HAC VE UMRE

 

Hac nedir niçin yapılır

Hac kimlere farzdır

İhram

Tavaf

Sa’y

Vakfe

Kabe

Safa ve Merve

Arafat dağı

Müzdelife ve Mina

Hac nasıl yapılır

Umre

Medineyi-Mescidi Nebiyi Ziyaret

Haccın davranışlara etkisi

  

Hac nedir niçin yapılır

Dinimizce yerine getirilen ibadet­lerden biri de hacdır. Hicretin 9. yılında Müslümanlara farz olan bu emir; mal ve bedenle yerine getiri­len ibadetlerdendir.

Haccın sözlük anlamı: Hür­met ve saygı gösterilen yeri ziyaret etmek­tir.

Haccın terim anlamı: Dinen belirlenen fiilleri zamanında ve yerinde uygulamak için Kâbe'ye gitmeğe hac denir.

Hac niçin yapılır? Yüce Allah kutsal kitabımız Kuranı kerimde emret­tiği için haccedilir. Zengin müminlerin hayatlarında en az bir defa hac etmesi farzdır.

Konuyla ilgili iki ayet meali:

• İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya binekler üzerinde uzak yollardan sana gel­sin­ler.[1]

Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, babala­rınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuv­vetli bir anışla Allah`ı anın.[2]

 

Hac kimlere farzdır

Hac, Müslümanlardan haccetmeğe "gücü yetenlere"[3] farzdır. Ancak haccın farz olabilmesi için şu şartların oluşması lazım­dır:

1- Haccedecek kişinin Müslüman olması. Kâfirlere hac farz değildir.

2- Haccedecek kişinin ergenlik çağına ulaşması. Çocuklara farz değildir.

3- Haccedecek kişinin akıllı olması. Delilere hac farz değildir.

4- Haccedecek kişinin hür olması. Esir ve kölelere hac farz değildir.

5- Haccedecek kişinin bedeni gücü ve mali yeterliliğinin olması.

6- Haccedecek kişinin yeterli zamanı ve yol güvenliğinin olması gerekir.

 

Hac ile ilgili kavramlar: İhram-Tavaf-Sa’y-Vakfe

 

İhram:

 Umre ve hac esnasında erkeklerin iki par­çadan mey­dana gelen dikişsiz özel bezlere, sağ omuz açıkta kalacak şekilde sarılmaktır. İhrama girmek farzdır. Hac yapacak kişi, mikat[4] denilen yerlerin birine gelir. Her türlü temiz­liğini yapar. Abdest alır, niyetlenerek iki re­kat ih­ram namazı kılar. Kadınların ihram elbiseleri kendi elbisele­ridir. Böylece geçici bir müddet ya­pılma­ması gereken bazı işlerin yasaklılığı başlamış olur. Mesela: Avlanma, tırnak kesme, tıraş olma... gibi.

Tavaf:

Kurbân bayramının ilk üç gününde Kâbe’nin etra­fını âdabına uy­gun şekilde 7 defa dolaşmaya tavaf denir. Tavaf farzdır.

Sa’y:

Safa tepesin­den Merve tepe­sine yürüyerek yedi defa gidip gelmeye denir. Merve tepesinde saç­lardan bi­raz kesilerek sa’y [5] sona erer.

Vakfe:

Kurbân bayramından bir gün önce Arafat'ta bir müddet bulunmaya denir. Vakfe farzdır.

 

Hac ile ilgili mekânlar- kabe-safa-merve-arafat-müzdelife-mina'dır.

 

Kabe

Kâbe'nin tarihçesi: Allah`ın emriyle İbrahim (aleyhi's selâm), bebek olan oğlu İsmail'le hanımı Hacer'i Mekke’ye götürdü. Orada bir ağacın al­tına bıraktı. Geri döndü. Tekrar Filistin’e doğru yol almaya başla­yınca, Hacer İbrahim (aleyhi's selâm)'a seslendi:                  

- Bizi böyle bırakıp gitmen ilâhi emir üzerine midir? İbrahim (aleyhi's selâm):

- Evet ilâhi emir üzerinedir, dediğinde Hacer:

- Öyleyse Allah bizi zayi etmez, dedi.

