmiştir.

4-    Aişe ra. da bir ihtimalle yine burada ihrama başlamıştır.

5-    O zamanda Ci’râne mevkiinde, umreye başlangıç noktası olarak 1 adet dikili taş mevcuttur.

6-    O zaman Ci’râne mevkiinde, 2 tane mescit vardı.

7-    Bir tanesi dikili taşın yanındaki Mescidu'l Ednâ’dır (yakındaki mescid).

8-    Mescidu'l Ednâ’yı Kureyşli bir şahıs inşa etmiştir.

9-    Diğeri ise; vadinin arkasında en uzak noktada başka bir ifadeyle kırmızı tepenin bitimindeki Mescidu'l Aksâ’dır (uzaktaki mescid).

10- Allah’ın Resûlü namazlarını iki haftalık zaman içinde genellikle Mescidu'l Aksâ’da kılmıştır.

11- Mescidu'l Aksâ’nın yeri belirtilmiştir

12- Allah’ın Resûlünün musallâ (namazgâh) edindiği bu mescit, o zaman hangi isimle zikredildiği de açık değildir. Ancak hadisi rivayet edenin zamanında uzaktaki mescid (Mescidu'l Aksâ) diye anıldığı anlaşılmaktadır.

13- Peki, Ci’râne mevkiindeki Mescidu'l Aksâ ne zaman yapılmıştır?

14- Cevap olarak deriz ki; ne zaman ve kim tarafından yapıldığı belli değildir.

15- Bu mescit hicretten önce var mıydı?

16- Uzaktaki mescidin (Mescidu'l Aksâ) yukarıda zikredilen metinlere göre hicret öncesi olup olmadığı belli değildir. Ancak; hicret öncesi tarihî olaylar göz önüne getirildiğinde, o zaman bu mescidin mevcut olması hiç mümkün değildir. Hele hele Allah’ın Resûlünün veya Müslümanların o zamanlar buralara gelerek bu mescitte namaz kılması düşünülecek şey değildir. Kureyş müşriklerinin zulmü Mekke’yi tam kuşatmıştı. Kureyşlilerin Müslümanları muhasara ve boykot döneni çok insafsızcaydı. Allah’ın Resûlünün buralarda bir musallâ edindiğini ve zaman zaman gelip ibadet ettiğini öğrenseler mescit diye bir şey bırakmazlardı. Dümdüz ederlerdi. Hatta hakaret olsun diye her türlü melanetliği yaparlardı.

17- Şimdi durum böyleyken bir soru daha soralım: 17/İsrâ:1. ayetinde zikredilen Mescidu'l Aksâ burası olabilir mi?

18- Elimizdeki bilgilere göre, hiç mümkün değildir. Çünkü buranın olduğunu bize bildiren ikna edici bir haber metni yoktur. İkna edici bir haber şöyle kalsın, zayıf hatta şaibeli bir haber bile yoktur. Allah’ın hiçbir kulu bu konuda bir haber nakletmemiştir.

19- 17/İsrâ:1. ayetinde zikredilen Mescidu'l Aksâ burası olsaydı; akla ve hayale sığmayacak kadar meşhur olurdu. En azından; Sevr mağarası, Hirâ Nûr dağı, Akabe mevkiindeki ağaç kadar bilinir ve konuşulurdu. Hadis kitaplarımızdan en azından bir miktar hadis bizlere kadar ulaşırdı. Olsaydı zayıf bir ihtimal de olsa; olabilir, denilirdi. Kanaatime göre; Ci’râne’deki mescidin, Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilen Mescidu'l Aksâ olduğunu iddia etmek kuru bir laftan öteye gitmemektedir.  

 

Kur’ân-ı Kerîm’de İsrâ ve Mi’râc olayı:

 

1- 17/İsrâ suresinde:

ÓæÑÉ ÇáÅÓÑÇÁ. ÈÓã Çááå ÇáÑÍãä ÇáÑÍíã . ÓõÈúÍóÇäó ÇáøóÐöí ÃóÓúÑóì ÈöÚóÈúÏöåö áóíúáÇð ãöäú ÇáúãóÓúÌöÏö ÇáúÍóÑóÇãö Åöáóì ÇáúãóÓúÌöÏö ÇáÃóÞúÕóì ÇáøóÐöí ÈóÇÑóßúäóÇ Íóæúáóåõ áöäõÑöíóåõ ãöäú ÂíóÇÊöäóÇ Åöäøóå åõæó ÇáÓøóãöíÚõ ÇáúÈóÕöíÑõ

"Geceleyin, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescidu’l Harâm'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidu’l Aksâ'ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten işitendir, görendir." 17/İsrâ:1

Bu ayet üzerinde biraz düşünelim:

1-    Olayı meydana getiren Allah’tır: Noksan sıfatlardan münezzehtir.

2-    Olayı yaşayan Allah’ın kuludur: Muhammed as.dır.

3-    Olayın meydana geldiği zaman: Geceleyin.

4-    Olayın seyri: Gece yürüyüşü yani şovdan uzak; sessiz ve özel bir yürüyüştür.

5-    Olayın başladığı nokta: Mescidu’l Harâm’dır

6-    Olayın devam ettiği nokta: Mescidu’l Aksâ’dır.

7-    Çevresi mübarek kılınan yer: Mescidu’l Aksâ’dır.

8-    Seyahatin sebebi. Allah’ın âyetlerinden bazılarının gösterilmesidir.

Şimdi yukarıda sıralanan maddelerden en fazla merakımızı üzerinde toplayan konu üzerinde biraz duralım.

“Kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye” ifade geçmektedir.

Gösterilmek istenen şey nedir? Bu ayete baktığımız zaman konu müphem, açık değildir. O zaman Kur’ân-ı Kerîm’de ayet kelimesinin anlamını bulmaya çalışalım:

Âyet nedir?

Kur’ân-ı Kerîm’de ayet terimi pek çok konuları ifade etmektedir. Genel bir bilgi olması için şu ayeti almakla yetinelim:

Göklerde ve yerde nice âyetler vardır. Orada geçip giderler de onda yüz çevirirler. 12/Yûsuf: 105

Karşı karşıya olduğumuz konunun muhteviyatı biraz daha farklıdır. Çünkü gösterilmek istenen “âyetler” olağan düzeydeki; hatırlatıcı, ibretlendirici, uyarıcı, öğretici ve yönlendiricilik yönünün yanında bir şeyler daha vardır. O da; yüce Allah’ın kulu Muhammed as.’a özel bir davetidir.

Muhammed as.’ın bu gece gördüğü olağan şeyler değildi. Kur’ân-ı Kerîm’de önemine binaen zikredilmiştir. O halde; gündem, seyahat, yolcu, binit, zaman ve şahit olunanların hepsini bir bütün olarak düşündüğümüzde olayın kendisine ayrıcalık getiren bir özelliği öne çıkmaktadır. Buna mucize diyebiliriz. 

 

2- 53/Necm suresinde:

ÓæÑÉ ÇáäÌã. ÈÓã Çááå ÇáÑÍãä ÇáÑÍíã æóÇáäøóÌúãö ÅöÐóÇ åóæóì1. ãóÇ Öóáøó ÕóÇÍöÈõßõãú æóãóÇ Ûóæóì2. æóãóÇ íóäúØöÞõ Úóäö Çáúåóæóì 3. Åöäú åõæó ÅöáøóÇ æóÍúíñ íõæÍóì 4. Úóáøóãóåõ ÔóÏöíÏõ ÇáúÞõæóì5. Ðõæ ãöÑøóÉò ÝóÇÓúÊóæóì 6. æóåõæó ÈöÇáúÃõÝõÞö ÇáúÃóÚúáóì7. Ëõãøó ÏóäóÇ ÝóÊóÏóáøóì8. ÝóßóÇäó ÞóÇÈó ÞóæúÓóíúäö Ãóæú ÃóÏúäóì9. ÝóÃóæúÍóì Åöáóì ÚóÈúÏöåö ãóÇ ÃóæúÍóì 10. ãóÇ ßóÐóÈó ÇáúÝõÄóÇÏõ ãóÇ ÑóÃóì 11. ÃóÝóÊõãóÇÑõæäóåõ Úóáóì ãóÇ íóÑóì 12. æóáóÞóÏú ÑóÂóåõ äóÒúáóÉð ÃõÎúÑóì 13. ÚöäúÏó ÓöÏúÑóÉö ÇáúãõäúÊóåóì14. ÚöäúÏóåóÇ ÌóäøóÉõ ÇáúãóÃúæóì 15. ÅöÐú íóÛúÔóì ÇáÓøöÏúÑóÉó ãóÇ íóÛúÔóì 16. ãóÇ ÒóÇÛó ÇáúÈóÕóÑõ æóãóÇ ØóÛóì 17. áóÞóÏú ÑóÃóì ãöäú ÂóíóÇÊö ÑóÈøöåö ÇáúßõÈúÑóì18.

 

53/Necm suresinin 1-18. ayetlerinin tefsir kitaplarındaki kısa değerlendirilmesi [5] :

Bismillâhirrahmânirrahîm.

1.    Andolsun battığı zaman yıldıza,

Bu ayette geçen necm (yıldız, Süreyya yıldızı, gövdesi veya sapı olmayan çimen gibi bitkiler, Kur’ân, hevâ; batmak, inmek… Birkaç şekilde yorumlanmıştır.

1- Battığı zaman yıldıza ant olsun.

2- Sabahleyin battığı zaman bütün yıldızlara and olsun.

3- Parça parça nazil olan Kur’ân bölümlerine ant olsun. İnen her bir parça birer yıldızdır.

4- Sabahleyin battığı zaman Süreyya’ya  (Ülker, 7 takımyıldızına) ant olsun.

5- Yıldız Muhammed as’dır. Mi’râc’dan indiği zaman Muhammed as.’a ant olsun.

2.    Sahibiniz sapmadı ve azmadı.

Dalâl: Hidayetin zıddıdır. Yani yolu kaybetmek veya hiç yol bulamayıp şaşkın dolaşmaktır. Ğayy: Bu da rüşdün zıddıdır ki, aklın istikametini veya yolun doğrusunu yitirmek mânâsınadır.

Sahibiniz, arkadaşınız Muhammed, size bir şeyler anlatıyor. Siz O’nu iyi tanırsınız. Aranızda yetişmiştir. Arkadaşınızdı. Yalan söylemeyeceğini de çok iyi bilirsiniz. Sapıttı, azdı gibi laflara gerek yok. Arkadaşınız, sapmadı ve azmadı da.

3.    O, hevâdan konuşmaz.

Hevâ; arzu, istek, sevgidir.

O Kur'ân'ı kendi hevasından söylemez.

O anlattıkları kendi hevâsında uydurduğu bir şey değildir.

Kur'an'ı beyan ve izah niteliği taşıyan sözlerinin tümü vahy kaynaklıdır.

4.    O, yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir.

Vahy isim olarak, kitab manasına gelir.

Onun anlattıkları vahiydir. Kur’ân’dır. Başka bir şey değildir.

5.    Onu kuvvetleri pek şiddetli olan öğretmiştir.

Şedidu'l-Guva, kuvvetleri çok şiddetlidir.

Öğretmiştir fiilinin öznesi üzerinde yorum yapılmıştır.

1- Allah,

2- Cebrail.

6.    O büyük bir güce sahiptir. Hemen dosdoğru göründü.

Zümarrete; te'sir eden, nüfuz sahibi, yürekli yani korkağın zıddı, ruhsal yapısı kuvvetli, akıllı, güçlü, güzel, hikmet sahibi ve sağlam vücutlu demektir.

