فطر kelimesi Arapça bir
kelime olup, birbirine yakın birkaç anlamda kullanılmaktadır. Genel olarak bazı
kullanım biçimlerine göre; uzunlamasına yarmak, yarılmak, çatlama, yırtılma[1], başlangıç, başlayış, hilkat… gibi
anlamları ifade etmektedir.
فطرة kelimesine gelince; geniş manaları ifade eden
bir terim haline gelmiştir. Aşağı yukarı aynı manayı ifade eden fakat farklı
ortamlarda kullanılarak içi doldurulan kullanım şekillerini görmekteyiz. Buna
birkaç örnek verelim:
1. Fıtrat: Allah, bütün varlıkları belli ölçü
(program) dâhilinde yaratmıştır. Bu yaratılışın saf bozulmamış şekline fıtrat
denir.
2. Fıtrat: İhlâs yani tabii hal.
Allah’ın insanlara gönderdiği dinin bozulmamış haline; ekleme, çıkarma,
değiştirme hevesine kapılmadan yönelmedir. Başka bir ifadeyle fıtrat; Allah’ın
tertemiz dinine samimi bir kalp ile yönelme yapısıdır.
3. Fıtrat: İlk meydana geliş
durumu.
4. Fıtrat: Gerçeği kabul etmeye
elverişli şekilde yaratılmışlık hali. İnsanların gözlerinin görmeye,
kulaklarının işitmeye müsait olması gibi kalplerinin de gerçeği kabul etmeye
elverişli şekilde yaratılmasıdır.
Bu ve benzeri tanımlara dikkat
edildiğinde; fıtrî, aslî, doğal, değiştirilmemiş, saf, gerçek, ilk, başlangıç…
gibi kelimeler tanımların özünü teşkil etmektedir. Bu açıklamalara temel teşkil
eden kaynaklardan birkaçı:
1. (Resûlüm!) Sen
yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona
çevir. Allah'ın fıtratında (yaratışında) değişme yoktur. İşte dosdoğru din
budur; fakat insanların çoğu bilmezler.[2]
2. Göklerin ve yerin
fâtırı (yaratanı), melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a
hamdolsun. O, yaratmada dilediği arttırmayı yapar. Şüphesiz Allah, her şeye
gücü yetendir.[3]
3. Her doğan çocuk fıtrat üzerine doğar. Ne
var ki çocuklarını Yahudi, Hıristiyan ve Mecusî yapan, anne ve babasıdır. Tıpkı
bir hayvanın azaları tam olarak doğması gibidir. Siz hiç o hayvan yavrusunun
kulağı ve burnu kesilmiş olarak görüyor musunuz?[4]
4. İbn Abbâs demiştir ki: Ben bir kuyu
hakkında davalı iki bedevî Arap ile karşılaşıncaya kadar “Göklerin (ve yerin)
Fâtırı”nın ne anlama geldiğini bilmiyordum. Bu iki davalı Bedevîden birisi: Bu
kuyuyu fıtrat eden benim, yani ilk olarak (kuyuya) başlayıp kazan benim,
demişti.[5]
Emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Öğretmeni
[1] Müfredat, Ragıb el İsfahanî, fetere kelimesi.
[2]
30/Rum:30
فَأَقِمْ
وَجْهَكَ لِلدِّينِ
حَنِيفًا ۚ فِطْرَتَ
اللَّهِ
الَّتِي فَطَرَ
النَّاسَ
عَلَيْهَا ۚ لَا
تَبْدِيلَ لِخَلْقِ
اللَّهِ ۚ
ذَٰلِكَ
الدِّينُ الْقَيِّمُ
وَلَٰكِنَّ
أَكْثَرَ
النَّاسِ لَا
يَعْلَمُونَ
[3]
35/Fâtır:1
الْحَمْدُ
لِلَّهِ
فَاطِرِ
السَّمَاوَاتِ
وَالْأَرْضِ
جَاعِلِ
الْمَلَائِكَةِ
رُسُلًا
أُولِي
أَجْنِحَةٍ
مَثْنَىٰ
وَثُلَاثَ
وَرُبَاعَ ۚ يَزِيدُ
فِي
الْخَلْقِ
مَا يَشَاءُ ۚ إِنَّ
اللَّهَ
عَلَىٰ كُلِّ
شَيْءٍ
قَدِيرٌ
[4] Bu hadisin ufak tefek farklı rivayet şekilleri
1) Sahih, Buhari, 1282, 1319.
2) Sahih, müslim, 6926, 6928, 6929, 6930, 6931, 6932.
3) Sahih, İbn Hibbân, 6, 128, 129, 130, 132, 133.
4) Sünen, Ebu Dâvûd, 4716,4718
5) Sünen, Tirmizi, 2138
6) Sünenü’s Sağîr, Beyhakî, 1762.
7) El-Muvatta, Malik b. Enes, 823
8) Müsned, Ahmed b. Hanbel, 7181, 7712, 7915, 8254, 9102,9317, 10241, 14805
9) Müsned, Ebu Ya’lâ,942, 6306,6394.
10) Müsned, İbn Ca’d, 2807.
11) Müsned, Hâris, 646.
12) Müsned, eş-Şamiyyin, Tabârânî, 110,119
13) Müsned, et-Tayâlisî, 2359, 2433.
14) El-Mu’cemu’l Kebîr, Tabarânî, 828, 831,834, 834. 827.
15) Musannef, Abdurrezzâk, 6611, 9386, 16821, 20090, 20091
16) Şuabu’l İmân, Beyhakî, hadis no: 86.
[5] Ufak tefek farklı iki rivayeti
1)
Şuabu’l İmân,
Beyhakî, hadis no: 1682
2) Lisânu’l Arab, İbn Mensûr, Bâbu fatara
وفي
التنزيل
العزيز الحمد
لله فاطِرِ
السمواتِ
والأَرضِ قال ابن
عباس رضي
الله عنهما ما
كنت أَدري ما فاطِرُ
السموات
والأَرض حتى
أَتاني
أَعرابيّان يختصمان
في بئر فقال
أَحدهما أَنا
فَطَرْتُها
أَي أَنا
ابتدأْت
حَفْرها وذكر
أَبو العباس
أَنه سمع ابن
الأَعرابي
يقول أَنا
أَول من
فَطَرَ هذا
أَي ابتدأَه لسان
العرب - ابن
منظور باب فطر
1682 - و عن أبي
عبيدة حدثني
يحيى بن سعيد
عن سفيان عن
إبراهيم بن
المهاجر عن
مجاهد عن ابن
عباس قال : كنت لا
أدري ما فاطر
السموات حتى
آتاني أعرابيان
يختصمان في
بئر فقال أحدهما :
أنا فطرتها أنا
ابتدأتها شعب
الإيمان –
البيهقي