O zamanlar, Mekke şehri yoktu. Buralarda ne in­san ne de su vardı. Çölden ibaretti. Hacer birkaç gün burada bebeğiyle kaldı. Suları bitti. Çocuk su­suzluktan ağlamaya başladı. Susuzluk arttıkça be­beğin feryadı yükseli­yordu. Duruma dayanamayan Hacer içilecek su veya kendilerine yardım edecek insanlar bulmak için biraz ötede Safa tepesine çıktı. Etrafa baktı. Kimseleri göremedi. Acele ile yan ta­rafta olan Merve tepesine gitti. Etrafa baktı, baktı... Kimseleri bula­madı. Tekrar Safa tepesine gitti. Tekrar etrafa baktı. Yine kimseler yoktu. Tekrar Merve tepesine gitti. Yine baktı. Tepeden te­peye koşar­casına hatta bazen ko­şarak yedi defa gidip geldi. Oğlu İsmail’in ya­nına geri döndü. Bir de ne görsün, İsmail’in ayakları yanında su... Hemen su kırba­sını doldurdu. Çocuğuna kana kana su içirdi. İşte bu su, Zemzem'di. Hacer oğlu İsmail ile buraya yerleşti.

Bir müddet sonra Cürhümiler denen

 toplu­luk­tan bir kafile de buradan geçi­yordu. Suyu görünce Hecer'den izin ala­rak Mekke’nin aşağı kısmına yerleştiler. Yıllar geçti İsmail büyüdü. İbrahim (aleyhi's selâm) tekrar geldi. İsmail’le buluştu. Oğ­luna:

- İsmail, Allah bana bir şey emretti, dedi. İsmail:                     

Doğrusu insanlar için ilk kurulan ev, Mekke'dedir. Alemler için mübarek ve hidâ­yet gösteren (Kâbe)'dir.”[6]

- Rabb'in ne emrettiyse onu yapmalısın, dedi. İbrahim, Kâbe'nin yerini göstererek, bu­rada bir ev yapılmasının istendiğini söyledi. İkisi bir olarak şimdiki Kâbe'yi inşa ettiler. Kıymetli kara taş olan Hacer'ul esved’i Kâbe’nin bir köşesine yerleştirdi. Kâbe Allah`ın eviydi. Orada İbrahim (aleyhi's selâm)'dan sonra uzun yıllar Allah`a ibadet edili­yordu. Ancak daha sonra­ları, bazı müşrikler ellerine geçirdikleri in­san, hayvan heykelle­rini getirip Kâbe’nin içine veya etrafına yerleş­tirdiler. Muhammed (aleyhi's selâm), 630 yı­lında Kâbe'yi 360’dan ziyade müşrikler ta­ra­fından kutsallaştırılan bu heykel put­larından temizledi.

 

Safa ve Merve

Safa: Mekke’de Kâbe’nin yakınında küçük bir tepedir. Tepenin en üst kısmı sert kaya­lardan olu­şur. Sa’y yapmak (koşarcasına gel-git) için bu tepe­nin üzerine çıkılır. Oradan da Merve tepesine hızlıca yürü­nür.

Merve: Kâbe’nin yakınında Safa tepesinin yanında aynı büyük­lükte bir te­pedir. Yüce Allah bu iki tepe hakkında şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz; Safa ve Merve (tepeleri) Allah`ın (koyduğu) belirtilerdendir...” [7]

Arafat dağı

Arafat Dağı (Cebeli Rahmet): Mekke’nin güneydoğusunda yaklaşık 20 km. uzak­lıktadır. Kurban bayramı, arefe gününün akşamından sabah vaktine kadar, Arafat dağında veya civarında bir müddet bek­lemek gerekir.

 

Müzdelife ve Mina

Arafat’ta vakfe güneş batınca biter ve Müzdelife denilen yere gidilir. Burada vakfe yapılır (durulur). Yatsı vakti girince akşam ve yatsı namazları bir arada kılınır. Yüce Allah bolca zik­re­dilir ve du­alar yapılır. Sabahleyin erkenden, sabah namazı kılınır ve Mina’ya hızlıca gidilir.