Zu mirre, sağlam, sıhhatli, sağlam akıllı ve akıl sahibi anlamlarına gelir

İstivâ; doğruluverdi, gerçek görüntüsü ile gözüktü, yükseldi.

1- Allah, hemen istivâ etti. .

2- Cebrail, gerçek görüntüsü ile gözüktü.

3- Cebrail, hemen doğruluverdi.

4-.Cebrail, makamına yükseldi.

5- Muhammed, hemen doğruluverdi

6- Muhammed mi’rac ile yükseldi.

7- Allah, Arşın üzerine istiva etti.

7.    O, en yüksek bir ufuktaydı.

Ufuk, güneşin doğduğu ve gündüzün aydınlığının yayıldığı yerdir.

1- Cebrail gerçek görüntüsü ile yükseğe doğru doğruldu.

2- Cebrail gerçek görüntüsü ile sabahleyin ufuğun doğusunda gözüktü.

3- Muhammed mi’râc ile en yüksek ufuktaydı.

4- Muhammed as, ümmetine yaklaştı, onlara yumuşak davrandı ve onlardan biri gibi oldu. Şefkatli davetlerle sarktı, yaklaştı

8.    Sonra yaklaştı da aşağıya iniverdi.

1- Allah, Muhammed’e yaklaşıp sarktı.

2- Cebrail, doğuda sadece iki kanadıyla ufuğu kaplayan gerçek görüntüsü ile gözüktü ve durdu. Yaklaştı. Sarktı yani tam yaklaşıncaya kadar indi.

3- Refref, Muhammed’e yaklaştı, sarktı ve Muhammed ona bindi.

4- Muhammed, Rabbine yaklaştı ve secde etmek için yere sarktı.

5- Muhammed, Allah'a yaklaştı, O'nun çekmesiyle yukarılara yükseltildi.

9.    Derken iki yay kadar veya daha yakın oluverdi.

Kavs: yay demektir.

Kâb da yayın kabzası ile kiriş kısmı olan iki köşe aralığına denir ki bir yayda iki kâb mevcuttur.

Kavs, uzaklık ölçü birimi. Kavs, bir zir’a uzaklık.

1- Allah, Muhammed as.’a iki yay kadar yaklaştı.

2- Cebrail, Muhammed as.’a iki yay kadar yaklaştı. Onu kendine cezp etti.

10. Hemen kuluna vahyettiğini vahyetti.

Abdihi, kuluna demektir.

Vahyetti fiilinin öznesi kimdir? Kime vahyetti.

1- Allah, kulu Cebrail’e vahyetti.

2- Allah, kulu Muhammd’e vahyetti.

3- Cebrail, Allah’ın kulu Muhammd’e vahyetti.

4- Cebrail, Muhammed'e, Allah'ın kendisine vahyettiği o şeyi vahyetti.

Vahyedilen nedir?

1. Vahyedilen şey, namaz emridir.

2. Bu, "Peygamberlerden hiçbiri, senden önce, ümmetleri de senin ümmetinden önce, cennete giremeyecekler" hükmüdür.

3. Cebrail'in getirdiği vahyettiği her şeydir.

4. Bakara suresinin son iki ayeti.

5- Muhammed ümmeti arasından Allah'a or­tak koşmayan kimselere, kişiyi cehenneme götüren büyük günahlar bağış­landı

11. Gördüğü şeyi kalbi tekzîp etmedi.

Gören kimdir? Gören, Muhammed as’dır.

Mııhammed’in kalbi Miraç gecesi gördüklerini yalanlamadı.

Görülen Nedir?

1-  Gördüğü Allah’tır.

  1. Kalb gözüyle,
  2. Tecellisini gördü. Eğer Allah’ı gördüyse; Allah'ı iki kez görmüştür. Allah'ı kalbiyle görmüştür.

2-  Gördüğü Cebrail, görülmemiş güzellikte gerçek görüntüsünü gördü.

3-  Gördüğü diğer ilginç ilahî ayet ve mu'cizelerdir.

12. Yine de siz, gördüğü üzerinde onunla tartışacak mısınız?

Siz bu konuyu tartışarak, onu şüphe ve tereddüte mi düşürmek istiyorsunuz? Onun, kalbiyle tasdik ettiğini yalanlamasını mı İstiyorsunuz?

13. Andolsun ki, O'nu diğer bir inişinde de gördü.

Gören Muhammed as.’dır. Görülen kimdir?

1- Allah Tealâ’dır. O Allah'ı, diğer bir defa da gördü.

2- Cebrail’dir. Muhammed as. ikinci inişinde Cebrail'i gerçek görüntüsünde gördü.

3- Cebrail’dir. Muhammed as. ikinci inişinde Cebrail'i Mekke’de Ecyâd (Ciyâd) tepesinde gördü. Diğer zamanlarda yanına insan görüntüsünde geliyordu.

14. Sidretü'l Müntehâ'nın yanında.

Sidre, bir ağaç adıdır. Münteha ise, son noktada bulunan demektir.

Sidra, üzerinde sedir ağacının meyvesine benzeyen meyveler bulunduğu halde, yedinci kat gökte olan bir ağaçtır. Bunun semanın altıncı katında olduğu da ileri sürülmüştür.

Binekli insan onun dallarından birinin gölgesinde yüz sene yol alır. Yahut gölgesinde yüz yolcu gölgelenir. İçinde altın kelebekler uçuşur. Sanki meyveleri Hecer testisi gibi idi.

Muhammed as. Cebrail'i veya başkasını, Sidratü'l-Müntehâ yakınında gördü.

Rasulullah Miraç gecesinde Sidretü’l Münteha'ya kadar götürüldü. Sidretü’l Münteha yedinci semadadır. Arzdan yükseltilenler en son oraya kadar yükselir, oradan kabzolunur; Onun üstünden inenler, en son oraya kadar iner, oradan kabzolunur.

Oraya niçin Sidretu'l-Münteha denilmiştir? Gö­rüşler:

1. Üstünden inen her şey ora­ya kadar ulaşır ve oraya ulaşan da oradan tekrar yükselir.

2. Peygamberlerin bilgisi orada son bulur. Ötesini bilmez­ler.

3. Ameller oraya kadar ulaşır ve oradan alınır

4. Melekler ve peygamberler oraya kadar ulaşır ve orada dururlar.

5. Şehitlerin ruhlarının ulaş­tıkları son noktanın orası olusundan.

6. Müminlerin ruhları en son oraya ulaşır.

7. Muhammed as'ın sünneti üzere gidenler en son oraya kadar ulaşır

8. Bütün mahlûkatın bilgisinin ulaştığı en son nokta orasıdır

9. Buraya yükseltilenin artık şeref ve de­ğeri en ileri dereceye varmış olmasından dolayıdır.

10- Tûbâ Ağacı'dır

15. Onun yanında ise Cennetü'l Me'vâ bulunmaktadır.

Me'vâ, barınılacak, oturulacak yer anlamına gelir.

Cennetu'l-Me'vâ, barınılacak cennettir.

Cennetu'l-Me'vâ, hangi cennet olduğu hususunda ihtilaf edilmiştir.

1- Muttakilere va'dolunan cennet olduğu,

2- Şehitlerin ruhlarının bulunduğu bir başka cennet olduğu,

3- Meleklere âit bir cennet olduğu,

4- Müminlerin ruh­larının buraya sığınmasıdır

16. O vakit, Sidre'yi bürüyen bürüyordu.

Yağşâ; örtüyor,  bürüyor. Sidre'yi bürüyen şey nedir?

1. Bunlar, altından olan kelebek veya çekirgelerdir.

2. Adeta kuşlar gibi olan melekler bürümüştürler.

3. Allah'ın nurları.. Musa hadisesinde olduğu gibi nurları, zuhur etti..

4. Kapalı ve müphemdir ve tazim ifade eder.

17. Göz kayıp-şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.

Muhammed as. çok tahammül sahibiydi. Orada tecelli eden olaylar, onun gözlerini kamaştırmadı. Kendisini rahatsız etmedi, Dikkati dağılmadı. Sakin bir şekilde müşahede etmeye devam etti.

Göz, Muhammed as.’ın gözü ise;

Muhammed as’ın gözü meyletmedi, başka yana kaymadı.

Sidre'yi bürüyen şeyin, altın kelebekler ve çekirgeler ise;

Muhammed as’ın buna iltifat etmedi, bununla meşgul olmadı.

Bakışlarını esas maksadı olan şeyden kesmedi.

Eğer Sidre'yi bürüyen Allah'ın nurları ise; iki izah yapılabilir:

1, Muhammed as. sağa ve sola dönmeden, hep o nurlara baktı

2. O göz, o nurdan ötürü kaymadı. Bundan başka bir şey istemedi.

18. Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.

O Rabbinin âyetlerinden en büyük olanı görmüştür.

İsrâ gecesinde, gidişinde ve dönüşünde gördüklerdir.

En büyük âyetler nelerdir?

1- Cebrail’in 600 yüz kanatlı aslî suretini gördü. ,

2-.Allah’ın nurunu gördü.

3- Sidre'yi bürüyenleri gördü.

4- Mi’râc’ı gördü.

5- Cebrail ile yaygı biçimindeki refref binitini gördü

6- Cennetten gelmiş yeşil bir refref gördü ki ufku kapatmıştı.

7- Ufukları kaplayan yeşil bir cennet perdesini gördü.

8-.Bilemediğimiz ve sayılamayacak kadar başka âyetleri gördü

 

  

Hadislerle İsrâ ve Mi’râc olayı

 

Hadis kitabları, İsrâ ve Mi’râc olayını anlatan pekçok hadislere yer vermektedir. Bu hadisler; konu, metin ve senet bakımından birçok değerlendirmeye tabi tutularak birbirine benzer, yakın ve zıt izahlar ileri sürülmüştür. İleri sürülen bu kanaatlerin önemlilerine değindik. Metin ya da senet bakımından çok zayıf veya şiddetli tenkide uğramış konulara pek değinmdik. Bunun yanında farkına varamadığımız önemli konuların noksanlığı bizim zaafımızdır.

 


İsrâ ve Mi’râc olayını anlatan pek çok hadisler mevcuttur.[6] Biz, konumuza temel olarak (Sahîh, Müslim c.1, s.103 hadis no: 434) hadisi aldık.

