Meleklere iman

Yüce Allah kâinatta pek çok varlıklar yaratmıştır. Bunlara varlıklar âlemi denir. Kur’ân-ı Kerîm’de âlemîn yani âlemler diye ifade edilir.

İslâm dinine göre, insanların normal duyu organlarıyla algılanamayan ve inanılması emredilen hususlara ğaybî haberler denir. Bunlardan biri de melekler âlemidir. Onun için meleklere imanın temeli, dinî haberlere dayanır. Akla da aykırılığı yoktur. Kuran’da çok zikredilmektedir.[1] Allah’ın görevlendirdiği bütün resuller ve ona iman eden müminler bu varlıklara tereddütsüz iman ederler.

Resuller, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, resullerine iman ettiler.[2]

Melekler; Allah’a ibadet eden ve kâinatın kurulu düzeninin devam etmesinde görevli olan özel varlıklardır. Şekilleri ve gerçek yapılarını Allah bilir. Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadislerde bildirildiği kadarından fazla bilgiye sahip değiliz. Onlar kendilerine verilmiş olan emirleri yerine getirmekle meşguldürler.[3] 

Meleklerin yaratılış özellikleri:

Meleklerin kendilerine özgü bazı özellikleri vardır, bunlardan bazıları:

1.        Allah, Meleklere özel olarak bildirmedikçe ğaybı bilmezler[4],

2.        Allah’ın ikramına layık kullardır.[5]

1.        Gece-gündüz Allah’ı tesbih ederler.[6]

2.        Nurdan yani ışıktan yaratılmışlardır,[7]

3.        Sayıları insanların ifade edecekleri kelimelerle mümkün değildir[8],

4.        Görev için en uzak yerlere gidiş-gelişleri süratlidir[9],

5.        Kanatlıdırlar[10],

6.        Güçlü, uzun ve güzel görünümlüdürler,[11]

7.        Yemez, içmez, yorulmaz, usanmaz, evlenmez, doğmaz, doğurmazlar…[12]

8.        Erkeklik ve dişilik özellikleri yoktur[13],

9.        Sürekli itaat üzeredirler,[14]

10.    Müminlerin hayırlı işlerine yardımcı olurlar.[15]

11.    Asla günah işlemezler ve kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.[16]

12.    Allah’ın izniyle insan veya başka bir şekle girebilirler[17]…

Meleklerin isim ve görevleri:

Dört büyük melek; Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail:

1.        Cebrâîl ismi Kur’ân-ı Kerîm’de geçmez. Fakat yerine Cibrîl[18], Ruh[19], Ruhu’l Emîn[20], Ruhu’l Kudüs[21] geçmektedir. Bazı hadislerde Cibrîl, Cebrâîl ve Cibrâîl olarak zikredilmektedir. Yüce Allah’ın görevlendirdiği resul ve nebilere vahiyleri iletir. Meşhur Cibrîl hadisinde olduğu gibi Muhammed as’ın yanına insan kılığında gelerek insanlara dinlerini öğretyordu.[22]

2.        Mîkâîl ismi Kur’ân-ı Kerîm’de geçmez. Ama bir yerde Mîkâl[23] şeklinde zikredilmektedir. Tabiat olaylarını sevk ve idare eder. Kar, yağmur, bitki, rüzgâr… ile ilgili olaylarla ilgilenir.

3.        İsrâfîl ismi Kur’ân-ı Kerîm’de hiç geçmez. Ama hadislerde ifade edilmektedir. Kıyamet günü sûr’a üfleyecektir. Cebrâîl, Mîkâîl ve İsrâfîl’in isimlerinin bir arada zikredildiği en kuvvetli hadis şudur:

“ Ey Allah’ım! Cibrâîl, Mîkâîl ve İsrâfîl’in Rabbi! Göklerin ve yerin yaratıcısın! Ğayb ve şahâdet âlemini bilen! Sen kulların arasında yaptıkları ihtilaf hakkında hüküm verensin. Beni ihtilaf edilen konularda hakka kavuştur. Sen dilediğini kendi izninle Sırâte’l Mustakîm’e hidayet edersin.”[24]

4.        Azrâîl kelimesi ne Kur’ân-ı Kerîm’de ne de hadislerde geçmemektedir. Ama Meleku’l mevt[25] olarak zikredilir. Ölüm anında yardımcılarıyla beraber canlıların ruhunu alır.[26]

Diğer melekler:

5.        Mâlik Cehennem’deki işleri yardımcılarıyla birlikte yerine getirirler.[27]

6.        Hafaza Melekleri: İnsan ve diğer canlıları koruyup kollarlar.[28]

7.        Can alan melekler, Meleku’l mevt’in yardımcılarıdır.[29]

8.        Kirâmen Kâtibîn Sorumlu varlıkların amellerini yazarlar.[30]

9.        Münker ve Nekir yani sorgu meleklerinin isimleri Kur’ân-ı Kerîm’de geçmez. Bazı hadis kitaplarında birbirinden farklı rivayetlerdeki hadislerde bu meleklerin isimleri geçmektedir.[31] Sorumlu varlıkların kabirdeki sorgularını yaparlar.