Mina: Hz. İbrahim (aleyhi's selâm) oğlu İsmail’i burada kurbân etmek iste­mişti. Hac eden mümin­ler, Kurbân Bayramı’nın 1. günü burada kurbânlarını keserler. Yine, Kurbân Bayramı’nın 1. 2. 3. ve 4. gün­le­rinde şeytan taşlamaları yapılır.

 

 

Hac nasıl yapılır

Haccın yapılışını sırasına göre maddeler halinde özetleyelim:

1- İhrama girilir: Münasip bir mikat yerinde ihrama girilir. Örneğin: Türkler genellikle Medine’ye 10 km. uzaklıkta Zü’l Huleyfe denilen yerde ih­rama girerler. Önce; temizlik yapılır, abdest alınır, ihram elbiseleri giyilir ve ni­yet edilir (Hac etmeye niyet et­tim. Ey Allah`ım onu bana kolaylaştır. Bu haccımı kabul et. Ben, Allah için ihrama girdim.). İki rekat namaz kılınır ve şöyle tel­biye getirilir:

- Lebbeyk Allahümme lebbeyk. Lebbeyk lâ şerîke leke leb­beyk. inne’l hamde ve’n ni’mete leke ve’l mülke lâ şerîke lek.

2- Mekke’ye gidilir: Mescîdi Haram’ın içine Benî şeybe kapı­sından giri­lir. Telbiye ve salavât­larla Kâbe’ye yaklaşılır. Hacerü’l Esved’ın bulunduğu köşeye gelinir. Kudûm tavafına[8] başlanır.

3- Tavaf yapılır: Kâbe’nin etrafı tavaf edilmesi için, Hacerü’l Esved’in (mümkünse) yanına gi­dilir, kalabalıktan dolayı gidilemezse uzaktan hizasında durulur ve avuç içi Kâbe’ye gelecek şekilde kaldırılır. Hacerü’l Esved isti­lâm edi­lir yani selâmla­nır. Selâmlarken yüksek sesle:

- Bismillâhi Allahu ekber!.. denilir. Kâbe sol tarafa alınarak et­rafı dönmeye başlanır. Bu dönüşler 7 tur devam eder. Her bir tu­r'a şavt ismi veri­lir. Kâbe’nin etrafı dolaşılırken telbiye, tekbir, salât ve se­lâm getirilir. Ayrıca, herkes gönlünce dua eder. Makamı İbrahim denilen yerde iki rekât namaz kılar.

4- Sa’y edilir: Kudûm ve ziyaret tavaflarından sonra Safa ve Merve te­peleri arasında 7 defa gelip giderek sa’yını yapar. Bu esnada; tekbir, salât ve se­lam getirilir.

5- Mina’ya gidilir: Zilhicce’nin 8. gününe kadar vakti varsa, istenildiği kadar ta­vaf yapılır. Zilhicce’nin 8. günü Mina’ya gidilir ve orada kalınır.

6- Arafat’ta vakfe yapılır: Arefe günü güneşin doğuşundan sonra Mina’dan Arafat’a gider. Öğlen ve ikindi namazlarını cem’ edilmiş (birleştirilmiş) şekilde imamla birlikte Nemire Mescîdi’nde veya başka yerde kılar. Arefe günü, öğleden sonra Kurban Bayramı sabahı şafak atıncaya kadar olan zaman içinde, kısa bir süre de olsa Arafat tepesi veya civarında durup beklemek gerekir. Haccın vakfe bölümü yerine getirilince; aynı gün gü­neşin batışından önce yola çıkıla­rak Müzdelife’ye gidilir.

7- Müzdelife’de gecelenir: Arafat’tan Müzdelife’ye gelindik­ten sonra; Bayram akşamı yatsı vakti girince, akşam ve yatsı namaz­ları cem’ edilmiş (birleştirilmiş) şekilde kılınır. Sabah namazı da Meş’ari Haram denilen yerde kılınır. Gece orada geçirilir. Çokça dua edilir. Güneş doğmadan önce Mina’ya gidilir.

8- Şeytân Taşlanır: Bayramın 1. günü Akâbe Cemresi’ne 7 tane küçük taş atılır. Kur­bân kesecekler, burada kurbânlarını keserler. Saçlar tıraş edilir. İhram elbiseleri çıkarılır. Normal elbiseler giyilir.