Metin:

ÃóÎúÈóÑóäóÇ ÚóÈúÏõ ÇáúæóÇÍöÏö Èúäõ ÃóÍúãóÏó ÇáúãóáöíÍöíøõ ¡ ÃóÎúÈóÑóäóÇ ÃóÍúãóÏõ Èúäõ ÚóÈúÏö Çááøóåö ÇáäøõÚóíúãöíøõ ¡ ÃóÎúÈóÑóäóÇ ãõÍóãøóÏõ Èúäõ íõæÓõÝó ¡ ÍóÏøóËóäóÇ ãõÍóãøóÏõ Èúäõ ÅöÓúãóÇÚöíáó ¡ ÍóÏøóËóäóÇ åóãøóÇãõ Èúäõ íóÍúíóì ¡ ÍóÏøóËóäóÇ ÞóÊóÇÏóÉõ ¡ Úóäú ÃóäóÓö Èúäö ãóÇáößò ¡ Úóäú ãóÇáößö Èúäö ÕóÚúÕóÚóÉó ¡ Ãóäøó äóÈöíøó Çááøóåö Õóáøóì Çááøóåõ Úóáóíúåö æóÓóáøóãó ÍóÏøóËóåõãú Úóäú áóíúáóÉö ÃõÓúÑöíó Èöåö ¡ ÞóÇáó : ÈóíúäóãóÇ ÃóäóÇ Ýöí ÇáúÍóØöíãö æóÑõÈøóãóÇ ÞóÇáó Ýöí ÇáúÍöÌúÑö ãõÖúØóÌöÚðÇ ÅöÐú ÃóÊóÇäöí ÂÊò ¡ ÝóÞóÏú ÞóÇáó : æóÓóãöÚúÊõåõ íóÞõæáõ : ÝóÔóÞøó ãóÇ Èóíúäó åóÐöåö Åöáóì åóÐöåö ¡ ÝóÞõáúÊõ áöáúÌóÇÑõæÏö ¡ æóåõæó Åöáóì ÌóäúÈöí : ãóÇ íóÚúäöí Èöåö ¿ ÞóÇáó : ãöäú ËõÛúÑóÉö äóÍúÑöåö Åöáóì ÔöÚúÑóÊöåö ¡ æóÓóãöÚúÊõåõ íóÞõæáõ : ãöäú ÞóÕøöåö Åöáóì ÔöÚúÑóÊöåö ¡ ÝóÇÓúÊóÎúÑóÌó ÞóáúÈöí ¡ Ëõãøó ÃõÊöíÊõ ÈöØóÓúÊò ãöäú ÐóåóÈò ãóãúáõæÁò ÅöíãóÇäðÇ ¡ ÝóÛõÓöáó ÞóáúÈöí ¡ Ëõãøó ÍõÔöíó ¡ Ëõãøó ÃõÚöíÏó ¡ Ëõãøó ÃõÊöíÊõ ÈöÏóÇÈøóÉò Ïõæäó ÇáúÈóÛúáö æóÝóæúÞó ÇáúÍöãóÇÑö ÃóÈúíóÖó ¡ ÝóÞóÇáó áóåõ ÇáúÌóÇÑõæÏõ : åõæó ÇáúÈõÑóÇÞõ íóÇ ÃóÈóÇ ÍóãúÒóÉó ¿ ÞóÇáó ÃóäóÓñ : äóÚóãú ¡ íÖóÚõ ÎóØúæóåõ ÚöäúÏó ÃóÞúÕóì ØóÑúÝöåö ¡ ÝóÍõãöáúÊõ Úóáóíúåö ¡ ÝóÇäúØóáóÞó Èöí ÌöÈúÑöíáõ ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáÏøõäúíóÇ ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó ÌöÈúÑöíáõ : Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : æóÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ Þöíáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ ÝöíåóÇ ÂÏóãõ ¡ ÝóÞóÇáó : åóÐóÇ ÃóÈõæßó ÂÏóãõ ¡ ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ¡ ÝóÑóÏøó ÇáÓøóáÇãó ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÇÈúäö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáËøóÇäöíóÉó ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : æóÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ Þöíáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ÅöÐóÇ íóÍúíóì æóÚöíÓóì ¡ æóåõãóÇ ÇÈúäóÇ ÎóÇáóÉò ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ íóÍúíóì æóÚöíÓóì ¡ ÝóÓóáøöãú ÚóáóíúåöãóÇ ¡ ÝóÓóáøöãúÊõ ¡ ÝóÑóÏøóÇ ¡ Ëõãøó ÞóÇáÇ : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí Åöáóì ÇáÓøóãóÇÁö ÇáËøóÇáöËóÉö ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : æóÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ Þöíáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ÅöÐóÇ íõæÓõÝõ ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ íõæÓõÝõ ¡ ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ¡ ÝóÑóÏøó ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáÑøóÇÈöÚóÉó ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : ÃóæóÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ Þöíáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ ÅöÏúÑöíÓõ ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ ÅöÏúÑöíÓõ ¡ ÝóÓóáøóãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ¡ ÝóÑÏøó ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö ÇáÕøóÇáöÍ æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáúÎóÇãöÓóÉó ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : ãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : æóÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ Þöíáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóÝõÊöÍó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ åóÇÑõæäõ ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ åóÇÑõæäõ ¡ ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ÝóÑóÏøó ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí ÍóÊøóì ÃóÊóì ÇáÓøóãóÇÁó ÇáÓøóÇÏöÓóÉó ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : ÞóÏú ÃõÑúÓöáó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ ãõæÓóì ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ ãõæÓóì ¡ ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÃóÎö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ ÝóáóãøóÇ ÊóÌóÇæóÒúÊõ ¡ Èóßóì ¡ Þöíáó áóåõ : ãóÇ íõÈúßöíßó ¿ ÞóÇáó : ÃóÈúßöí áÃóäøó ÛõáÇãðÇ ÈõÚöËó ÈóÚúÏöí íóÏúÎõáõ ÇáúÌóäøóÉó ãöäú ÃõãøóÊöåö ÃóßúËóÑõ ãöãøóäú íóÏúÎõáõåóÇ ãöäú ÃõãøóÊöí ¡ Ëõãøó ÕóÚöÏó Èöí ÇáÓøóãóÇÁó ÇáÓøóÇÈöÚóÉó ¡ ÝóÇÓúÊóÝúÊóÍó ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : ãóäú åóÐóÇ ¿ ÞóÇáó : ÌöÈúÑöíáõ ¡ Þöíáó : æóãóäú ãóÚóßó ¿ ÞóÇáó : ãõÍóãøóÏñ ¡ Þöíáó : æóÞóÏú ÈõÚöËó Åöáóíúåö ¿ ÞóÇáó : äóÚóãú ¡ ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ Èöåö ¡ ÝóäöÚúãó ÇáúãóÌöíÁõ ÌóÇÁó ¡ ÝóáóãøóÇ ÎóáóÕúÊõ ¡ ÝóÅöÐóÇ ÅöÈúÑóÇåöíãõ ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ ÃóÈõæßó ÅöÈúÑóÇåöíãõ ¡ ÝóÓóáøöãú Úóáóíúåö ¡ ÝóÓóáøóãúÊõ Úóáóíúåö ¡ ÝóÑóÏøó ÇáÓøóáÇãó ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : ãóÑúÍóÈðÇ ÈöÇáÇÈúäö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ æóÇáäøóÈöíøö ÇáÕøóÇáöÍö ¡ Ëõãøó ÑõÝöÚúÊõ Åöáóì ÓöÏúÑóÉö ÇáúãõäúÊóåóì ¡ ÝóÅöÐóÇ äóÈöÞõåóÇ ãöËúáõ ÞöáÇáö åóÌóÑó ¡ æóÅöÐóÇ æóÑóÞõåóÇ ãöËúáõ ÂÐóÇäö ÇáúÝöíóáóÉö ¡ ÞóÇáó : åóÐóÇ ÓöÏúÑóÉõ ÇáúãõäúÊóåóì ¡ æóÅöÐóÇ ÃóÑúÈóÚóÉõ ÃóäúåóÇÑò : äóåúÑóÇäö ÈóÇØöäóÇäö ¡ æóäóåúÑóÇäö ÙóÇåöÑóÇäöö ¡ ÝóÞõáúÊõ : ãóÇ åóÐóÇäö íóÇ ÌöÈúÑöíáõ ¿ ÞóÇáó : ÃóãøóÇ ÇáúÈóÇØöäóÇäö ¡ ÝóäúåúÑóÇäö Ýöí ÇáúÌóäøóÉö ¡ æóÃóãøóÇ ÇáÙøóÇåöÑóÇäö ¡ ÝóÇáäøöíáõ æóÇáúÝõÑóÇÊõ ¡ Ëõãøó ÑõÝöÚó áöí ÈóíúÊõ ÇáúãóÚúãõæÑö ¡ Ëõãøó ÃõÊöíÊõ ÈöÅöäóÇÁò ãöäú ÎóãúÑò ¡ æóÅöäóÇÁò ãöäú áóÈóäò ¡ æóÅöäóÇÁò ãöäú ÚóÓóáò ¡ ÝóÃóÎóÐúÊõ ÇááøóÈóäó ¡ ÝóÞóÇáó : åöíó ÇáúÝöØúÑóÉõ ÃóäúÊó ÚóáóíúåóÇ æóÃõãøóÊõßó ¡ Ëõãøó ÝõÑöÖóÊú Úóáóíøó ÇáÕøóáÇÉõ ÎóãúÓöíäó ÕóáÇÉð ßõáøó íóæúãò ¡ ÝóÑóÌöÚúÊõ ¡ ÝóãóÑóÑúÊõ Úóáóì ãõæÓóì ¡ ÝóÞóÇáó : Èöãó ÃõãöÑúÊó ¿ ÞóÇáó : ÃõãöÑúÊõ ÈöÎóãúÓöíäó ÕóáÇÉò ßõáøó íóæúãò ÞóÇáó : Åöäøó ÃõãøóÊóßó áÇ ÊóÓúÊóØöíÚõ ÎóãúÓöíäó ÕóáÇÉð ßõáøó íóæúãò ¡ æóÅöäøöí æóÇááøóåö áóÞóÏú ÌóÑøóÈúÊõ ÇáäøóÇÓó ÞóÈúáóßó ¡ æóÚóÇáóÌúÊõ Èóäöí ÅöÓúÑóÇÆöíáó ÃóÔóÏøó ÇáúãõÚóÇáóÌóÉö ¡ ÝóÇÑúÌöÚú Åöáóì ÑóÈøößó ¡ ÝóÓóáúåõ ÇáÊøóÎúÝöíÝó áÃõãøóÊößó ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóæóÖóÚó Úóäøöí ÚóÔúÑðÇ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ Åöáóì ãõæÓóì ¡ ÝóÞóÇáó ãöËúáóåõ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóæóÖóÚó Úóäøöí ÚóÔúÑðÇ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ Åöáóì ãõæÓóì ¡ ÝóÞóÇáó ãöËúáóåõ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóæóÖóÚó Úóäøöí ÚóÔúÑðÇ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ Åöáóì ãõæÓóì ¡ ÝóÞóÇáó ãöËúáóåõ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóÃõãöÑúÊõ ÈöÚóÔúÑö ÕóáóæóÇÊò ßõáøó íóæúãò ¡ ÝóÞóÇáó ãöËúáóåõ ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ ¡ ÝóÃõãöÑúÊõ ÈöÎóãúÓö ÕóáóæóÇÊò ßõáøó íóæúãò ¡ ÝóÑóÌóÚúÊõ Åöáóì ãõæÓóì ¡ ÝóÞóÇáó : Èöãó ÃõãöÑúÊó ¿ ÞõáúÊõ : ÃõãöÑúÊõ ÈöÎóãúÓö ÕóáóæóÇÊò ßõáøó íóæúãò ¡ ÞóÇáó : Åöäøó ÃãøóÊóßó áÇ ÊóÓúÊóØöíÚõ ÎóãúÓó ÕóáóæóÇÊò ßõáøó íóæúãò ¡ æóÅäøöí ÞóÏú ÌóÑøóÈúÊõ ÇáäøóÇÓó ÞóÈúáóßó ¡ æóÚóÇáóÌúÊõ Èóäöí ÅÓúÑóÇÆöíáó ÃóÔóÏøó ÇáúãõÚõÇáóÌóÉö ¡ ÝóÇÑúÌöÚú Åöáóì ÑóÈøößó ¡ ÝóÓóáúåõ ÇáÊøóÎúÝöíÝó áÃõãøóÊößó ¡ ÞóÇáó : ÓóÃóáúÊõ ÑóÈøöí ÍóÊøóì ÇÓúÊóÍúíóíúÊõ ¡ æóáóßöäøöí ÃóÑúÖóì æóÃõÓóáøöãõ ¡ ÞóÇáó : ÝóáóãøóÇ ÌóÇæóÒúÊõ äóÇÏóíó ãõäóÇÏò : ÃóãúÖóíúÊõ ÝóÑöíÖóÊöí ¡ æóÎóÝøóÝúÊõ Úóäú ÚöÈóÇÏöí åÐÇ ÍÏíË ãÊÝÞ Úáì ÕÍÊå ¡ æÃÎÑÌå ãÓáã