10.    Doğmadan önce anne karnındayken insanlara ruh üflenmesi ile rızkını, ecelini, amelini ve Cennetlik mi, cehennemlik mi olacağı hakkındaki bilgileri yazan melekler.[32]

11.    Zikir meclislerine katılan melekler,[33]

12.    Dağlara hükmeden melek.[34]

13.    Mukarrebûn diye anılan Allah’a yakın melekler.[35]

14.    Hârût ve Mârût: İnsanları sınamak için Allah tarafından gönderilen melekler.[36]

15.    Cennet’te görevli melekler: Cennet kapılarında müminleri karşılar, müjdelerler ve ağırlarlar.[37]

16.    Zebânîler, Cehennem’de görevli melekler kâfir ve günahkârlar hakkında verilen hükmü icra ederler. İriyarı, sert tabiatlı ve sadece görevlerine bakarlar.[38]

17.    İnananların karanlıklardan aydınlığa çıkmaları için dua eden melekler.[39]

18.    İnananların ağır sıkıntılar esnasında kalplerinin rahatlaması ve dardan kurtulmaları hususunda müjde olsun diye melekler görevlendirilmektedir.[40]

19.    Arş’ı taşırlar.[41]

20.    Allah’ı hamd ile tesbih ederler.[42]

21.    Kur’ân-ı Kerîm ve hadisi şeriflere bakıldığında daha pek çok görevlerde ve farklı özelliklerde melekler mevcuttur. Biz Müslümanlar Allah’ın bu güzel kullarını sever ve sayarız.

 

www.diniyol.com

Hazırlayan:

Şadi KUL

Emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni



[1] Kuran’da bazı melekler özel isimleri ile anılır. 90’a yakın da melek veya melekler diye zikredilir.

[2] 2/Bakara:285

[3] 21/Enbiya: 26-27, 66/Tahrim: 6

[4] 2/Bakara: 32

[5] 4/Nisâ: 172,21/Enbiya: 26

[6] 21/Enbiya: 20, 41/Fussilet: 38

[7] Sahih Mülim, 8/7687, Sahih İbnu Hibbân c.14, hadis 6155, Ahmed b. Hanbel, 42/25194, 25354, Müsned Abdu b. Humeyd 1/1479, Müsned İshak, 2/786, 788, Müsned Bezzâr: 4/2475, Müsned Abdurrezak, 11/20904, Mucem İbni Asakir, 1/368, Beyhaki Şu’abu’l İman 1/143,

[8] 74/Müddesir:31, Buhari, İsra ve Mirac3/3035

[9]  32/Secde: 5, 70/Mearic: 4

[10] 35/Fatır: 1,

[11] 53/Necm: 4-5

[12] 51/Zariat: 26, 27, 28. 11/Hud: 70

[13] 37/Saffat: 149, 43/Zuhruf: 19, 53/Necm: 27

[14] 66/Tahrim: 6

[15] 8/Enfâl: 12

[16] 18/Kehf: 50

[17] 19/Meryem. 17, 15/Hicr: 52-56, Buhârî, 1/ 102; Süneni Ebu Davud, 4/4697, Müsned Ahmedb. Hanbel 1/367,

[18] 2/Bakara: 97, 98, 66/Tahrim: 4,

[19] 19/Meryem. 17

[20] 26/Şuara: 193

[21] 16Nahl: 102

[22] Sahih Müslim c.1, hadis 102, Sahih İbnu Hibban c.1, hadis 173, Sünen Ebu Davud c.4, hadis 4697, Sünen Dârakutnî c.2, hadis 207, Sünen Sağîr Beyhakî c.1, hadis 7, Müsned Ahmed b. Hanbel c.1, hadis 367, Kısa ve çok farklı olarak da Sahih İbnu Hüzeyme c.1, hadis 1, c.1, hadis 3065

[23] 2/Bakara: 98

[24] Sahih Müslim, c.2, hadis.1847, Sahih İbnu Huzeyme, c.2, hadis.1153, Sünen Ebu Davud, c.1, hadis.767, Sünen Tirmizi, c.5, hadis.3420, Sünen İbnu Mâce, c.1, hadis.1357, Sünen Nesâî Kübrâ, c.6, hadis.10336, Müsned Ahmed b. Hanbel c.42, hadis.25225, Musannef İbnu Ebî Şeybe c.6, hadis.19178

[25] 32/Secde: 11

[26] 4/Nisâ: 97, 32/Secde: 11, 6/Enam: 61, 47/Muhammed: 27

[27] 6/Enam: 61

[28] 87/Rad: 11

[29] 39/Araf: 37, 55/Enam: 61

[30]43/Zuhruf: 80, 50/Kaf. 17-18,  82/İnfitâr: 11

[31] Sahih İbnu Hibbân c.7, hadis 3117, Sünen Tirmizi c.3, hadis 1071, Müsned Bezzâr c.4, hadis 2655, Mucemu’l Evsat Tabârânî c.3, hadis 2703, c.5, hadis 4629, Musannef İbnu Ebi Şeybe c.3, hadis 12051, c.7, hadis 34608, Musannef Abdurrezzâk c.3, hadis 6738, c.3, hadis 6760, Tezhîbu’l Âsâr Taberî c.2, hadis 174

[32] Sahih Müslim, c.8, hadis 6893, Müsned Humeydî c.1 hadis 126

[33] Sahih Buhari c.5, hadis 6045, Sahih Müslim c.8, hadis 7015, Müsned Ahmed b. Hanbel c.12, hadis 7426, c.14, hadis 8705, c.14, hadis 8972, Müsned Teyâlisî c.1 hadis 2434

[34] Sahih Buhari c.3 hadis 3059, Sahih Müslim c.5 hadis 4754, Sahih İbnu Hibban c.14, hadis 6561, Sünen Kübrâ Nesâî c.4, hadis 7706, Mucemu’l Evsat Tabaranî c.8. 8902, Ahbâru Mekke Fâkihî c.7 hadis 2555

[35] 4/Nisa 172

[36] 2/Bakara: 102

[37] 13/Rad: 23,

[38] 66/Tahrim: 6, 74/Müddesir: 29, 30, 31

[39] 33/Ahzab: 43

[40] 3/Aliimran: 123-126

[41] 40/Mümin. 7, 69/Hakka: 17

[42] 39/Zümer: 75, 42/Şura: 5