9- Ziyaret Tavafı yapılır: Eğer zaman varsa; Kâbe’ye gidilir ve ziyaret tavafı yapılır  İki rekat na­maz kılınır ve bol bol zemzem suyu içilir. Dualar yapılır. Daha sonra Mina’ya tekrar gidilir. Orada ilk Cemre, Orta Cemre ve Akabe Cemre'lerinde toplam 70 civarında taş atılır. Taşlar atılırken "Allahu Ekber" denilir.

10- Veda Tavafı yapılır: Taşlamalar bittikten sonra Mekke’ye tekrar dö­nülür. Veda Tavafı yapı­lır. İki rekât namaz kılınır ve bol bol zem­zem suyu içilir. Telbiye, tekbir, salât ve selam getirilir. Dualar yapı­lır. Kâbe’nin Mültezem deni­len yerinde dua edilmeye çalışılır. Hacılar güzel bir terbiye ile ve hüzünlü şekilde mem­lekete dönmek için Mescîdü’l Haram’dan ayrılır.

 

 

Umre

Umre: Hac gibi, belli bir zamana bağlı kalmadan arzu edildiğinde âdabına uygun şekilde Kâbe'yi ziyaret etmeğe denir.

Umrenin yapılış şekli: Umre yapacak Müs­lü­man, ilk önce münasip olan mikat yerlerinden bi­rine gelir. Çeşitli te­mizliklerini yaptık­tan sonra yıkanıp abdest alır. Hac'da olduğu gibi erkekler iki parça­dan mey­dana gelen ihram örtülerine sarılır, ni­yetlene­rek iki rekat ihram namazı kılar. Kadınların ihramları kendi elbi­seleridir.

  Böylece geçici bir müddet ya­pılmaması gereken bazı işlerin yasaklılığı baş­lamış olur. Mesela: Avlanma, tır­nak kesme, tıraş olma... gibi. Dua eder, telbiye getirir. Mekke'ye gider. Kâbe'yi gö­rünce tel­biye[9], tekbîr[10] ve tehlîl[11] getirir.

Muhammed (aleyhi's selâm)'a salât ve selâm getirir. Umumi ve özel duala­rını ya­par. Haceru'l esved'in hi­zasına gelir. Ellerini kaldırıp "Allahu Ekber" diyerek selam­lar. Mümkünse, Haceru’l Esved'i öper. Kâbe'yi sol tara­fına alarak etrafını 7 defa dolaşa­rak tavafını yapmaya başlar. ilk üç şavtta (Kâbe'nin etra­fında yapı­lan turda) remel yapar. (Yani; omuzla­rını sağa ve sola oynatarak çalımlı çalımlı yü­rür.) . Geriye ka­lan son dört turu (şavtı) da normal adımlarla tamamlar.

Tavaf esnasında belli ve mecburi bir dua şekli yoktur. Ancak, herkes kendince önemli olan ko­nu­larda dua eder. Çoğunlukla dünya ve ahiret hayatı için iyi­lik, dirlik, düzen diler. Kişinin kendisi, ana ba­bası, ak­rabası, ümmeti Muhammed'in tümü için Allah`dan dünya ve ahiretteki ha­yatta hayır ve hasene  istenir. Zalimlerin zulmü, kâfirlerin küfrü, münâfıkların nifakı... karşı­sında ima­nın artması ve onlara karşı durmak için Allah`dan güç kuvvet iste­nir. Haksızlık karşısında sus­mamak için, zor durumlarda korkmamak için, yeri geldiğinde hakkı tav­siye et­mek için... Allah`a sığınılır. Sadece ve sadece Allah`a kul olmak gerektiği  hatır­lanır ve yalnızca Allah`dan yardım iste­nil­diği ifade edilir. Sevgili Peygamberimize bol bol salat ve selam getirilir.

Kâbe etrafında yedi tur bittikten sonra Makamı İbrahim denilen yere gidip iki rekat sünnet namaz kılınır. Zemzem suyu içilir.