Hadisin tercemesi:

Bir kere ben Hatîm`de[7] (veya) Hicir’de[8] yatmış (Beyt’in yanında uyurla uyanık arası) bulunuyordum[9]). (O, Mescîdu’l Harâm’da kendisine vahiy gelmeden önce[10]) (Gerçekten Muhammedi öldürüldü, dediler.[11]) (Ben Mekke’deyken evimin tavanı yarıldı. Cibril iniverdi.[12]) Bu sırada bana gelen Cibrîl geldi de (göğsümü) yardı. -Râvî Katâde Enes İbn-i Mâlik`in: "Şuradan şuraya kadar yardı" dediğini[13] işittim, demiştir ki, râvî bu işaret olunan mahallin boğaz çukurundan kıl bittiği yere kadar yani ön mahalli olduğunu bildirmiştir- ve kalbimi çıkardı[14]. Sonra içi îmân dolu bir altın[15] tas getirildi. Kalbim de yıkandıktan sonra içine îmân dolduruldu. Sonra eski hâline iâde olundu. (Burak getirildi[16]) Daha sonra katırdan küçük ve merkepten büyük beyaz bir binit getirildi. Bembeyazdı. Râvî (Enes İbn-i Mâlik):

— Bunun adı Burak`tır ki o, gözünün görebildiği en uzak yerin bitimine kadar adımını atardı,[17] demişti.

— Ben bunun üzerine bindirildim. Cibrîl de benimle (yola) koyuldu (Beytu’l Mukaddes’e geldim[18]) (O Burak’ı halkaya bağladım[19]) (Musa’ya uğradım o Kabrinde namaz kılıyordu.[20]) (Mescid’e girdim. İçinde namaz kıldım.[21]) (…Sen fıratı tercih ettin[22]…) Nihâyet dünyâ semâsına[23] vardı. Açılmasını istedi.(Kapılardan birini çaldı.[24])

— Bu kim? denildi.

— Cibrîl, dedi.

— Yanındaki kimdir? denildi.

— Muhammed, dedi.

— Ona gönderildi mi? diye soruldu.

— Evet, dedi.

— Ona Merhabâ. Bu gelen kişi ne güzel yolcu? Denildi ve açıldı. Karşımda Âdem’le[25] karşılaştım. (Cibrîl) bana:

— Bu senin baban Âdem`dir. Ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. Âdem selâmımı aldı. Sonra:

— Merhabâ, salih oğlum, sâlih Nebi, dedi.

Sonra yukarı yükseldi. Tâ ikinci semâya geldi. Açılmasını istedi:

— Kim o? denildi.

— Cibrîl, dedi.

— Yanındaki kimdir? Denildi

— Muhammed! diye cevap verdi.

— Ya! Ona gönderildi mi? denildi.

— Evet, dedi.

— Merhabâ gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel, denildi. Ve hemen açıldı. Ben ikinci semâya varınca orada Yahyâ ve Îsâ ile karşılaştım. Yahyâ ile Îsâ teyze oğullarıdır.

— Bu Yahyâ ve Îsâ`dır; bunlara selâm ver, dedi. Ben de onlara selâm verdim. İkisi de selâmımı aldılar. Sonra:

— Merhabâ sâlih kardeş, sâlih Nebi, dediler. Sonra benimle üçüncü semâya yükseldi. Açılmasını istedi.

— Kim o! denildi.

— Cibrîl`im! dedi.

— Yanındaki kimdir? denildi.

— Muhammed! dedi.

— Ya ona gönderildi mi? denildi.

— Evet, dedi.

— Merhabâ gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen açıldı. Ben üçüncü semâya vardığımda Yûsuf ile karşılaştım.

— Bu gördüğün Yûsuf`tur; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. O da selamımı aldı. Sonra:

— Merhabâ sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi. Sonra benimle yükseldi. Tâ dördüncü semâya vardı.

Açılmasını istedi.

— Kim o! denildi.

— Cibrîl, dedi.

— Yanındaki kimdir? denildi.

— Muhammed! dedi.

— Ya ona gönderildi mi? denildi.

— Evet, dedi.

— Merhabâ gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen açıldı. Ben vardığımda İdrîs ile karşılaştım.

— Bu gördüğün İdrîs’tir; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. O da selamımı aldı. Sonra:

— Merhabâ sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi. Sonra benimle yükseldi. Tâ beşinci semâya vardı. Açılmasını istedi.[26]

— Kim o! denildi.

— Cibrîl, dedi.

— Yanındaki kimdir? denildi.

— Muhammed! dedi.

— Ya ona gönderildi mi? denildi.

— Evet, dedi.

— Merhabâ gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen açıldı. Ben vardığımda Hârûn ile karşılaştım.

— Bu gördüğün Hârûn’dur; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. O da selamımı aldı. Sonra:

— Merhabâ sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi. Sonra benimle yükseldi. Tâ altıncı semâya vardı. Açılmasını istedi.

— Kim o! denildi.

— Cibrîl, dedi.

— Yanındaki kimdir? denildi.

— Muhammed! dedi.

— Ya ona gönderildi mi? denildi.

— Evet, dedi.

— Merhabâ gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen açıldı. Ben vardığımda Mûsâ ile karşılaştım.

— Bu gördüğün Hârûn’dur; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. O da selamımı aldı. Sonra:

— Merhabâ sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi. Ondan ayrıldığımda ağladı da:[27]

— Benden sonra bir delikanlı gönderildi. Onun ümmetinden cennete gireceklerin sayısı ümmetimden fazladır, dedi.

Sonra benimle yükseldi. Tâ yedinci semâya vardı. Açılmasını istedi.

— Kim o! denildi.

— Cibrîl, dedi.

— Yanındaki kimdir? denildi.

— Muhammed! dedi.

— Ya ona gönderildi mi? denildi.

— Evet, dedi.

— Merhabâ gelen zâta! Bu gelen kişi ne güzel yolcu, denildi. Ve hemen açıldı. Ben vardığımda İbrahîm ile karşılaştım.

— Bu gördüğün baban İbrahîm’dir; ona selâm ver, dedi. Ben de selâm verdim. O da selamımı aldı. Sonra:

— Merhabâ sâlih kardeş, sâlih Nebi, dedi.

Ondan sonra Sidretu’l Münteha’ya[28] yükseltildim. Baktım ki meyveleri Hecer testileri gibi iri.[29] Yaprakları da filkulakları gibi. (Orada kalemlerin cızırtılarını duyuyordum.[30]) (Cibril):

— İşte bu Sidretu’l Münteha’dır, dedi. Baktım ki içinde iki, dışında iki olmak üzere tam dört nehir. Bunun üzerine:

— Şu ikisi de neyin nesidir? diye Cibril’e sordum.

— Şu içinde akan iki nehir Cennet nehirleridir. Dışındaki iki nehir de birisi Nîl diğeri de Fırât’tır,[31] dedi. Sonra benimle Beytu’l Ma’mûr’a [32] yükseldi. Oraya her gün 70.000 melek giriyor. Sonra bana bir kapta şarap, bir kapta süt, bir kapta da bal [33] sunuldu. Ben de süt olanı aldım. (Cibril bana):

— O, senin ve ümmetinin üzerinde olduğu fıtrattır, dedi. Sonra her gün elli (vakit)[34] namaz farz kılındı. Geri dönerken Mûsâ’ya uğradığımda:

Ne ile emredildin, dedi.

— (Rabbin ümmetine neyi farz kıldı?)[35]

— Her gün elli (vakit) namazla emrolundum. (Bana):

Senin ümmetin her gün elli namaza dayana­maz.[36] Vallahi ben senden önce insanlara bunu tecrübe ettim. Benî İsrâil’e en şiddetli şekilde uyguladım. Rabbine geri dön[37] de ümmetine hafifletmesini iste. Müracaat ettim. Benden onunu geri aldı. Musa’ya geri döndüm. Aynısını söyledi. Müracaat ettim. Benden onunu geri aldı. Musa’ya geri döndüm. Aynısını söyledi. Müracaat ettim. Benden onunu geri aldı. Musa’ya geri döndüm. Aynısını söyledi. Müracaat ettim. Her gün 10’la emrolundum da Musa’ya geri döndüm. Aynısını söyledi. Müracaat ettim. Her gün beş (vakit) namazla emrolundum. Musa’ya geri döndüğümde:

— Ne ile emrolundun, dedi. Ben de:

Her gün beş (vakit) namazla emrolundum, [38] dedim.

— Senin ümmetin her gün beş namaza dayana­maz. Vallahi ben senden önce insanlara bunu tecrübe ettim. Beni İsrâil’e en şiddetli şekilde uyguladım. Rabbine geri dön de ümmetine hafifletmesini iste dedi. :

Rabbimden (isteyeceğim kadar) istedim artık utanır oldum.[39] Artık buna razıyım. (Oradan) ayrılırken bir seslenin nidası [40] (şöyleydi):

— Kullarımdan hafiflettim. Farzımı da yürürlüğe koydum.

 

İlave ifadeler

(Bu nedir ey Cibril? Bu Kevser…[41]) (Uyandığında Mescîdu’l Harâm’daydı.[42]) (Bismillah diyerek in, dedi. Uyandığında Mescîdu’l Harâm’daydı.[43]) (Allah beytu’l Mukaddes’i bana tecelli ettirdi.[44]) Bir topluluğa uğradım. ….[45])   (…Allah’ın Resulüne 3 şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara suresinin sonları, şirk koşmaksızın…[46])   (…Fatiha suresi ve Bakara suresinin sonları….[47]) (Bu Fırat ve Nil’in başlangıç yeridir[48]) (inciden köşk[49])  (iki yay…[50])

Rabbini gördün mü? Bir nurdur, onu nasıl görebilirim.[51]

Yolda giderken Musa’ya uğradım. O mezarında namaz kılıyordu.[52]

Bir topluluğa uğradım. Tırnaklarıyla… namuslarında da[53]

Cibril’i Sidre’nin yanında gördüm[54]

…Onlar zina eden kadınlardır. Çocuklarını da öldürüyorlardı.[55]

Cebrail’i kendi aslî suretinde gördü.[56]

Resulullah Cibril’i güzel bir yaygı/örtü üzerinde gördü[57]

Allah kendi nuruyla tecelli etmiştir[58]

Allah bana Beytu’l Mukaddes’te tecelli etti.[59]

…Tadı değişmeyen sütten nehirler.[60]

Kalabalık Resulullah’ın Beytu’l Makdis’i tanımlaması doğrudur, dediler.[61]

Başlarını taşla parçalayan bir topluluğa[62]

…Mahsullerini hasat ediyorlardı. Aynı gün tekrar[63]

…Öküz içinde çıktığı küçük deliğe tekrar girmek istiyordu. Buna gücü yetmiyordu[64]

…İn namaz kıl. İndim namaz kıldım.[65]

 

Hazırlayan: Şadi KUL

Emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni

Bu yazının esas adresi:

www.diniyol.com



[1]  17/İsrâ: 1

[2] Kudüs şehrinin eski ismi İliyâe idi. İliyâe şehrine Kudüs ismini Müslümanlar vermiştir.

1.            et-Tezhîbu Sîretu İbnu Hişâm c.1, s.115

2.            Sîretu İbni Kesîr, c.2, s.94

3.            El-Kâmil fi’t Târîh İbnu’l Esîr, c.1, s.427

4.            Târîhu’t Taberî, c.2, s.450

5.            El-Mu’cemu’l Vasît Îliyâe maddesi

6.            Lisânu’l Arab, İbnu Menzûr, Eyle maddesi

 

[3] Úóäú ÃóÈöí ÐóÑøò ÞóÇáó ÓóÃóáúÊõ ÑóÓõæáó Çááøóåö Õóáøóì Çááøóåõ Úóáóíúåö æóÓóáøóãó Ãóíøõ ãóÓúÌöÏò æõÖöÚó Ýöí ÇáúÃóÑúÖö Ãóæøóáõ ÞóÇáó ÇáúãóÓúÌöÏõ ÇáúÍóÑóÇãõ ÞõáúÊõ Ëõãøó Ãóíøñ ÞóÇáó Ëõãøó ÇáúãóÓúÌöÏõ ÇáúÃóÞúÕóì ÞõáúÊõ ßóãú ÈóíúäóåõãóÇ ÞóÇáó ÃóÑúÈóÚõæäó ÓóäóÉð

1.    Sahîhu’l Buhârî c.3, s.1260 hadis no: 3243

2.    Sahîh, Müslim c.2, s.63 hadis no: 1189

3.    Sahîh, Müslim c.2, s.63 hadis no: 1190

4.    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.35, s.261 hadis no: 21333

5.    es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s.377 hadis no: 11281

6.    Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 38, s.362 hadis no: 41684

7.    Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.5, hadis no: 3682

8.    Müsned, Hamîdî  c.1, s.74  hadis no: 134

9.    Musannef, İbnu Ebî Şeybe, c.7 s.265 hadis no:35932

10.  Musannef, Abdurrezzâk, c.1 s.403 hadis no:1578

11.  Ahbâru Mekke, Ezrrakî, c.2 s.288 hadis no:658

[4] áÇ ÊÚúãóáõ ÇáãØöíøõ ÅáÇ Åáì ËáÇËÉ ãÓÇÌÏ : Åáì ÇáãÓÌÏ ÇáÍÑÇã ¡ æÅáì ãÓÌÏí åÐÇ ¡ æÅáì ãÓÌÏ ÅíáíÇÁ ¡ Ãæ ÈíÊ ÇáãÞÏÓ ¡ íÔß

1.    Muvatta, Mâlik c.2. s.151 hadis no: 364

2.    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.38, s.267 hadis no: 23848

3.    Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.9, hadis no: 6874

4.    Sahîh, İbnu Hibbân c.7, s.7 hadis no: 2772

 

[5] Faydalanılan tefsirler:

1.            Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb,

2.            Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an,

3.            Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir,

4.            Ebu'l-Ala Mevdudî, Tefhimu'l-Kur'an,

5.            İzzet Derveze, et-tefsiru’l-hadis,

6.            M.Hamdi Yazır, Kuran-ı Kerim (sadeleştirilmiş) Tefsiri,

7.            Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri,

8.            Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir,

9.            Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri,

10.          Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri,

11.          Seyyid Kutub, Fî Zilâli’l Kur’ân,

12.          İbnu Kesîr, Tefsîru’l Kur’âni’l Azîm,

13.          Prof. Dr. H.Karaman, Prof. Dr. M.Çağrıcı, Prof. Dr. İ.K.Dönmez, Prof. Dr. S.Gümüş, Kur’an Yolu.

 

[6] İsrâ ve Mi’râc olayını aynı veya birbirine yakın ifadelerle anlatan hadislerin kaynaklarından bazıları:

1-    Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.38, s.13 hadis no: 40979

2-    Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

3-    Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269

4-    Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7 s.333 hadis no: 36570

5-    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.374 hadis no: 17835

6-    Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499

7-    Müsned, Hâris-Heytemî c.1, s.170 hadis no: 27

8-    Sahîh, Buhârî c.3, s.1418 hadis no: 3674

9-    Sahîh, İbni Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

10-  Sahîh, Müslim c.1, s.103 hadis no: 434

11-  Sünen, Tirmizî c.5, s.422 hadis no: 3346

12-  Sünenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192

13-  Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s.495 Bâbu’l Mi’râc.

14-  Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c.6, s.265 hadis no: 2764

 

[7] ÃäÇ Ýí ÇáÍØíã

1-    Sahîhu’l Buhârî c.3, s1418 hadis no: 3674

2-    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.374 hadis no: 17835

3-    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869

4-    Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s13 hadis no: 40979

5-    Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.41, s.300 hadis no: 44973

6-    Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 44973

7-    Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s491

8-    el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s270 hadis no: 16269

9-    Sahîhu İbni Hibbân c.1, s236 hadis no: 48

10-  Sahîhu İbni Hibbân c.1, s242 hadis no: 50

[8] ÞÇá Ýí ÇáÍÌÑ

1-    Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-    Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.22, s165

3-    Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

4-    Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s491

5-    el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s270 hadis no: 16269

6-    Sahîhu İbni Hibbân c.1, s236 hadis no: 48

[9] æÇáíÞÙÇä

1-    Sünen, Tirmizî C5. s.422 hadis no: 3346

2-    Sahîhu’l Buhârî c.3, s1143 hadis no: 3035

3-    Sahîh, Müslim c.1, s103 hadis no: 434

4-    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s370 hadis no: 17833

5-    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s373 hadis no: 17834

6-    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s380 hadis no: 17838

7-    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s380 hadis no: 17836

8-    Müsned, Ahmed b. Hanbel c.36, s437 hadis no: 22124

9-    es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s138

10-  Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc. 6, s265 hadis no: 2764

11-  Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc. 6, s266 hadis no: 2765

12-  Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 11, s154

13-  Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c. 38, s58

14-  el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.7, s92 hadis no: 6490

15-  el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.7, s92 hadis no: 6490

16-  el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s270 hadis no: 16269

17-  el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.20, s132 hadis no: 17027

18-  es Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s391 hadis no: 1706

19-  es Sunenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s138 hadis no: 313

20-  Sahîh, İbnu Huzeyme c.1, s153 hadis no: 301

21-  Musannef Abdu’r Rezzâk c.1, s158 hadis no: 609

22-  es Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s214 hadis no: 192

23-  es Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s391

24-  Ahbâru Mekke, Fâkihî c.3, s136 hadis no: 1016

[10] ÞÈá Ãä íæÍì Åáíå æåæ äÇÆã Ýí ÇáãÓÌÏ ÇáÍÑÇã

1-            Sahîhu’l Buhârî c.3, s1308 hadis no: 3377

2-            Sahîhu’l Buhârî c.6, s2730 hadis no: 7079

3-            Sahîh, Müslim c1, s102 hadis no: 432

4-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c6 s262 hadisno: 2761

5-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867

6-            es Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.7, s.62 hadis no: 13165

7-            Ahbâru Mekke, Fâkihî c.3, s.334 hadis no: 1190

[11] ÝóÞóÇáõæÇ Åöäøó ãõÍóãøóÏðÇ ÞóÏú ÞõÊöáó

1-            Sahîhu’l Müslim C1 s101 hadis no: 430

2-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c19 s489 hadno:12506

3-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c21 s455 hadno:14069

4-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c33 s38 hadno 35741

5-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11 hadis no: 8839

6-            Sahîhu İbni Hibbân c14, s242 hadno 6334

7-            Müsned,Ebu Ya’lâ c6 s108 hadno 3374

8-            Müsned,Ebu Ya’lâ c6 s224 hadno 3507

9-            Musannef, İbnu Ebî Şeybe c7 s330 hadno 36557

10-          Ahbâru Mekke, Fâkihî c3 s137 hadno 1017

[12] ÝõÑöÌó ÓóÞúÝõ ÈóíúÊöì æóÃóäóÇ ÈöãóßøóÉó ÝóäóÒóáó ÌöÈúÑöíáõ

1-            Sahîhu’l Buhârî C3 s1217 hadis no: 3164

2-            Sahîhu’l Müslim C1 s102 hadis no: 433

3-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c35 s70 hadno:21135

4-            Müsned,Ebu Ya’lâ c6 s295 hadno 3614

5-            Müsned,Ebu Ya’lâ c6 s295 hadno 3616

6-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c35 s211 hadno:21288

7-            Ahbâru Mekke, Fâkihî C3 S135 had no 1015

[13] íÞæá ÝÔÞ

1-            Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s374 hadis no: 17835

3-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869

4-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c. 41, s.300

5-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

[14] ÝÇÓÊÎÑÌ ÞáÈí

1-            Sünen, Tirmizî C5. s.422 hadis no: 3346

2-            Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

3-             Sahîh, Müslim c.1, s103 hadis no: 434

4-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s375 hadis no: 17835

5-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869

6-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s266 hadis no: 2765

7-            Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.38, s13

8-            Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.41, s300

9-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

10-          Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s491

11-          el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269

12-          Sahîh, İbnu Huzeyme c.1, s.153 hadis no: 301

13-          Ahbâru Mekke, Fâkihî c.3, s.136 hadis no: 1016

[15] ãä ÐåÈ ããáæÁÉ ÅíãÇäÇ

1-            Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s375 hadis no: 17835

3-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869

4-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s13

5-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.41, s301

6-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

[16] ÃõÊöíÊõ ÈöÇáúÈõÑóÇÞö

1-            Sahîh, Müslim C1 s99 hadis no: 429

2-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c 19 s485 hadisno 12505

3-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c 38 s356 hadisno 23332

4-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c 38 s357 hadisno 23333

5-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c 5 s.273 hadisno 2771

6-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c 1 s.28

7-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c 1 s.344

8-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c 1 s.346

9-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c 1 s.349

10-          Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c 7 s.59

11-          Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c 13 s.293

12-          Müsned, Bezzâr c.2 s.329 hadisno 1568

13-          Müsned,Ebu Ya’lâ c.6 s.109 hadno 3375

14-          Müsned,Ebu Ya’lâ c.8 s.449 hadno 5036

15-          Müsnedu’l Hâris-Heytemî c.1 s170 hadno 27

16-          Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7 s333 hadno36570

17-          Müsned, Bezzâr c4 s462 hadno 1394

[17] íÖÚ ÎØæå ÚäÏ ÃÞÕì

1-            Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s13

3-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

4-            Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s491

 