Kâbe kapısı yakınında Mültezem'de acil ve önemli dualar edi­lir. Daha sonra sa'y yap­mak için Safa tepesine çıkı­lır. Safa tepesin­den Merve te­pesine yürüye­rek yedi defa tur ya­pılır. Sa'y, Merve te­pesinde saçlar­dan biraz kesile­rek umre tamamlanmış olur. Umre'yi nasip eden Allah`a hamd edilir. Muhammed as.'a salât ve se­lâm getirilir.

 

Medineyi- Mescidi Nebiyi Ziyaret

Sevgili peygamberimiz Muhammed (aleyhi's selâm)’ın Mekke’li müşrikle­rin zulmünden hicret edip (M.622) gelerek Medine şehrine yerleşti. Yine bu güzel beldede vefat etti (M.632). Allah`ın bütün resülleri ve­fat ettiği yere defnedilir. Muhammed (aleyhi's selâm) da Mescîdi Nebi bitişiğinde bulunan hanımı Aişe’nin oda­sında vefat ettiği için aynı yere defnedildi.

Daha sonraları “Mescîdü’n Nebi” genişletildi. Muhammed (aleyhi's selâm)’ın kabri şimdiki Mescîdi Nebi’nin içinde kalmış durumdadır. Hacca giden bütün müminler, ya haccetmeden önce veya sonra mutlaka Resulullâh’ın kabrini ve mescidini ziyaret ederler. Muhammed (aleyhi's selâm) bir hadîs­lerinde buyuruyor ki:

- Üç mescîtten başkası için yolculuk yapılmaz.

         Mescîdü’l Haram (Kâbe),

         Benim şu mescîdim (Mescîdü’n Nebî),

         Beytu’l Makdis’tir. [12]

 

"Mescîdü’n Nebî" veya "Kabrü’n Nebî" şöyle ziyaret edilir:

Medîne’ye gidildikten sonra gusül ve abdest alınır. Temiz ve gü­zel elbi­seler giyilir, ko­kular sürülür. Selât ve selâmlar okunarak Mescîdi Nebî’ye doğru gidilir. Bâbu’s selâm veya Bâbu’l Cibrîl ismi verilen kapıların birinde mescîde girilir. (mümkünse Ravzatu’l Mutahhara deni­len yerde) 2 rekât tahiyyetu’l mes­cîd[13] kılındıktan sonra Resulullâh’ın kabrine doğru yaklaşılır. Kabrinin tam hizasına gelindi­ğinde sanki, Resulullâh karşımızdaymış gibi ya­vaş ve edepli şekilde selâm verilir. Kıbleye dönülüp dua edilir. Kabrin önünde cehalet un­suru olan eğilme, sürünme, secde etme... gibi müminin imânını tehlikeye sokacak ha­re­ket­ler asla yapılmamalıdır. Resulullâh’ın mescidinde en az 5 vakit na­maz kılmaya gayret edil­melidir. Medîne’de ayrı­lırken, Resulullâh tek­rar ziyaret edilir ve 2 rekât şükür namazı kılınır.

 

 

Haccın davranışlara etkisi

Hac, kelime olarak yönelmek anlamına gelmektedir. Hac­cedecek müminler, hac mevsiminde hazır­lıkla­rını yapar Mekke’ye doğru yola çıkarlar. Büyük bir coşkuyla hac fa­rizasını yerine getirirler. Daha sonra, tek­rar evlerine dönerler. Hacca gidiş ve tekrar eve dönüş müminlere pek çok yararlar sağlar.

 Özetleyecek olursak:

1- Helal kazanç: Hac etmek isteyen müminler helal ve temiz kazanç elde etmeye çalışırlar. Haramdan uzak ve alın teri ile elde edilen kazanç, kişinin onuru durumunda­dır.

2- Hacca niyet: Umumiyetle hac yapmak için bir müddet ev­ve­linden ni­yet edilir. Maddi ve manevi hazırlıklar yapılır. Akraba, komşu, tanıdık... larla sevgi ve muhabbet, gönül bağları iyice sağlamlaştırılır.

3- Yol hazırlığı: Hac için belirli yerlere müracaatlar, bazı ev­rak­ların ha­zırlanması, kafile­lerin tesbiti... gibi konular geriye unutu­lama­yacak hatıralar bırakmaktadır.

4- Yolculuk: Yolculuk esnasında bazı zorluk ve kolaylıklarla karşılaşı­lır. Bunlar in­sanın sabır ve tevekkül duygularını olgunlaştırır.

5- Medine’yi ziyaret:  Muhammed (aleyhi's selâm)’ın hicreti, İslâm Dininin yayılması, Kur’an`ın ayet ayet indirilişi, Resulullâh’ın ve arkadaş­ları olan sahabenin Allah yolunda cihâdı ve müşrik­lerle yapılan sa­vaşları ve ni­hayet Resulullâh’ın vefatı... gönüllerde tazele­nir ve zihin­lerde canlanır. Mescîdi Nebî ziyaret edildi­ğinde sevgi, saygı, mu­habbet... gibi duygular insanın benliğini sarar.

6- İhrama giriş: Dil, ırk, renk, bölge, kültür, makam, mevki... gibi farklılıkların insanlar üzerinde çok fazla öncelikli olmadığı görü­lür. Herkes özel elbiseleri çı­karmış, aynı tür giysileri giymiş ve bencil­lik his­lerini terk etmiş şekildedir.

7- Arafat ve Müzdelife’de bekleyiş: Milyonlarca mümin; aynı muhab­bet ve heyecanla bekliyor. Bu manzaralar, Mahşer’deki bekleyişin sembolü du­rumundadır.

8- Şeytân taşlama: Nefsin tesirinden ve şeytanî hislerden sıyrı­lıp, olgun­luğa götüren bir değişimini ifade eder.

9- Tavaf: Allah`ın rızasını kazanmak için belirlenmiş usullerle Kâbe’nin etrafında dolaşı­lır. Bu tavaf, hacceden kişinin hayatını arın­dırır. Daima Allah`ın rızası kazanmak ve koyduğu hudut­lara uymayı telkin eder. Bu yolculuğun gayesi biraz daha Allah`a yaklaşmaktır.

10- Tanışma: Hac hazırlığı, yolculuğu, yapılışı esnasında ve bitiminden sonra pek çok insanlarla tanışılır. Sohbet edilir. Karşılıklı bölgesel ve genel dilek ve temenniler dile getirilir. Böylece Müslümanla­rın, birbirlerine olan ilgileri biraz daha artar.

Görüş ve fikirler bölgesellikten çıkar ve geniş ufuklara yayılır.

Görülüyor ki: Bütün bunları yaşayan kişi elbette etkilenir. Hem de pek çok yönden etkilenir: Eğer şuurlu bir şekilde haccediyorsa inancı kuvvetlenir, ameli fazlalaşır, ah­lâkı olgunlaşır, düşüncesi genişler, sosyal yönü gelişir, davranışları düzelir...

 

 



[1] 22/Hacc: 27

[2] 2/Bakara: 200

[3] 3/Aliimran: 97

[4] Mikat yeri: Umre veya haccetmek için çeşitli bölgelerden gelenlerin, yol güzergahlarındaki ihrama girdikleri özel yerlerdir.

[5] Hanefi mezhebine göre vacib, diğerlerine göre farzdır.

[6] 3/Aliimran: 96

[7] 2/Bakara: 158

[8] Kudüm tavafı: Mekke'ye yeni gelen veya uzaktan gelen müminlerin Kâbe'yle karşılaşınca yapmış oldukları ilk tavafın adıdır.

[9] Telbiye: Lebbeyk Allahümme lebbeyk. Lebbeyk lâ şerîke leke leb­beyk. ınne’l hamde ve’n ni’mete leke ve’l mülke lâ şerîke lek.

[10] Tekbir: Allâhu ekber.

[11] Tehlil:  Lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. Allâh u ek­ber. Ve lillâhi’l hamd.

[12] Buhari, Fezailu's-Salat 6, Hacc 26, Savm 67; Müslim, Hacc 288, (827); Tirmizi, Salat 243, (326).

[13] Tahiyyatu’l mescîd: Bir camiye girildiğinde, camiyi selâmlama niteliğinde kılınan 2 rekat sünnet namazdır.