[18] ÃóÊóíúÊõ ÈóíúÊó ÇáúãóÞúÏöÓö

1-            Sahîh, Müslim c.1 s.99 hadno: 429

2-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s485 hadis no: 12505

3-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.38, s356 hadis no: 23332

4-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s267 hadis no: 2766

5-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s277 hadis no: 2775

6-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s282 hadis no: 2779

7-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.1, s.346

8-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.1, s.349

9-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.35, s.211

10-          Müsned, Bezzâr c5 s103

11-          Müsned,Ebu Ya’lâ c6 s109 hadno:3375

12-          Müsnedu’l Hâris-Heytemî c1 s170 hadno:27

13-          Müsnedu’ş Şâmiyyîn, Tebarânî c1 s314 hadno:551

14-          Müsnedu’ş Şâmiyyîn, Tebarânî c3 s110 hadno:1894

15-          Musannef, İbnu Ebî Şeybe c7 s56 hadno: 34176

[19] ÝóÑóÈóØúÊõåõ ÈöÇáúÍóáúÞóÉö

1-            Sahîh, Müslim c.1 s.99 hadno: 429

2-            Sahîh, Müslim c.7 s.161 hadno: 6538

3-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s485 hadis no: 12505

4-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.38, s357 hadis no: 23333

5-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.38, s369 hadis no: 23344

6-            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.1, s.345

7-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.9, had. no: 6625

8-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, had. no: 8867

9-            Müsned, Bezzâr c.2, s330 hadis no: 1568

10-          Müstedrek, Hâkîm c.3, s468 hadis no: 5755

11-          Müstedrek, Hâkîm c.4, s648 hadis no: 8793

12-          el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.10, s69 hadis no: 9996

13-          Müsned,Ebu Ya’lâ c.6, s109 hadis no: 3376

14-          Müsned,Ebu Ya’lâ c.6, s216 hadis no: 3499

15-          Müsnedu’l Hâris-Heytemî c.1, s166 hadis no: 22

16-          Müsnedu’l Hâris-Heytemî c.1, s170 hadis no: 27

17-          Müsned, Teyâlisî c.1, s55 hadis no: 411

18-          Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s333 hadis no: 36570

[20] ãóÑóÑúÊõ Úóáóì ãõæÓóì æóåõæó íõÕóáøöì Ýöì ÞóÈúÑöåö

1-    Sahîhu’l Müslim c.7, s.102 hadis no: 6306

2-    Sahîhu’l Müslim c.7, s.102 hadis no: 6308

3-    Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s241 hadis no: 49

4-    Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s241 hadis no: 50

5-    Sahîhu Kunûzi’s Sünne, c.1, s.205 hadis no: 12

6-    es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.419 hadis no: 1328

7-    es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.419 hadis no: 1329

8-    es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.419 hadis no: 1330

9-    es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.419 hadis no: 1331

10-  Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s.243 hadis no: 12210

11-  Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s.284 hadis no: 12504

12-  Müsned, Ahmed b. Hanbel c.21, s.214 hadis no: 13593

13-  Müsned, Ahmed b. Hanbel c.34, s.203 hadis no: 20597

14-  Müsned, Ahmed b. Hanbel c.38, s.162 hadis no: 23062

15-  Müsned, Ahmed b. Hanbel c.38, s.183 hadis no: 23094

16-  Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s.71 hadis no: 3325

17-  Müsned, Ebu Ya’lâ c.7, s.117 hadis no: 4067

18-  Müsned, Ebu Ya’lâ c.7, s.126 hadis no: 4084

19-  Müsned, Ebu Ya’lâ c.7, s.127 hadis no: 4085

20-  Müsned, İbnu Ca’d c.1, s.209 hadis no: 1379

21-  Müsned, İbnu Ca’d c.1, s.209 hadis no: 1380

22-  Müsnedu’ş Şâmiyyîn, Taberânî c.1, s.196 hadis no: 341

23-  Müsnedu’ş Şâmiyyîn, c.1, s.420 hadis no: 1624

24-  Müsned, Abdu’bnu Humeyd c.1, s.362 hadis no: 1205

25-  Mu’cemu’l Evsat, Taberânî c8, s.13 hadis no: 7806

26-  Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.11, s.111 hadis no: 11229

27-  Müsned, İbnu Ebi Şeybe c.7, s.335 hadis no: 36575

28-  Müsned, Abdurrezzâk c.3, s.577 hadis no: 6727

29-  Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.1, s.353 hadis no: 561

30-  Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.19, s.418 hadis no: 21103

31-  Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8873

[21] ÏóÎóáúÊõ ÇáúãóÓúÌöÏó ÝóÕóáøóíúÊõ Ýöíåö

1-   Sahîh, Müslim c.1, s99 hadis no: 429

2-   Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s267 hadis no: 2766

3-   Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.1, s346 hadno.554

4-   Müsned, Ebu Ya’lâ c6 s109 had 3375

5-   Müsned, Ebu Ya’lâ c6 s216 had 3499

6-   Müsnedu’l Hâris-Heytemî c1 s170 had.27

[22] ÇÎúÊóÑúÊó ÇáúÝöØúÑóÉó

1-           Sahîh, Müslim c.1, s99 hadis no: 429

2-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.1, s346 hadno.554

3-           Müsned,Ebu Ya’lâ c.6, s216 hadis no: 3499

[23] ÇáÓãÇÁ ÇáÏäíÇ ÝÇÓÊÝÊÍ

1-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-            Sahîh, Müslim c.1, s103 hadis no: 434

3-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s485 hadis no: 12505

4-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s375 hadis no: 17835

5-           Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s263 hadis no: 2762

6-           Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2764

7-           Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s267 hadis no: 2766

8-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s13

9-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.41, s301

10-          Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

11-         Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s491

12-         Sahîhu İbni Hibbân c.1, s236 hadis no: 48

13-         Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s216 hadis no: 3499

14-         el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269

15-         Sahîh, İbnu Huzeyme c.1, s.153 hadis no: 301

16-         Ahbâru Mekke, Fâkihî c.3, s.136 hadis no: 1016

17-         Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333

18-         es Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192

[24] ÝÖÑÈ ÈÇÈÇ ãä ÃÈæÇÈåÇÍÏíË ÔÑíß

1-     Sahîhu’l Buhârî c.6, s.2730 hadis no: 7079

2-     Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c.6, s.262 hadis no: 2761

3-     Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867

[25] ÝÅÐÇ ÝíåÇ ÂÏã

1-           Sünen, Tirmizî c.5, s.453 hadis no: 3368

2-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

3-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s376 hadis no: 17835

4-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.4, s208 hadis no: 17869

5-           Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s278 hadis no: 2776

6-           Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2764

7-           Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s267 hadis no: 2766

8-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.18, s38

9-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s18

10-         Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.41, s301

11-         Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.4, hadis no: 2008

12-         Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

13-         Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s491

14-         Müstedrek, Hâkîm c.1, s.132 hadis no: 214

15-         es Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.10, s.147 hadis no: 20307

16-         Müsnedu’ş Şâmiyyîn, Tebarânî c.1, s.194 hadis no: 341

 

[26] ÇáÓãÇÁ ÇáÎÇãÓÉ ÝÇÓÊÝÊÍ

1.            Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2.            Sahîh, Müslim c.1, s99 hadis no: 429

3.            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s376 hadis no: 17835

4.            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s486 hadis no: 12505

5.            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2765

6.            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s270 hadis no: 2768

7.            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.1, s347

8.            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s14

9.            Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.41, s303

10.           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

11.           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867

12.          Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s492

13.          el Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269

14.          Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

15.          Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499

16.          Müsnedu’l Hâris-Heytemî c.1, s.170 hadis no: 27

17.          Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333

18.         es Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192

[27]  ÝáãÇ ÊÌÇæÒÊ Èßì Þíá áå ãÇ íÈßíß

1-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s374 hadis no: 17835

3-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.3, s208 hadis no: 17869

4-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s15

5-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.41, s304

6-           Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s493

 

[28] ÓÏÑÉ ÇáãäÊåì Mirac hadislerinde zikredilir

1-   Sahîh, Buhari c.1, s.135 hadis no: 342

2-   Sahîh, Buhari c.3, s.1173 hadis no: 3035

3-   Sahîh, Buhari c.3, s.1410 hadis no: 3674

4-   Sahîh, Buhari c.6, s.2730 hadis no: 7079

5-   Sahîh, Müslim c.1, s.102 hadis no: 433

6-   Sahîh, Müslim c.1, s.109 hadis no: 449

7-   Sahîh, İbnu Hibban c.1, s.236 hadis no: 48

8-   Sahîh, İbnu Hibban c.1, s.242 hadis no: 50

9-   Sahîh, İbnu Hibban c.16, s.419 hadis no: 7406

10- Sahîh, İbnu Hibban c.16, s.431 hadis no: 7415

11- Sahîh, İbnu Hüzeyme c.1, s.153 hadis no: 301

12- Sahîhu Kunûzi’s Sünneti’n Nebeviyyeti c.1, s.201 Babu’l İsrâ ve’l mi’râc hadis no:1

13- Sahîhu Kunûzi’s Sünneti’n Nebeviyyeti c.1, s.201 Babu’l İsrâ ve’l mi’râc hadis no:2

14- Sünen, Tirmizî c.5. s.393 hadis no: 3276

15- Sünen, Tirmizî c.5. s.449 hadis no: 3360

16- Sünen, Dârakutnî c. s.449 hadis no: 29

17- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.6, s.410 hadis no: 3862

18- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.6, s.411 hadis no: 3864

19- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.7, s.112 hadis no: 4011

20- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s.487 hadis no: 12505

21- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.20, s.107 hadis no: 12673

22- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.371 hadis no: 17833

23- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.374 hadis no: 17834

24- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.377 hadis no: 17835

25- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.380 hadis no: 17836

26- Müsned, Ahmed b. Hanbel c.35, s.213 hadis no: 21288

27- Müsned, Ebu Ya’lâ c.5, s.460 hadis no: 3185

28- Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s.169 hadis no: 3450

29- Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499

30- Müsned, Ebu Ya’lâ c.9, s.243 hadis no: 5360

31- Müsned, Şâmiyyîn c.1, s.194 hadis no: 341

32- Müsned, Şâmiyyîn c.4, s.10 hadis no: 2579

33- Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.6, s.315 hadis no: 31717

34- Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s.29 hadis no: 33962

35- Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333 hadis no: 36570

36- Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333 hadis no: 36570…

[29] ÓÏÑÉ ÇáãäÊåì ÝÅÐÇ äÈÞåÇ ãËá ÞáÇá åÌÑ

1-            Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s371 hadis no: 17833

3-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s377 hadis no: 17835

4-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2765

5-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s270 hadis no: 2768

6-            Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.41, s305

7-            Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.38, s15

8-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

9-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.1, s: 237 hadis no:447

10-          Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s493

11-          Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

[30] ÃóÓúãóÚõ Ýöíåö ÕóÑöíÝó ÇáÃóÞúáÇóãö

1-   Sahîhu’l Buhârî c.1, s.136 hadis no: 342

2-   Sahîhu’l Müslim c.1, s.102 hadis no: 433

3-   Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 14, s.187 hadis no: 14091

4-   Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8868

5-   El müstedrek Hakim c3 s733 had.6661

6-   Mu’cemu’l Kebîr, İbnu Asâkir c.22, s.326 hadis no: 821

7-   Mu’cemu’l Kebîr, İbnu Asâkir c.22, s.326 hadis no: 822

[31] ÝÇáäíá æÇáÝÑÇÊ

1-            Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-            Sahîh, Müslim c.1, s103 hadis no: 434

3-            Sünen, Dârekutnî c.1, s25 hadis no: 29

4-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.20, s107 hadis no: 12673

5-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s374 hadis no: 17834

6-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835

7-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2765

8-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2764

9-            Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.13, s140

10-          Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.38, s15

11-          Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.41, s305

12-          Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.10, hadis no: 8047

13-          Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

14-          Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s494

15-          el Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269

16-          Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

17-          Sahîh, İbnu Hibbân c.16, s.431 hadis no: 7415

18-          Sahîh, İbnu Huzeyme c1. s.153 hadno 301

19-          Müsned, Ebu Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499

20-          Müsnedu’ş Şâmiyyîn, Tebarânî c2 s106 hadno 1000

21-          es Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192

[32] ÇáÈíÊ ÇáãÚãæÑ íÏÎáå

1-            Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-            Sahîh, Müslim c.1, s103 hadis no: 434

3-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835

4-            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s380 hadis no: 17836

5-            Tezhîbu’l Âsâr, Taberânîc.6, s265 hadis no: 2764

6-            Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.31, s189

7-            Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.38, s15

8-            Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.41, s306

9-            Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 816

10-          el Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269

11-          Sahîh, İbnu Huzeyme c.1 s.153 hadis no: 301

12-          Müsnedu’l Hâris-Heytemî c.1 s.461 hadis no: 388

13-          es Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192

[33] ãä ÎãÑ æÅäÇÁ ãä áÈä æÅäÇÁ ãä ÚÓá

1-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835

3-           Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.41, s306

4-           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

5-           Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

6-           Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s.494

[34] ÎãÓíä ÕáÇÉ ßá íæã

1-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-           Sahîhu’l Buhârî c.6, s2730 hadis no: 7079

3-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835

4-           Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.38, s16

5-           Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.41, s306

6-           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

7-           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867

8-           Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

9-           Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s.494

[35] ãóÇÐóÇ ÝóÑóÖó ÑóÈøõßó Úóáóì ÃõãøóÊößó

1-           Sahîh, Müslim C1 s102 hadis no: 433

2-           Sahîhu’l Buhârî C16 s419 hadis no: 7406

3-           Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c 14 s433 had no 14667

4-           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c11 hadis no: 8868

[36] ÃãÊß áÇ ÊÓÊØíÚ

1-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-           Sahîhu’l Buhârî c.6, s2730 hadis no: 7079

3-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835

4-           Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c6 s262 hadisno: 2761

5-           Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.38, s16

6-           Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.41, s306

7-           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

8-           Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

9-           es Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s.360 hadis no: 1571

10-         Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s.494

[37]  ÝÇÑÌÚ Åáì ÑÈß

1-           Sahîhu’l Buhârî c.1, s136 hadis no: 342

2-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1173 hadis no: 3036

3-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

4-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.1, s.99 hadis no: 429

5-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s487 hadis no: 12505

6-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s372 hadis no: 17833

7-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s378 hadis no: 17835

8-           Sünen, İbnu Mâce c.1, s.448 hadis no: 1399

9-           es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.140

10-         Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c6 s.265 hadisno: 2764

11-         Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.1, s348

12-         Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s16

13-         Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.41, s306

14-         Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

15-         Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s.494

16-         el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.19, s.270 hadis no: 16269

17-         Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

18-         es Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s.360 hadis no: 1570

19-         es Sunenu’l Kubrâ, Beyhakî c.1, s.138 hadis no: 313

20-         Sahîh, İbnu Huzeyme c.1, s.153 hadis no: 301

21-         Müsned,Ebu Ya’lâ c.6, s.216 hadis no: 3499

22-         Müsnedu’l Hâris-Heytemî c.1, s.170 hadis no: 27

23-         Musannef, İbnu Ebî Şeybe c.7, s.333

24-         es Sunenu’s Sağîr, Beyhakî c.1, s.214 hadis no: 192

[38] ÝÃãÑÊ ÈÎãÓ ÕáæÇÊ ßá íæã

1-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.379 hadis no: 17835

3-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s16

4-           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

5-           Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s.494

6-           Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

[39] ÓÃáÊ ÑÈí ÍÊì ÇÓÊÍííÊ

1-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-           Müsned, Ahmed b. Hanbel c.29, s.379 hadis no: 17835

3-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.38, s16

4-           Câmiu’l Ehâdîs,Suyûtî c.41, s309

5-           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

6-           Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s.494

7-           Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.236 hadis no: 48

8-           Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.242 hadis no: 50

[40] ÝáãÇ ÌÇæÒÊ äÇÏì ãäÇÏ

1-           Sahîhu’l Buhârî c.3, s1410 hadis no: 3674

2-           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8866

3-           Şerhu’s Sünne, Bağavî c.6, s.495

[41] ãÇ åÐÇ íÇ ÌÈÑíá ¿ ÞÇá åÐÇ ÇáßæËÑ

1.            Sahîhu’l Buhârî c.4, s.1900 hadis no: 4680

2.            Sahîhu’l Buhârî c.5, s.2406 hadis no: 6210

3.            Sahîhu’l Buhârî c.6, s.2730 hadis no: 7079

4.            Sahîh Tirmizî c.5, s.449 hadis no: 3359

5.            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.19, s.66 hadis no: 12008

6.            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.20, s.109 hadis no: 12675

7.            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.20, s.301 hadis no: 12989

8.            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.20, s.399 hadis no: 13156

9.            Müsned, Ahmed b. Hanbel c.21, s.460 hadis no: 14079

10.          Müsned, Ebu Ya’lâ c.5, s.257 hadis no: 2876

11.          Müsned, Abdu’bnu Humeyd c.1, s.359 hadis no: 1189

12.          Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.12, s.446 hadis no: 12268

13.          Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c.33, s.175 hadis no: 36005

14.          Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 887

15.          Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8867

16.          Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c.6, s.263 hadis no: 2762

[42] æÇÓÊíÞÙ æåæ Ýí ãÓÌÏ ÇáÍÑÇã

1.            Sahîhu’l Buhârî c.6, s.2730 hadis no: 7079

[43]  ÞÇá ÝÇåÈØ ÈÇÓã Çááå ÞÇá æÇÓÊíÞÙ æåæ Ýí ãÓÌÏ ÇáÍÑÇã

1-           Sahîhu’l Buhârî c.1, s.135 hadis no: 342

[44] ÝÌáì Çááå áí ÈíÊ ÇáãÞÏÓ

1-           Sahîhu’l Buhârî c.4, s1743 hadis no: 4433

2-           es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s.377 hadis no: 11282

3-           Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 1, s.354 hadis no: 45169

4-           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8872

5-           Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.252 hadis no: 55

6-           Müsned, İbnu Ebî Ya’lâ  c.4, s.70 hadis no: 2091

7-           Mu’cemu’l Kebîr, İbnu Asâkir c.1, s.317 hadis no: 648

[45]  áóãøóÇ ÚõÑöÌó Èí ãóÑóÑúÊõ ÈöÞóæãò áóåõãú ÃÙúÝóÇÑñ ãöäú äõÍóÇÓò íóÎúãöÔõæäó æõÌõæåóåõãú æóÕõÏõæÑóåõãú ÝóÞõáúÊõ : ãóäú åÄõáÇÁö íóÇ ÌöÈÑöíáõ ¿ ÞóÇáó : åÄõáÇÁö ÇáøóÐöíäó íóÃßõáõæäó áõÍõæãó ÇáäøóÇÓö ¡ æóíóÞóÚõæäó Ýí ÃÚúÑóÇÖöåöãú

1-   Sahîhu Kunûzi’s Sünne, c.2, s.181 hadis no: Bâbu’l İsrâ ve’l Mi’râci hadis no: 11

2-   Sünen, Ebu Dâvud,  c.4. s.420 hadis no: 4880

3-   Müsned, Ahmed b. Hanbel c.21, s.53 hadis no: 13340

4-   Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 41, s.354 hadis no: 45168

5-   Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.8, hadis no: 6215

6-   Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.8, hadis no: 6216

7-   Müsnedu’ş Şâmiyyîn, Tebarânî c.2, s.68 hadis no: 932

8-   el Mu’cemu’l Evsat Tebarânî c.1, s.7 hadis no: 8

[46]  ÝÃÚúØöí ÑÓæáõ Çááå -Õáì Çááå Úáíå æÓáã- ËáÇËÉ : ÃÚØí ÇáÕáæÇÊ ÇáÎãÓ¡ æÎæÇÊã ÓæÑÉ ÇáÈÞÑÉ ¡ æÛõÝöÑó áãä áã íõÔÑß ÈÇááå ãä ÃãÊå ÔíÆÇ ÇáãÞÍöãóÇÊ

1.              Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 8869

2.            es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.140 hadis no: 315

[47] ÝÑÝÚ ÌÈÑíá ÈÕÑå Åáì ÇáÓãÇÁ ÝÞÇá åÐÇ ÈÇÈ ÞÏ ÝÊÍ ãä ÇáÓãÇÁ ãÇ ÝÊÍ ÞØ ÞÇá ÝäÒá ãäå ãáß ÝÃÊì ÇáäÈí Õáì Çááå Úáíå æ Óáã ÝÞÇá ÃÈÔÑ ÈäæÑíä ÞÏ ÃæÊíÊåãÇ áã íÄÊåãÇ äÈí ÞÈáß ÝÇÊÍÉ ÇáßÊÇÈ æÎæÇÊã ÓæÑÉ ÇáÈÞÑÉ áä ÊÞÑà ÍÑÝÇ ãäåÇ ÅáÇ ÃÚØíÊå

1-   es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.5, s.12 hadis no: 8014

2-   Şerhu’s Sünnet, Beğavî, c.2, s.

3-   es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.1, s.317 hadis no: 984, 351 Bâbu fadlu tilâvetu’l Kur’ân,

[48] ÞÇá åÐÇ Çáäíá æ ÇáÝÑÇÊ ÚäÕÑåãÇ

1-           Sahîhu’l Buhârî c.6, s.2730 hadis no: 7079

[49] ÞÕÑ ãä áÄáÄ æÒóÈóÑúÌóÏ

1.            Sahîhu’l Buhârî c.6, s.2730 hadis no: 7079

[50] æÏóäÇ ÇáÌÈøóÇÑ ÑÈøõ ÇáÚÒÉ ¡ ÝÊÏáì ÍÊì ßÇä ÞÇÈó ÞæÓíä Ãæ ÃÏäì ¡ ÝÃæÍí Çááå Åöáíå ÝíãÇ íæÍí Åöáíå ÎãÓíä ÕáÇÉ Úáì ÃãÊß ßá íæã æáíáÉ

1.             Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no: 886

[51] åóáú ÑóÃóíúÊó ÑóÈøóßó ÞóÇáó  äõæÑñ Ãóäøóì ÃóÑóÇåõ

1.            Sahih, Müslim c.1, s.111, had. No: 461

2.            Müsned, Ahmed c.35, s.311, had. No: 21392

3.            Müsned, Tayâlisî c.1, s.64, had. No: 474

4.            Müsned, Bezzâr c.5, s.321, had. No: 3931

5.            Mu’cemu’l Evsâd, Tabrânî c.8, s.170, had. No: 8300

[52] ãóÑóÑúÊõ Úóáóì ãõæÓóì æóåõæó íõÕóáøöì Ýöì ÞóÈúÑöåö

1.            Sahih, Müslim c.7, s.102, had. No: 6306

2.            Sahih, Müslim c.7, s.102, had. No: 6306

3.            Sahih, Müslim c.7, s.102, had. No: 6308

4.            Sahih, İbu Hibbân c.1, s.241, had. No: 49

5.            Sahih, İbu Hibbân c.1, s.242, had. No: 50

6.            Sünen Kübrâ, Nesâî c.1, s.419, had. No: 1328

7.            Sünen Kübrâ, Nesâî c.1, s.419, had. No: 1330

8.            Sünen Kübrâ, Nesâî c.1, s.419, had. No: 1331

9.            Müsned, Ahmed c.19, s.243, had. No: 12210

10.          Müsned, Ahmed c.19, s.484, had. No: 12504

11.          Müsned, Ahmed c.21, s.214, had. No: 13593

12.          Müsned, Ahmed c.34, s.203, had. No: 20597

13.          Müsned, Ahmed c.38, s.162, had. No: 23062

14.          Müsned, Ebu Ya’lâ c.7, s.117, had. No: 4067

15.          Müsned, Ebu Ya’lâ c.7, s.127, had. No: 4085

16.          Müsned, Ebu Ya’lâ c.1, s.362, had. No: 1205

17.          Müsned, Ebu Şeybe.c.7, s.335, had. No: 36575

[53] áóãøóÇ ÚõÑöÌó Èöì ãóÑóÑúÊõ ÈöÞóæúãò áóåõãú ÃóÙúÝóÇÑñ ãöäú äõÍóÇÓò íóÎúãöÔõæäó æõÌõæåóåõãú æóÕõÏõæÑóåõãú ÝóÞõáúÊõ ãóäú åóÄõáÇóÁö íóÇ ÌöÈúÑöíáõ ÞóÇáó åóÄõáÇóÁö ÇáøóÐöíäó íóÃúßõáõæäó áõÍõæãó ÇáäøóÇÓö æóíóÞóÚõæäó Ýöì ÃóÚúÑóÇÖöåöãú

1.            Sünen, Ebu Davud, c.4, s.420, had. No: 4880

2.            Müsned, Ahmed c.21, s.53, had. No: 13340

3.            Müsned, Şâmiyyîn c.2, s.68, had. No: 932

4.            Mu’cemu’l Evsâd, Tabrânî c.1, s.7, had. No: 8

[54] ÑÃíÊ ÌÈÑíá ÚäÏ ÇáÓÏÑÉ æÚáíå ÓÊ ãÆÉ ÌäÇÍ íäÊËÑ ãä ÑíÔå ÊåÇæíá : ÇáÏÑ æÇáíÇÞæÊ

1.            Müsned, Ebu Ya’lâ c.8, s.409, had. No: 4993

[55] Ëã äÙÑÊ ÝÅÐÇ ÃäÇ ÈäÓÇÁ ãÚáÞÇÊ ÈËÏíåä ¡ æäÓÇÁ ãäßÓÇÊ ÈÃÑÌáåä ¡ ÞáÊ : » ãä åÄáÇÁ íÇ ÌÈÑíá ¿ « ¡ ÞÇá : åÄáÇÁ ÇááÇÆí íÒäíä æíÞÊáä ÃæáÇÏåä

1.            Tezhîbu’l âsâr, Taberî c.6, s.267, had. No: 2766

[56] ÑóÃóì ÌöÈúÑöíáó Ýöí ÕõæÑóÊöåö

1.             Sünen, Tirmizi c5 s394 hadis no:3277

2.             Sünen, Tirmizi c5 s394 hadis no:3278

3.             Sünen, Tirmizi c5 s679 hadis no:3822

4.             Sahîh, Buhârî, c3 s1181 hadis no:3060

5.             Sahîh, Buhârî, c3 s1181 hadis no:3062

6.             Sahîh, Buhârî, c4 s1840 hadis no:4574

7.             Sahîh, Buhârî, c4 s1840 hadis no:4575

8.             Sahîh, Buhârî, c4 s1841 hadis no:4576

9.             Sahîh, Müslim c.1 s.109 hadis no:450

10.          Sahîh, Müslim c.1 s.109 hadis no:451

11.          Sahîh, Müslim c.1 s.109 hadis no:452

12.          Sahîh, Müslim c.1 s.109 hadis no:453

13.          Miüned, ahmed b. Hanbel, c.6 s.320 hadis no:3780

14.          Miüned, ahmed b. Hanbel, c.40 s.275 hadis no:24227

15.          es Sünenü’l Kübrâ, Nesâî, c.6 s.470 hadis no:11531

16.          es Sünenü’l Kübrâ, Nesâî, c.6 s.472 hadis no:11534

17.          es Sünenü’l Kübrâ, Nesâî, c.6 s.473 hadis no:11540

18.          Tezhîbu’l Âsâr, Taberî, c.5 s.284 hadis no:2157

19.          Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 19, s.20 hadis no: 20068

20.          Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 19, s.305 hadis no: 20822

21.           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 818

22.           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 820

23.           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 821

24.           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.9, hadis no: 6602

25.           Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.10, hadis no: 8130

26.          Müsned, Bezzâr c.2, s.414 hadis no: 1809

27.          Sahîh, İbnu Hibbân c.14 s.336 hadis no:6427

28.          Müsned, Ebu Ya’lâ, c.8, s.305 hadis no: 4902

29.          Müsned, Ebu Ya’lâ, c.9, s.230 hadis no: 5337

30.          Müsned, Tayâlisî, c.1, s.36 hadis no: 278

31.          Müsned, Tayâlisî, c.1, s.48 hadis no: 358

32.          Ahbâru Mekke, Fâkihî, c.6, s.207 hadis no: 2355

[57] ÞóÇáó ÑóÃóì ÑóÓõæáõ Çááøóåö Õóáøóì Çááøóåõ Úóáóíúåö æóÓóáøóãó ÌöÈúÑöíáó Ýöí ÍõáøóÉò ãöäú ÑóÝúÑóÝò ÞóÏú ãóáóÃó ãóÇ Èóíúäó ÇáÓøóãóÇÁö æóÇáúÃóÑúÖö

1-   Sünen, Tirmizî C5. s.396 hadis no: 3283

2-   Miüned, ahmed b. Hanbel, c.6 s.285 hadis no:3741

3-   Miüned, ahmed b. Hanbel, c.7 s.81 hadis no:3971

4-   Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 818

5-   es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s470  hadis no:11531

6-   es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s473 hadis no:11541

7-   Müstedrek, Hâkim, c.2, 509 hadis no:3746

8-   el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.9, s216 hadis no: 9050

9-   Müsned, Ebu Ya’lâ, c.8, s.434 hadis no: 5018

10- Müsned, İbnu Ebi Şeybe, c.1, s.422 hadis no: 412

[58] Úä ÇÈä ÚÈÇÓ ÞÇá : ÑÃì ãÍãÏ ÑÈå ÞáÊ ÃáíÓ Çááå íÞæá  áÇ ÊÏÑßå ÇáÃÈÕÇÑ æåæ íÏÑß ÇáÃÈÕÇÑ . ÞÇá æíÍß ÐÇß ÅÐÇ ÊÌáì ÈäæÑå ÇáÐí åæ äæÑå æÞÇá ÃÑíå ãÑÊíä

1-   Sünen, Tirmizî C5. s.395 hadis no: 3279

2-   Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.2, hadis no: 819

[59] ÝÌáì Çááå áí ÈíÊ ÇáãÞÏÓ

1-    Sahîhu’l Buhârî c.4, s1743 hadis no: 4433

2-    es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s.377 hadis no: 11282

3-    Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 1, s354 hadis no: 45169

4-    Câmiu’l Usûl min Ehâdîsi’r Resûl, İbnu’l Esîr c.11, hadis no:8872

5-    Sahîh, İbnu Hibbân c.1, s.252 hadis no: 55

6-    Müsned, İbnu Ebî Ya’lâ  c.4, s70 hadis no: 2091

7-    Mu’cemu’l Kebîr, İbnu Asâkir c.1, s.317 hadis no: 648

[60] æÃäåÇÑ ãä áÈä áã íÊÛíÑ ØÚãå

1-   Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c. 6, s.270 hadis no: 2768

2-   el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberî c.19, s.211 hadis no: 477 (16147)

3-   Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 30, s.33459

4-   Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî c. 38, s.41841

[61] ÞÇá ÇáÞæã ÃãÇ ÇáäÚÊ ÝÞÏ ÃÕÇÈ

1-   es Sünenu’l Kubrâ, Nesâî c.6, s.377 hadis no: 11285

2-   Müsned, Ahmed b. Hanbel c.5, s.29 hadis no: 2819

3-   Müsned, Hâris c.1, s.165 hadis no: 21

4-   el- Mu’cemu’l Evsat, Taberânî c.3, s.52 hadis no: 2447

5-   el- Mu’cemu’l Kebîr, Taberânî c.12, s.167 hadis no: 12782

6-   Musannef, İbnu Ebî Şeybe, c.5, s.312 hadis no: 31700

7-   Musannef, İbnu Ebî Şeybe, c.7, s.335 hadis no: 36572

8-   Ahbâru Mekke, Fâkihî c.5, s.315 hadis no: 2023

[62] Ëã ÃÊì Úáì Þæã ÊÑÖÎ ÑÁæÓåã ÈÇáÕÎÑ ¡ ßáãÇ ÑÖÎÊ

1-   Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c. 6, s.270 hadis no: 2768

[63] ÝÃÊì Úáì Þæã íÒÑÚæä Ýí íæã æíÍÕÏæä Ýí íæã ¡ ßáãÇ ÍÕ쾂 ÚÇÏ ßãÇ ßÇä

1-   Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c. 6, s.270 hadis no: 2768

 

[64] Ëã ÃÊì Úáì ÍÌÑ ÕÛíÑ íÎÑÌ ãäå 辄 ÚÙíã ¡ ÝÌÚá Çá辄 íÑíÏ Ãä íÑÌÚ ãä ÍíË ÎÑÌ ÝáÇ íÓÊØíÚ

1-   Tezhîbu’l Âsâr, Taberî c. 6, s.270 hadis no: 2768

 

[65] ÍóÊøóì ÇäúÊóåóíúäóÇ Åöáóì ÃóÑúÖò ÐóÇÊö äóÎúáò ¡ ÝóÞóÇáó : ÇäúÒöáú ÝóäóÒóáúÊõ ¡ Ëõãøó ÞóÇáó : Õóáøö ÝóÕóáøóíúÊõ Ëõãøó ÑóßöÈúäóÇ ¡ ÝóÞóÇáó áöí : ÃÊÏÑí Ãóíúäó ÕóáøóíúÊó ¿ ÞõáúÊõ : Çááøóåõ ÃóÚúáóãõ ¡ ÞóÇáó : ÕóáøóíúÊó ÈöíóËúÑöÈó ÕóáøóíúÊó ÈöØóíúÈóÉó ÍóÊøóì ÈóáóÛúäóÇ ÃóÑúÖðÇ ÈóíúÖóÇÁó ÕóáøóíúÊó ÈöãóÏúíóäó ÕóáøóíúÊó ÚöäúÏó ÔóÌóÑóÉö ãõæÓóì ÕóáøóíúÊó ÈöÈóíúÊö áóÍúãò ÍóíúËõ æõáöÏó ÇáúãóÓöíÍõ ÚöíÓóì ÇÈúäõ ãóÑúíóãó ¡ Ëõãøó ÇäúØóáóÞó Èöí ÍóÊøóì ÏóÎóáúäóÇ ÇáúãóÏöíäóÉó ãöäú ÈóÇÈöåóÇ ÇáËøóÇãöäö ¡ ÝóÃóÊóì ÞöÈúáóÉó ÇáúãóÓúÌöÏö ÝóÑóÈóØó ÏóÇÈøóÊóåõ

1.            Müsned, Bezzar, c.5, s.103, had.no: 3484

2.            Müsned, Şâmiyyîn, c.3, s.110, had.no: 1894

3.            Ei-Mu’cemu’l Kebîr, Tabarânî, c.7, s.282, had.no: 7158

4.            Tezhîbu’l Asâr, Taberî, c.6, s.277, had.no: 2775

5.            Câmiu’l Ehâdîs, Suyûtî, c.35, s.210, had.no: 38087